Zonguldak siyaseti,
Son iki yıl içinde büyük değişim gösterdi.
Siyasette kalitenin artması beklenirken,
İnsan kalitesine paralel olarak,
Siyaset kalitesi de düşüyor.
Söylemler sığlaşıyor.
Ve insanı yüceltmesi gereken siyaset,
Nedense insanı ayaklar altına almaya başlıyor.
Son günlerde mesela,
Ak Parti Milletvekili Muammer Avcı’nın söylemleri var.
Kendisi,
Gönlünde akredite olan gazetecilere soru alacağını söylemiş.
Bunun nedenini ise,
Verdiği bir poza bağlıyor.
Biliyorsunuz,
Kendisi mazbata almaya gittiğinde silahla fotoğraf verdi.
Gazeteciler bu fotoğrafı versin diye,
Avcı’nın alnına silah mı dayadı?
Avcı şov yapmak için,
Silahı aldı.
Gazeteci fotoğrafı çekti.
Haber yaptı.
Haber midir?
Evet haberdir.
Ancak Avcı’nın derdi başka.
Kibir ve egodan yapıyor bunları.
Ama haksız mı?
Sen 6 ay içinde il başkanı ol.
Sonra dön,
Ne temayüle gir.
Ne aday adaylık parası öde.
Ne mülakat gör.
Gel birinci sıradan bedava aday ol.
İnsan tabi bir kibre kapılır.
Kanuni Sultan Süleyman,
Mohaç’ta dünyanın en kısa süredeki zaferini kazanıyor.
İki saatte Avrupa ordularını yerle bir ediyor.
Kibre kapılıyor.
Ve otağının yanına bir mezar kazdırıyor.
Bir geceyi mezarda geçiriyor.
‘Ölüm var’ anlayışını unutmamaya çalışıyor.
Öyle ya!
Mağrur olma padişahım senden büyük Allah var!
* * * * * * * *
Çok şükür artık,
Seçim atmosferinden kurtuluyoruz.
Pazar günü,
Artık son nokta koyuluyor.
Allah’tan üçüncü tur falan yok.
Bu kadar karmaşık bir ideolojiyi,
Artık kaldıramayabiliriz.
Hani bir söz var ya, “At izi it izine karıştı” diye.
Vallahi kimin ne olduğu belli değil.
Solcular,
Bir İslamcı oluyor.
Bir Ülkücü oluyor.
Bir Kürt siyasetine göz kırpıyor.
‘Kürt oylarını da almalıyız’ siyaseti,
Türk siyasetinin dengesini bozuyor.
Kürt oylarını da alın.
Alınacak tabi.
Ama tüm denklem bunun üzerine olunca,
Haliyle son dönemde CHP’nin yaşadığı süreç ortaya çıkıyor.
Yeşil Sol Parti mesela…
CHP’ye destek vermedi mi?
YSP’nin güçlü olduğu illerden,
CHP çıkmadı mı?
Çıktı!
Bu yalan değil ki.
Zaten desteklediklerini söylediler.
Hal böyle olunca,
Demek ki sadece Kürt oyu ile bu seçim olmuyor.
Öte yandan,
YSP ile devam ederken Zafer Partisi ne alaka?
Peki bunu YSP veya Kürt seçmenlerine nasıl anlatacaklar?
‘Erdoğan gitsin ama nasıl giderse gitsin’ mantığıyla açıklıyorlar.
Aynı mantık,
Erdal İnönü’ye de kaybettirmişti.
Ayrılıkçı Kürt siyaseti,
TBMM çatısı altına ilk defa bu şekilde girdi.
Peki bu seçimde Kürtlerin oyu alındı ama kimin ki kaybedildi?
Türkiye siyasetinde,
Bu denklem kaybettiriyor.
Kürt siyasetçiler açısından söylüyorum.
Şırnak için değil,
Kobani için siyaset yaparsanız,
İşler bu noktaya geliyor.
Şırnak için siyaset yapan Kürt ile Kobani için yapanın ayrılması gerekiyor.
Yani vatansever Kürtleri ayrıştırmak gerekiyor.
* * * * * * * *
Aslında bu düşünüldü.
Çokça tartıldı ama ben pek ikna olmuyorum.
Zonguldak’ta vapur seferlerinden bahsediyorum.
Olmaz mı?
Olamaz mı?
Neden olmasın?
Bu sorular aklımda.
Genel kanı,
Dalgalı gün sayısının fazla olmasından dolayı,
Zonguldak’ta deniz vapur seferlerinin yapılamayacağı yönünde.
Hatta bunu ütopik görünler var.
Halbuki Kozlu Eski Belediye Başkanı Kerim Yılmaz,
Kozlu’ya deniz uçağının ineceğine bile inanmıştı.
Vapur seferine mi inanamayacağız?
Zonguldak’ta bir işi değerlendirirken,
Ya yanlış bakıyoruz.
Ya korkuyoruz.
Ya protesto ediyoruz.
Hatırlar mısınız?
Muharrem Akdemir döneminde teleferik projesi gündeme gelmişti.
Yüksek mahallelere teleferikle ulaşımdan bahsedildi.
Sonrada dolmuşçular kızar diye üstü kapatıldı.
Bunu yazarken bile olayın saçmalığından kahkaha attım.
Milyonluk proje konuşuyorsun,
Dolmuşçudan korkuyorsun.
Üstüne bir de teleferiği Toplu taşıma aracı olarak görüyorsun.
Yahu kimse demedi mi o dönem?
‘Hemşehrim bir bölgede değerli bir destinasyon yaratırsın. Teleferiği öyle kurarsın. Mesela Uludağ”.
Yani turistik değeri olan yere kurulur bu.
Biz Ontemmuz’a nasıl çıkarız diye düşünmüşüz.
Fark bu.
Rüzgarlı’ya çıkalım diye düşünmüşüz.
Dolmuşçu Kemal Aydın kızar diye rafa kaldırmışız.
İş olsun.
Neyse efendim!
Zonguldak’tan bir vapur kalksın.
Ereğli’ye gidebilir.
Ordan dönüp,
Kozlu,
Merkez,
Kilimli,
Filyos,
Bartın-Amasra yapabilir.
İstanbul’da bile yeri geliyor seferler iptal oluyor.
Burada da olur ne olacak?
Bu şehri denizden hiç görmeyen,
Şehrin çocukları var yahu!
Ama işte sizde haklısınız.
İlçe seferi yapan dolmuşçular kızabilir.
Bunu da böylelikle fikir teatrisi yapmadan kapatalım.