- Senin dediğin başıma geldi.

- Hayırdır.

Çocuğu yaramazlıklar yapmış.

Nedenini de arkadaş ortamına bağlıyor.

Kendini akladı.

- Benimle ne alakası var?

- Sen anlatmıştın, Ereğli Cemevi’nde...

- Ne anlatmıştım?

- Çocuklarımızı iyi yetiştirmeliyiz. Ahlaklı olmalılar. Donanımlı olmalılar. Sosyal olmalılar. Yetmez. Birbirlerine bağlı olmalılar. Sadece birimizin çocuğunun iyi ve ahlaklı olması yetmez. Topyekun olmalı. Çünkü biri, hepsine musallat olur.

Bir kötü ile bir köy baş edemez.

[*] [*] [*] [*]

Bu konu, on dakikalık sohbet konusudur.

İçinde ayet ve hadisler geçer.

Fıkra ve kıssalar vardır.

Çevremizden örnekler var.

Aklında o kadarı kalmış.

Başarmışız.

Sonuç?

Onu değiştirememişiz.

Olay başına gelince anlamış.

[*] [*] [*] [*]

Eğitim konusuna özel ilgimiz var.

Kandil ışığında ders çalışan birisi olarak.

Okumayan her çocuğa üzülüyorum.

Okumanın ne demek olduğunu bilmeden “okumak” isteyen bir Akköylü olarak okumayan kimse kalmasın istiyorum.

Elektriği, Ereğli’de gören biri olarak böyle düşünüyorum.

[*] [*] [*] [*]

Akköy’de derneklerimiz var.

Biri, Merkez Mahallesi’nde…

Diğeri, İbrahimci Mahallesi’nde…

Kalkınma Kooperatifimiz var.

İstersek, çok şeyler yaparız biz.

[*] [*] [*] [*]

Küçük paralar toplayıp büyük havuzlar oluşturabiliriz.

Çocuklarımızı istediğimiz okulda okutabiliriz.

Bizim milletimiz o kadar cömerttir ki, Akköy’ün, İbrahimci’nin çocuklarını okutmak bize yetmez.

Biz Karakavuz’a, Gümeli’ye el atarız.

Çömlekçi’ye el atarız.

Çocuklarımız okusun.

İlim öğrenmek farzdır.

Vesile olan yapan gibidir.

Buradan bakarız.

Kimin, hangi okula gittiği, hangi cemaatle bağlantısı olduğuna bakmayız.

Biz insanların eğitim-alıp almadığına bakarız.

Boşa kürek çekip-çekmediğimize bakarız.

Köy içinde de böyledir.

Ayırım yapmayız.

[*] [*] [*] [*]

Derneklerimize büyük görevler düşüyor.

Önemli işleri bir kenara bırakmalılar.

Çünkü en önemli işimiz, eğitim.

Sizin köye bina bırakmanız.

Yılda birkaç bayram, davet yapmanız önemli bir görev.

Çocuklarınıza ev almanız, arsa almanız, miras bırakmanız çok güzel.

Torunlarınızı dahi düşünmeniz takdire şayan.

Ancak bu düşünce sadece maddi olmamalı.

Eğitim, edep olmadan para hiç olur.

Ev, araba yok olur.

Aile çöker…

Olaya buradan bakmalıyız.

İyi bir eğitim.

Neye inanırsa inansın.

Hangi cemaate bağlanırsa bağlansın.

Hangi kurumda çalışırsa çalışsın.

Adaletli bireylere ihtiyacımız var.

Köy olarak.

İlçe olarak.

Devlet olarak.

Ne zamanki adaletten uzaklaşıyoruz…

Gelir dağılımı bozuluyor.

Suç artıyor.

İşte o zaman feryat figanı basıyoruz;

- Vay başıma gelenler…

Felaket göz göre göre geliyor.

[*] [*] [*] [*]

Eskiden evlatlar ana-babalarına, “Büyüğüne bakarsan, Allah da sana bakar” anlayışıyla hizmet ediyorlardı.

“Onlar çocukken bize baktılar, şimdi biz onlara bakmalıyız” mantığıyla bakarlardı.
Şimdi devlet para veriyor.

Kimi emekli…

Bu halde bakıma muhtaçlarımız var bizim.

Evlatlar, atalarına para ile bakmıyor.

Onun için bize büyük görev düşüyor.

Akköy’de derneklerimizin en önemli görevi bu olmalı.

Toplumu böyle yaşatmazsak, yarın binaya girecek insan kalmaz.

Bayramlarda bir araya kiminle geleceksiniz?

Olaya buradan bakmak lazım.

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı…

İşte böyle kutlanmalı.

Yoksa senede bir bayrak sallamayla çocukların bayramı olmaz.

Bayram; mutlu isen bayramdır.

Güvende isen bayramdır.

Umutlu isen bayramdır.

Tüm çocuklarımızın her günü bayram tadında olsun.

Kutlarım.