Bazen iyi şeyler de oluyor.
Güzel şeyler de oluyor.
Yaşamın, olayların tüm karamsarlıklarına karşın mücadele eden insanlar var.
Bu sütunlarda siyasetçileri, siyasi çıkmazları, kısır döngüleri, komplo teorilerini, hesaplaşmaları, aynı yüzleri görmekten, aynı şeyleri okumaktan sıkılanlar için bir nebze de olsa farklı bir fotoğraf yayınlayabilme adına paylaşılması gereken bir fotoğraf var elimizde.
Daha doğrusu bir dergi
Çokbilmişlerin değil
Çok yazanların değil
Çok konuşanların değil
Her gün gazetelerin manşetlerine çıkanların değil
Bu kenti, bu kentin halkını aldatanların değil
Gençlerin, sadece gençlerin çıkardığı bir dergi
[*] [*] [*] [*]
5 Eğim
Aynen böyle yazılıyor.
Gençler karşılıyor sizi
Sözleriyle
Derlemeleriyle
Şiirleriyle
En önemlisi de düşünceleriyle
Okudukça bazen, Bu gençler bizim mi? diye sorasınız geliyor.
Mutlu oluyorsunuz.
Ülkede, ülkenin üzerinde dönüp duran onca karabulutu dağıtmaya hazır gençler bunlar.
[*] [*] [*] [*]
Henüz başındalar.
O nedenle ister sağ-ister sol olsun farklı yönetimlerce yalnızlaştırılan, sanatı benim için yap- kültürünü beni alkışlamak için yap baskılarından bıkmış ve sayıları giderek azalan eskilerin ötesinde taptaze inançla sarılmışlar bu işe
[*] [*] [*] [*]
Dergide emeği olanların tamamı gençler
Sorgulayan gençler
Düşünen gençler
Araştıran gençler
Farklı düşünen, ancak beş eğimin bir araya gelebileceğine inanan gençler,,.
Onlar aslında diyor ki:
Farklı düşünerek de birbirimize, ülkemize, kentimize sahip çıkabiliriz.
Bunlar büyüklerin -kaşarların anlayacağı- anlamak isteyeceği şeyler olmasa gerek!
[*] [*] [*] [*]
Kimler var başka?
Melikşah Çakır
Yiğit Erol
Mansur Uçaktürk
Murat Koçyiğit
Dilek Tandoğan
Nejdet Samet Ünal
Ve tasarımda Çizgi Matbaasından Aysun Kara
[*] [*] [*] [*]
Şimdi bu yazılanların pek çoğumuz için önemi yok.
Çünkü bu işten kimsenin bir çıkarı yok.
Ne siyasetçilerin
Ne işadamlarının
Ne müteahhitlerin
Ne belediye başkanlarının
Ne diğer pek çok kesimin-kimsenin
Olsun
Biz bu arkadaşları alkışlıyoruz.
Belki de bu duyarlılıklarıyla ileriki yıllarda bu kent-bu ülke adına söz sahibi olacaklar.
Elbette gelecek kaygıları nedeniyle bu kenti terk etmek zorunda kalmazlarsa...
Bu ülkeyi terk etmek zorunda kalmazlarsa
[*] [*] [*] [*]
Göç çok ağır.
Zonguldakın en önemli sorunu da beyin göçü
Ne yazık ki bu gençler ve bu gençler gibi çaba içinde olan binlercesi geri dönmemek üzere metropollere yerleşecek.
Peki, bu gençler, caddelerde dolup taşan, AVMlere sıkış sıkış dolan, sınavlarla yorulan Zonguldakın gençleri Zonguldak siyasetinde neden yok?
STKlarda neden yok?
Kent Konseyinde neden yok?
Diğer sivil ve sosyal kuruluşlarda neden yok?
Belediyelerde taşeron firmalarda çalışmanın ötesinde mecliste, gençlere yönelik politikalar üretilmesinde neden yok?
İşte siyasilerin ve kentin en büyük ayıplarından biri de bu
Düşmek, düşünmemekle başlar
Yukarıda bahsettiğimiz 5 Eğimde pek çok yazar var.
Pek çok yazı var.
Hepsine göz atmak mümkün olmadı.
Devamı şöyle:
Siz, düşünceli biri misiniz?
Düşünmek ya da eskilerin dediği şekliyle tefekkür önemini fark etmemiz gereken bir eylem.
Uzaklara bakıp düşünen insanlar var mı benim kuşağımda?
Muhtemelen var, ama bütün içerisindeki oranlarının çok düşük olduğunu zannediyorum.
Yaşıtlarım arasında bazı arkadaşlarımın düşünmeyi bir zaman kaybı gibi algıladıklarını farkettim, en sonunda kazanmak için uğraştıkları zamanın kendilerini öldüreceğini unutmuş gibiler.
Düşünmek onları yavaşlatıyor hissine kapılmışlar.
[*] [*] [*] [*]
Ezbere veya gelişigüzel davranmak en güzeli ve en kolayı değil midir zaten?
Ezbere davrandığınızda sonuçlarını daha önce bildiğiniz bir işi yapıyorsunuzdur ve herhangi bir sürprizle karşılaşma ihtimaliniz çok azalır.
Gelişi güzel davrandıkça da tecrübe kazanır ve aynı davranışı bir sonraki yapışınızda kazandığınız tecrübeye uygun hareket edersiniz.
Bazı günlük eylemlerimizde ezbere davranmanın bize inanılmaz bir hız kattığını yadsıyacak değilim. Anlatmak istediğim şey artık düşünerek yapmamız gereken şeyleri de ezbere ya da öylesine yapıyoruz.
[*] [*] [*] [*]
Düşünmek insanı yoruyor.
Deneyin, fark edeceksiniz.
Düşünmek, insanı kendine getiriyor bence
Uyanmamızı sağlıyor.
Sonuçta kafatasımızın içerisindeki eşsiz organın en iyi yaptığı şeylerden biri
Biraz dikkat edin, günlük hayatımızda düşünüyorum ifadesini ne çok kullanıyoruz.
Peki, düşünüyor muyuz yoksa alışkanlıktan mı böyle söylüyoruz?
Burada olmasını arzuladığım şey herkesin felsefi şekilde, başka hiçbir şey yapmadan düşünmesi değil. İnsanların günlük yaşamlarının içerisine düşünme eylemini katmaları
Ve mümkünse bunu sadece düşünmek zorunda oldukları şeyler için değil, kenarda köşede kalmış ne kadar düşünülmeye değer şey varsa onlar için de yapmaları
Çünkü düşünmeyen insan körelir.
Düşmek, düşünmemekle başlar.
[*] [*] [*] [*]
Her gün kullandığımız sosyal paylaşım araçlarını düşünün.
İzlediğimiz kısa videoları, paylaşılan yazıları ve binlerce fotoğrafı düşünün.
Her gün sadece sınırlı sayıda içeriği paylaşabileceğimiz bir platform hayal ediyorum.
Belki bu sınırlılık sayesinde insanlar sınırsız düşünme yetilerini kullanmaya vakit bulurlar.
Keşke kim ne der diye aldırmadan, sokaklarda insanlara, Yalvarırım düşünün, haksız olabileceğinizi, her şeyin görünmeyen bir yüzünün olduğunu, umudunuzu korursanız gün gelip umudunuzun da sizi koruyacağını düşünün diyebilsem.
Siyasetçiler plan kurmak, kötülemek, iftira atmak, yalan söylemek yerine düşünseler ne iyi olurdu. Farkındayım gerçekleşmesi imkansız bir hayal benimki
Sizlerden bir ricam var, Behçet Necatigil'in Panik şiirinin son dörtlüğü hakkında düşünün. Lütfen.
Renklerde, emeklerde, ırklarda..
Yahudiler, işçiler, zenciler... Pan!
Şu dünyada insanca yaşamak da yoksa