Zonguldak-Ereğli yolu...

Belirli aralıklarla...

Güzergahta değişik tezgahlar...

Yöresel ürünler...

Mevsimine göre değişik...

Meyve-sebzeler...

Orman ürünleri...

Hepsinin ekonomik değeri var.

İnsanlar topluyor.

Çıkarıyorlar yol kenarına...

Aile bütçesine katkı...

Hatta sadece bu tür gelirlerle geçinmeye çalışıyorlar.

Uğraşıyorlar.

Onlar açısından iyi...

Tüketici açısından da güzel...

Günlük...

Taze...

Doğal ürünler...

Sağlık beslenmenin yolu buradan geçer.

Allah, bu tür girişimde bulunanların sayısını artırsın.

Sadece yol kenarı mı?

Artık öyle ki...

Sokak başlarında...

Yoğun caddelerde...

Kaldırımlarda...

Minik tezgahlar...

Değişik ürünler...

Her zaman bulmak mümkün...

[*] [*] [*] [*]

Bu ürünlerin pazar versiyonu elbet mevcut.

Arzu ettiğimiz...

Hayalimiz...

Görmek istediğimiz şu...

Daha düzgün tezgahlar...

Ürün çeşidine uygun...

Doğal tezgahlar...

Belli yerlerde olmalı.

Hatta...

Zincir marketlerin belli bir köşesinde...

Yöresel ürünler...

Öyle öldü fiyatına değil.

Normal fiyattan alınıp...

Yer bulsa...

Cüzi kar ile tüketiciyle buluşturulsa...

Hem tüketici...

Hem üretici...

Alan-satan mutlu olur.

Öyle düşünüyoruz.

Olur mu?

Mümkündür.

Pazarlık...

Markete gideriz.

Raflardan istediğimiz alırız.

Kasaya gideriz.

Kasiyer cırt cırt okutur.

Sonra ödemeyi yaparız.

Kredi kartı...

Nakit...

Son kuruşuna kadar...

Pazarlık yok.

[*] [*] [*] [*]

Önceden mahalle bakkalı vardı.

Maaşı alır...

Faturaları öder...

Kirayı öder...

Diğer ihtiyaçlar giderilir...

Biraz para ayrılır...

Oradan maaştan artan varsa...

Bakkal borcu ödenir.

Yetmezse...

Ödenmez.

Sonraki aya devredilir.

Ya da az bir kısmı ödenir.

Veresiye almaya devam edilir.

[*] [*] [*] [*]

Tüm bunlar yetmez...

Hesap öderken de bakkala "ima" edilir.

- O kadar oldu mu ya!

- Olmaması lazım.

Vesaire...

[*] [*] [*] [*]

Geldiğimiz nokta...

Mahalle bakkallarının kökünü kuruttuk.

Market zincirlerinin eline düştük.

Çok bunalsak...

Bir ekmeği birazdan veresiye alamayız.

Biz kaşındık.

[*] [*] [*] [*]

Şimdi sırada üretici var.

Akaryakıt fiyatı...

Üreticinin belini büküyor.

Yetmiyor.

Biz biniyoruz tepelerine...

Örnek...

Herhangi bir ürün...

Markette, manavda, pazarda...

Üreticinin sattığı fiyatla aynı.

Kaç günlük raftadır, bilen yok.

Nasıl yetiştiğinden bihaber...

Alıp parasını peşin ödüyoruz.

Üreticiye gelince...

- Kaç lira?

- Üç lira.

- İki lira olmaz mı?

[*] [*] [*] [*]

Cevabı siz verin.

Kalın sağlıcakla...