Gördünüz değil mi?

Maden işçisi yine tarih yazdı.

İktidar siyasetçileri bir anda ortadan kayboldu.

Beyler, fırtına dindi. Saklandığınız yerden çıkabilirsiniz!

Maden işçisi için asıl süreç şimdi başlıyor.

Genel Maden İşçileri Sendikası, ne yapıp, ne edip, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak ile görüşmeli.

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a ulaşmalı.

Olaya, "Tamam, TTK'yı kurtardık, biz de kurtulduk" gözüyle bakılmamalı.

TTK şu an için kurtulmuş gibi görünebilir.

Ama eğer bir alternatif bulunamazsa, işçi sayısının azalmasıyla birlikte Zonguldak'ı da kaybederiz.

Acilen, hükümetle görüşmeliyiz.

Bu saatten sonra savunulacak cephe; TTK değil, Zonguldak olmalıdır.

AK Parti Zonguldak Milletvekillerinden bir şey beklemek safdillik olur.

Onları geçelim. 58'inci maddeyi halledemeyen milletvekilleri, Zonguldak'ın geleceğini belirleyecek hiçbir kararda etki, yetki ve söz sahibi olamaz.

Plan ve Bütçe Komisyonu'nda müdahale edemedikleri için 3 bin maden işçisini yerin metrelerce altına kilitlenmesine neden olanlar, şimdi çıkmış yerli otomobil fabrikasının Zonguldak'a kurulmasını istiyorlar.

Ben de Hollywood'un Zonguldak'a gelmesini istiyorum.

Bu kadar artistin olduğu memlekette film sektörü çok iş yapar, değil mi?

Şaka bir yana, bu işi ancak Zonguldak halkı, maden işçisi, sendika ve sivil toplum örgütleri birlik ve beraberlik içinde çözer.

Yani "biz" çözeriz. "Beraber" olursak çözeriz...

Zonguldak, siyasetçilerin insafına bırakılmayacak kadar değerli ve önemli bir şehirdir.

Ülkenin kalkınması için 5 bin maden şehidi veren bir şehirdir.

Tekrar ediyorum...

Genel Maden İşçileri Sendikası, Zonguldak'taki sivil toplum örgütleriyle birlikte önce Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, ardından Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'la görüşmeli.

Zonguldak, Ankara'da müzakere edilmeli.

27 senelik gazeteciyim, böyle danışman görmedim!

"Zonguldak'tan başka bir düşüncem yok" diyen siyasetçilere illet oluyorum.

Zonguldak'ı düşünmek için milletvekili olmaya gerek yok ki!

Bir de siyasetten hiçbir çıkarı olmadığını söyleyenlere uyuz oluyorum!

Çünkü yalan söylediklerini biliyorum.

Geçen gün Ereğli'den bir vatandaş arıyor.

Belediye ile sorunu var.

Milletvekillerinden birine gitmiş.

Derdini anlatmış. Çıkarken danışman, "Çocuklara burs veriyoruz. Sen de iki kişiye burs vereceksin. 800'er liradan bin 600 lira vereceksin" demiş.

Adamın gözü danışmanı tutmadığı için parayı vermemiş.

Bir sonraki gidişinde, "Sen niye geldin? Geçen sefer para vermedin. Bir daha buraya gelme" demiş.

Bu nasıl bir rahatlıktır!

Zonguldak'taki dilenciler bile bu kadar rahat para isteyemiyorlar.

Bu danışman, topladığı paraları ne yapıyor acaba?

27 senelik gazeteciyim, böyle danışman görmedim!

Hoş geldin güzel insan...

Haluk Levent, 3 bin madenci yerin metrelerce altında Zonguldak mücadelesi verirken, sosyal medya hesabından, "Şimdi Zonguldak'ta olmak vardı. Vallahi de, billahi de o madencilerle çay içmek istiyorum" diyebilme cesaretini ve duyarlılığını gösterdi.

"Sanatçı" dediğin böyle olmalı.

Toplum sorunlarına duyarlı...

Gerektiğinde işini-gücünü bırakıp gelebilmeli.

Milletvekillerimizin ortalıktan kaybolduğu bir günde Haluk Levent'in Zonguldak'a gelip bizimle olması güzel...

Zonguldak, Haluk Levent'i unutmaz...