Hafta sonu, iki günlüğüne İstanbul'a gittim.
Giderken ve gelirken, yollarda trafik yoğundu.
TIR'lar, kamyonlar vızır vızır işliyor...
İstanbul, bildiğiniz İstanbul...
Trafik yoğun...
İnsan yoğun...
Yiyecek-içecek sektörü canlı... Mekanlarda oturacak yer yok...
Hem de yükselen fiyatlara rağmen!
Giyim mağazalarında kasalarda kuyruk var.
Ticaretin şekli değişmiş...
Uzun vadelerin yerini; yarısı peşin, gerisi bir-iki aya yayılmış...
Konut fiyatları ve kiralar uçmuş... Bulursanız, daire alıyorsunuz.
Yüksek fiyattan kiraya veriyorsunuz! 1+1 kirası, 7-8 bin lira olmuş!
İstanbul'da asgari ücret 7-8 bin lira! Altına çalışacak işçi bulamıyorsunuz!
İşyerlerinde; Afrikalı, Afgan, Suriyeli işçileri görüyorsunuz!
Hükümet, ülkenin geleceğinin parlak olduğunu söylüyor!
Muhalefet, ülkenin yangın yerine döndüğünü ancak iktidara geldiklerinde sorunları 6 ayda çözeceğini iddia ediyor!
Ülkenin durumu, 6 ayda düzelecek kadar iyiyse, çok iyi durumdayız!
CHP'nin icat ettiği başörtü sorununu saymazsak, pahalılıktan başka bir sorun görünmüyor!
Enflasyon frenlenirse, insanlar önünü görür.
Hayat şartları daha da kolaylaşır.
Ukrayna-Rusya savaşı nedeniyle Avrupa'yı zor günler bekliyor.
Herkesin bir devri oluyor...
Galiba sıra Türkiye'ye geliyor.

Yeter ki, haber olsun!
AK Parti Zonguldak İl Başkanı Muammer Avcı, Zonguldak Gazeteciler Cemiyeti'ni ziyaret etti.
Yazı İşleri Müdürümüz Öznur Güneş, Başkan Muammer Avcı'ya, "Eski eşiniz, milletvekili aday adaylığını açıkladı. Bununla ilgili ne söylemek istersiniz?" sorusuna, "Özel konularla ilgili konuşmuyoruz" diye yanıt verdi.
Bence, bir gazetecinin sorması gereken soruyu sorduk. Bu soruyu, Öznur Güneş'ten başkası soramazdı.
Yazı İşleri Müdürümüzü, gazetecilik refleksinden ötürü kutluyorum.
Biz, Muammer Avcı'nın eski eşi Işıl Aksu'nun milletvekili aday adaylığını yazdığımızda, bazı çevrelerden tepki geldi!
"Böyle haber olur mu?" diyenler oldu! Bu durum, dünyanın her yerinde haber olur.
Biri de demiş ki:
"Benim 6 tane eski eşim var. Biri aday olsa, ne yazacaklar?"
Onu da, "İkinci eşi milletvekili adayı oldu", "Üçüncü eşi belediye başkan adayı oldu" gibi sıra numarasıyla yazabiliriz.
Yeter ki, aday olsun...
Yeter ki, haber olsun...
Biz yazarız.

Sana yalan söylemek yakışıyor mu?
Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı'nın temizlik işlerinde "şoför" kadrosunda çalışan danışmanı Ahmet Öztürk, Halkın Sesi Gazetesi çalışanı Mustafa Özdemir ile aralarındaki kredi sorunuyla ilgili hakkımda suç duyurusunda bulunmuş!
Yetmemiş, Halkın Sesi'ndeki köşesinde benim yalan söylediğimi iddia etmiş!
Mustafa Özdemir de bunu haber yapmış!
Ahmet Öztürk, ben yalan söylemem...
Zonguldak'taki hastane ihalesini alan Turyapı İnşaat'a işbaşı yapmanı sağlayan kişinin Mustafa Özdemir olduğunu bana söyleyen sendin. Çaycuma Belediyesi'ne işbaşı yaptırdığını da sen söyledin.
Mustafa'nın sana çektirdiği krediyi ödemediğini de sen söyledin.
Yoksa ben, bu kadar özel bilgiyi nereden bilebilirim?
Hatta Turyapı'dan sana, "Senin işe gelmene gerek yok, maaşını al" demişler. Sen, "Emek vermediğim bir parayı asla kabul etmem" demişsin.
Bunu da bana, sen anlattın.
Turyapı yetkililerine sordum... Onlar da bu bilgiyi doğruladılar.
Bu konuyu daha önce de yazdım. Şimdi ne oldu da yalanladın?
Benim yazdıklarımın yalan olduğunu iddia ediyorsun ya...
Kardeşlik hukukun olan Mustafa Özdemir'e sor bakalım...
Yalan haber ve iftiradan, haberleşmenin gizliliğini ihlalden, intihara teşebbüs ettirmekten kaç kez ceza almış, kaç kez hapis yatmış?
Sor bakalım...
Hakkında kazanılmış tazminat davalarının sayısını ve ödemesi gereken toplam rakamı sor bakalım...
Yalan ve iftira konusunda Halkın Sesi Gazetesi ve Mustafa Özdemir'in eline kimse su dökemez!
Adliye kayıtlarına bakalım, gerçeği ortaya koyalım.
Var mısınız?
Senin gibi devrimci bir solcuya yalan söylemek yakışıyor mu, Ahmet Abi?
Bence artık yakışıyor!
Ahmet Abi, Halkın Sesi, "AK Parti"yi "AKP" diye yazıyordu!
AK Parti İl Başkanı Muammer Avcı'nın haberlerinde "AKP" yerine "AK Parti" yazılıyor!
Senin de dikkatini çekti mi?
Yanlış anlama...
Kardeşlik hukukunuza atfen soruyorum!