Esen Çavuş, 37 yaşında bir Devrekliydi...
Levent Korkmaz, 39 yaşında bir Çatalağzılıydı...
Herkesin tatil yapmak, eğlenmek, dinlenmek için gittiği Antalya'ya iş umuduyla gittiler.
Çalıştıkları madende meydana gelen metan gazı zehirlenmesinde hayatlarını kaybettiler.
Bu vatanın kalkınması için, yerli kaynakların üretilmesi uğruna şehit düştüler.
Memleketlerinden bin kilometre uzakta.
Oysa Zonguldak'ta da kömür var. Hem devlet, hem özel sektör üretiyor.
Sektörde yaşanan kriz, çalışanları işsiz bıraktı, göçe zorladı. Ve gurbet ellerde yitip gittiler.
Çoluk-çocuk, eş, anne-baba, kardeş, akraba-dost... Herkesin yüreği yanıyor.
Üstelik bu insanlara Soma ve Ermenek'te ölenler gibi "şehit" payesi de verilmeyecek.
Soma'da öldüysen şehitsin, Zonguldak'ta, Antalya'da öldüysen değilsin!
Kim çözecek bu sorunu? Elbette bizim milletvekilleri...
Konuyu, Zonguldak Kömürspor Kulübü Başkanı Süleyman Caner yargıya taşıdı, Anayasa Mahkemesi'ne kadar götürdü.
Süleyman Caner, bu mücadeleyi verirken, bizim milletvekillerimiz neredeydi acaba?
Bakın beyler, bu insanların ahı tutar sizi, bilesiniz!
Yedikleriniz-içtikleriniz burunlarınızdan fitil fitil gelir, bilesiniz!
Vatandaşın verdiği oyun, devletin verdiği paranın hakkını verin!
Bu kanunun çıkması için mücadele edin!
A Tipi kültür ve turizm...
TTK'nın Fener'deki A Tipi Konağı, kültürel ve turistik amaçlı kullanabilecek.
Bu konudaki protokol, Zonguldak Valisi Sayın Ali Kaban ile TTK Genel Müdür Vekili Kazım Eroğlu arasında imzalandı.
Senede 3-5 gün kullanılan bir bina, turizmin ve kültürel etkinliklerin hizmetinde olacak.
Basit bir proje... Ama milyonlarca lira zarar eden kurumun elinde atıl duran bir bina...
Hiç olmazsa, kent kültürüne faydası olacak.
Sayın Valimiz Ali Kaban, Zonguldak'ın sadece madene dayalı bir şehir olmaktan kurtulması için çok ciddi adımlar atıyor.
Üzülmez'deki "Kültür Vadisi Projesi" bu projenin bel kemiği olacak.
Maden Müzesi ve Gökgöl Mağarası, bu projeye büyük destek verecek.
Zonguldak'ın en büyük eksiği, bir kültür merkezidir.
Şehir merkezindeki Atatürk Kültür Merkezi'nin ne otoparkı, ne de sosyal donatı alanları var.
Orada bir etkinliğe katılmak işkence...
İnşallah "Lavuar Alanı Projesi" hayata geçer de, orada çok şık bir kültür merkezimiz olur.
Bir de Üzülmez'de olursa, çok daha güzel olur.
Devletimiz ayakta, polisimiz sokakta...
Zonguldak, dün tarihi günlerinden birini yaşadı.
Sabah saatlerinde cadde ve sokaklarda polis ve zabıta ekipleri birlikte operasyon yaptı.
Caddede kimlik kontrolü yapıldı.
Her köşe başında polisler ve zabıtalar vardı.
Telefonlarımız susmak bilmedi.
Bu tip uygulamaların sık sık yapılması gerekiyor.
Devletimizin ayakta, polisimizin sokakta olması lazım...
Benzer uygulama, kaldırım işgalcileri için de yapılmalı.
Polisimiz, zabıtamıza destek vermeli.
Yalaka takımı!
Adamın biri -"adam" dediysem lafın gelişi- her gelene yağ çekiyor!
"Gelen ağam, giden paşam" diyor!
Varsa-yoksa derdi koltuk!
Hemşehrilerini koruyup-kollamak için atmadığı takla kalmadı!
Şimdi yeni müdürlerine yağcılık yapıyorlar!
Hatta işi o kadar büyüttü ki, şiir bile yazmaya başladı!
27 yıldır yazıyorum!
Her devirde böyle yağcı-yalaka takımından adamlar gördüm!
Ama hiçbirinin sonu iyi olmadı! Günyüzü göremediler!
Benden söylemesi!
Günün Fıkrası: Uçurum!
Bir partili, seçim bölgesi olan şehrin köylerinde seçim öncesi geziye çıkar. Yanında da köylerden birinden bir çoban ona kılavuzluk eder. Sarp bir dağın yamacından geçerken, çoban partiliyi uyarır:
"Aman dikkatli yürüyünüz efendi, zira buradan çok eşekler uçuruma yuvarlandı..."
Günün Sözü:
"Sadece güneşli günlerde yürürseniz, hedefinize asla varamazsınız."
Paulo Coelho