Zonguldak’ın Alaplı ilçesine bağlı Alioğlu Köyü'nde, kanser hastası annesi ile felçli yatalak olan dayısına bakan Mustafa Kayacan, hasta nakil aracı verilmediği için hastalarını kendi aracının bagajında tedaviye götürüyor.
Bu haber, Pusula’da detaylarıyla yayınlandı.
İl Sağlık Müdürlüğü, türlü bahaneler bulabilir!
Ülkemizdeki sağlık sistemi bu kadar gelişmişken, devlet bütün imkanlarını seferber etmişken, bölgemizde böyle olumsuz görüntüler çıkması üzücü...
Zonguldak insanını araba bagajına mahkum eden zihniyetle bizim mücadele etmemiz gerekir.
Sadece bizim değil, "Zonguldaklıyım" diyen herkesin mücadele etmesi gerekir.
Zonguldak’ı yönetenlerin, Zonguldak insanına sahip çıkması gerekir.
Zonguldak Valisi Mustafa Tutulmaz’ın bu konuya eğilmesi gerekir.
Bu aileden özür dilenmesi gerekir.
Kimse dilemezse, biz özür dileriz.
Ey Zonguldaklı...
Bu devlet için, bu ülke için madende 5 binden fazla şehit verdin.
Kurtuluş Savaşı'nda tüm cephelerde şehit verdin.
Terörle mücadelede şehit verdin.
Ama biz, seni bir otomobilin bagajında hastaneye gönderdik.
Özür dileriz...
Tarih, tekerrürden ibarettir!
Seçim dönemini sakin geçiriyoruz.
Ben öyle umuyorum ki, 14 Mayıs’tan sonra memlekete bahar gelecek.
Hani baharda çiçekler açıyor, dallara su yürüyor ya...
Öyle şeyler olacak.
Gelişmelerin her birini hafızamızda saklıyoruz.
Mesela, bir evlenme teklifi var!
Yanıtını bildiğimiz halde yazamıyoruz!
Eren el, veren elden üstündür!
Ak akçe, kara gün içindir!
Sakla samanı, gelir zamanı!
Tarih, tekerrürden ibarettir!
Bizim tavrımız-tutumuz her zaman çok nettir.
İşyerinin biri bu yakada, diğeri karşı yakada!
Bir baba, aynı kadınlarla beraber olan çocuklarıyla ilgili önemli bir karar almış!
Çocuklara ayrı işyerleri açmış!
İşyerlerinin biri bu yakada, diğeri karşı yakada!
Böylece, çocuklar, işyerlerinde çalışan kadınlarla beraber olacak!
Ama birbirlerinin beraber oldukları kadınlarla olmayacaklar!
Yani baba öyle sanıyor!
Ama küçüğüyle beraber olan kadın, şimdi büyüğüyle beraber!
Neyse...
Baba, "çocukların başına iş gelmesin" diye bir de şerif ayarlamış!
Şerif, iki çocuğu da idare ediyor!
Kim fazla verirse, onu tutuyor!
Kim az verirse, satıyor!
Çocuklardan büyük olanı kurnaz!
Küçüğü, yanında çalıştırdığı ile beraber olup işi asgari ücrete kapatırken; büyüğü, başka bir yerde işe sokup maaş ödemekten de kurtuluyor!
Ekonomik koşullar, insanları ne hale getirmiş?
Babalar, ne zeki çocuklar yetiştirmiş!
Bu yazı için fon müziği...
Alaplı’nın üstünden karga geçiyo karga!
Kız ben seni almaycam, dalga geçiyom dalga!
Kaptaş'ın altı bayır, yanıyom cayır cayır!
Ana beni evlendir, baba beni evlendir!
Hem sevaptır hem hayır!
A benim söm söm yavrum, bi yolcuk öpsem yarim!
Öpmeynen bi şey olmaz, azıcık sevsem yarim!