Ak Partili bir siyasetçi,

Geçmişte bana, “Yarın seçim olsa en organize parti Ak Parti’dir” demişti.

AK Parti’nin kurumsallaşması,

Bu gerçeği ortaya çıkarıyor.

Ve zaten bunu da görüyoruz.

Mesela Gazipaşa’da,

İlk seçim ofisini açan Ak Parti oldu.

Şimdilerde ise saha forse ediliyor.

Gün içinde Ereğli’ye,

Adeta çıkartma yapıldı.

Çaycuma’da yine aynı büyüklükte bir program olacak.

Ak Parti’nin beyin takımı tam oturmuş vaziyette.

Mesela Merkez İlçe Başkanlığında,

Geçmişte yapılan hatalar artık yapılmıyor.

Geçmiş dönemde,

Zonguldak Belediyesi’ni hedef alan muhalefet partileri,

Cevapsız kalıyordu.

O dönemin merkez ilçe başkanlığı,

Belediyenin hedef alınmasını adeta destekliyor gibiydi.

Mesela,

Ebru Uzun’a o dönem kimse cevap vermezdi.

Şimdilerde ise,

Hüseyin Yıldız bu boşluğu dolduruyor.

Yine Mustafa Çağlayan ve Ömer Selim Ala işbirliğinin,

Kent ve parti açısından çok faydalı olduğunu görüyoruz.

Bu arada,

Mustafa Çağlayan’ın,

Matematik siyaseti de devam ediyor.

Biliyorsunuz,

Yerel seçimde,

Saat 19:00’da 19 Mahallede 19 ekiple çalınmadık kapı bırakmayacağız programları yapılırdı.

Çağlayan şimdi bu siyasetini,

İl geneline yayıyor.

Ereğli’de,

670 ekip ile 67 bin el sıkacağız söylemi,

Kesinlikle ona ait.

Böyle bir tarzı var.

Velhasılı kelam!

AK Parti kompakt bir yapıya büründü.

Herkesin farklı tarzları,

Bir potada eritilmeye başlandı.

Ben CHP’yi eleştirince bozuluyorlar ama.

Bu yapı CHP’de var mı?

İl Başkanı Murat Pulat’ı kaç programda gördünüz?

CHP program yaparken,

Saadet Partisi İl Başkanı Burak Erol’u sahaya sürerek,

Murat Pulat’ın açığını kapatmaya çalışıyor.

İnanılmaz değil mi?

Tarihin en başarısız CHP İl Başkanına tanık olduk.

Eski il başkanı Ahmet Altun’a laf edenler olurdu.

Sıtmayı görüp,

Vebaya razı oldunuz.

Yapacak bir şey yok.

*          *          *          *          *          *          *          *

Bizim kaniş çetesine,

Neden kaniş dediğimi sordular.

Kaniş bir köpek türüdür.

Bedeni ufak olduğu için,

Bu açığı yüksek ses ile kapatmaya çalışır.

Çok havlar,

Çok havladıkça,

Güçlü olduğunu sanır.

Ve bu kaniş türü köpekler,

Çok sinirli olur.

Patron kaniş ile genç kaniş bu açıdan aynı kan hattından gelmektedir.

Genç kaniş benim yazının ardından,

Bir saat dayanamaz cevap verir.

Sürekliliği yoktur yazılarının.

Periyodik değil.

Biz yazınca kalemlerine mürekkep geliyor.

Neyse efendim!

Zonguldak’ın en günahsız ikilisi bunlar.

Patron olanı adeta Peygamber.

Genç kaniş onun havarisi, sahabesi…

Bunlar kendilerini Müslüman atfediyor.

Ama bence değil.

Bu ulviyete bir din lazım.

Başka türlü anlaşılmaz bunlar.

Ama ben buldum bunların dinini.

Hindistan’ın yaygın dinlerinden Sihizim dinine mensuplar.

Mesela ‘Sihler’in yenmesi gereken 5 kötülük bulunur.

Ego-benlik,

Öfke,

Hırs,

Maddi bağımlılık,

Şehvet…

Aslına bakarsanız,

Bizim medyatik ‘Sihlerin’ ikisinde,

Bu kötülüklerin hepsi var.

Yenmeleri gerekiyor.

Tabi bunlar aynı zamanda geliştirdikçe kendilerini,

Guru oluyorlar.

Sih dininde 10 tane büyük Guru var.

Ama bizimler olsa olsa,

‘Guru’ kalabalık olurlar.

Çok bir şey beklememek lazım.

Tabi efendim,

Sih erkekleri egolarını ve şehveti pek yenemiyorlar.

Ama medyatik olmaya çalışıyorlar.

Bir de gühasızlarmış gibi,

Adeta peygamber edasındalar.

‘Sih, Sih’ işler yani.

Amannnn neyse!

Çokda ‘Sihimiz’ de.

Böylelikle Sihizim dinini de örneklendirmiş olduk.