AK Parti Zonguldak Milletvekili Adayı Muammer Avcı, 30 Nisan 2023 Pazar günü kent merkezinde bir pastanede kahvaltı yapıyor...

Masasında bir erkek, bir kadın var!

Kadın, parti yönetiminden!

Erkek, medya dünyasından!

Muammer Avcı’nın birlikte kahvaltı yaptığı kişi; her gün AK Parti Zonguldak İl Başkanı Mustafa Çağlayan, Zonguldak Belediye Başkanı Dr. Ömer Selim Alan, Milletvekili Adayları Avukat Saffet Bozkurt, Ahmet Çolakoğlu ve partinin mevcut milletvekilleri hakkında sistematik şekilde yayın yapan biri!

Ona göre Muammer Avcı, "Zonguldak’ın hamisi" olacakmış!

Bize göre Muammer Avcı, "Zonguldak’ın hamisi" değil, olsa olsa "Zonguldak'ın hamsisi" olur!

Muammer Avcı, milletvekili adayları ve parti kurmayları hakkında sistematik biçimde yayın yapan bu kişi ile sabahın köründe kahvaltı yaptığına göre, meclise tek başına gitmek istiyor!

Muammer Avcı ne yaparsa yapsın, AK Parti bu seçimde en az 3 milletvekili çıkartacak.

Ama asıl olay, 14 Mayıs’tan sonra başlayacak!

"Hüseyin Özbakır-Yasin Hamzaçebi-Levent Çebi" olayından ders almayanlar için Mehmet Akif Ersoy’un dizelerini paylaşıyoruz:

"Geçmişten adam hisse kaparmış...

Ne masal şey!

Beş bin senelik kıssa, yarım hisse mi verdi?

'Tarih'i 'tekerrür' diye tarif ediyorlar;

Hiç ibret alınsaydı, 'tekerrür' mü ederdi?.."

 

İlk kez iktidar olacakmış gibi...

AK Parti Zonguldak İl Başkanı Mustafa Çağlayan, toplumun her kesimiyle kucaklaşmaya çalışıyor.

Hazırladığı programlar sayesinde AK Parti, 20 yıldır iktidarda değil de 20 gün sonra iktidar olacakmış gibi heyecan yaşıyor.

Eskisi-yenisi partinin tüm emekçileri sahaya iniyor.

İlçe ilçe, belde belde çalışıyorlar.

Aslında bu çalışmayı CHP’nin yapması gerekiyor.

Ama onlar "iktidar olmuş" gibi davranıyorlar!

14 Mayıs akşamı kim iktidar olacak, hep birlikte göreceğiz.

Şiirin başkentinde sohbet...

Hafta sonunda İstanbul’da bir nikaha katıldım.

Kilometrelerce yol...

Yorgunluk...

Trafik...

Ve Emirgan Korusu...

Salona giriyorum...

Sunay Akın ile karşılaşıyorum.

“Yine bir kömür

kütürdedi sobada

kayıp bir madencinin

kalbi rastgeldi

atıverdi sıcak odada”

dizelerinin sahibi...

“İki rayı gibiyiz

bir tren yolunun

yakın olması

neyi değiştirir

son istasyonun”

dizelerinin şairi...

Ve “Giderken” şiirinin sahibi...

“bilerek mi yanına

almadın giderken

başının yastıkta

bıraktığı

çukuru

güveniyordum

oysa ben sevgimize

vapur iskelesi

ya da tren istasyonundaki

saatin doğruluğu kadar

beni senin gibi

bir de annem terketmişti

ki göbeğimde durur

onun yokluğundan

bana kalan

çukur.”

Yıllar önce Zonguldak’ta tanıştığım, sohbet ettiğim Sunay Akın ile şiirin başkentinde karşılaştık.

Zonguldak’a geldiğinde, “Şiirlerinin neden kısa?" diye sorduğumda, “Ben, Atlas Okyanusu'nu akvaryuma koyup, içinde balina besliyorum” demişti.

Hafta sonunda, “Son dönemde neden şiir yazmıyorsunuz?" diye sordum, “Şiir; şarap gibidir, bekledikçe olur. Yazı; yemek gibidir, bekledikçe bozulur” dedi.

Bana "şair" derseniz, "Sunay Akın" derim.

"Şiir" derseniz, yine "Sunay Akın"...

Şiirin başkentinde, sevdiğim şiirlerin şairiyle karşılaşmak muhteşemdi.