Muhteşem Yüzyıl’ı izlerken bir kez daha görmüştük.

Osmanlıyı içten içe çökerten nedenin kadınlar olduğunu…

İnşallah AK Parti’yi de kadınlar çökertmez.

AK Parti Zonguldak İl yönetiminin listesini gördükten sonra vardım bu kanıya…

Allah, bu yönetimin ve Zonguldak’ın sonunu hayır etsin.

Yalnız bir-iki kadın da eksik kalmış listede…

Onlar da olsaydı, tam kadro olacaklardı AK Parti’de…

Hiç lafı eğip bükmeye gerek yok.

Zeki Tosun, önüne gelen tarihi şansı tepmiştir.

Ali Bektaş’ı il yönetimine aldırmayan güç, Zeki Tosun’a bu partide İl Başkanlığı yaptırır mı?

Bu sorunun cevabını ben biliyorum.

Siz ne düşünüyorsunuz?

Haberal’dan sonra…

CHP, geçen seçime Mehmet Haberal sendromuyla girmişti.

Hoca, Silivri’de cezaevinde yatarken, onun adına insanlar meydana çıkıp sözler vermiş, milletvekili seçilmesini sağlamışlardı.

Hoca, milletvekilli olduğu için bir süre sonra cezaevinden çıktı, ama sözleri tutulmadı.

Şimdi inşallah AK Parti aynı sıkıntıyı yaşamaz.

Zonguldak bir beş yılını daha kaybetmez.

Kıssadan Hisse: Kurşun Kalemin hikâyesi…

Ninesini bir mektup yazarken izleyen çocuk sordu: "Yaşadıklarımız için bir hikâye mi yazıyorsun? Yoksa benim hakkımda mı?"

Ninesi, yazmayı kesti ve torununa şöyle dedi: "Aslında, senin hakkında yazıyorum. Fakat kelimelerden daha önemlisi, kullandığım kurşun kalem. Umarım büyüdüğünde sen de bu kurşun kalem gibi olursun."

Çocuk, merakla kurşun kaleme baktı. Özel bir kalem gibi görünmüyordu: "Fakat daha önce gördüğüm diğer kurşun kalemler ile aynı!"

Nine: "Bu, senin nasıl baktığın ile alakalı. Kurşun kalemin 5 önemli özelliği vardır ki, sen onlara sıkıca tutunduğunda ömrün huzur içinde geçecektir."

Birinci özellik: Harika şeyler yapabilirsin, ama attığın adımları yönlendiren bir el olduğunu asla unutma. Bizim için bu el, Allah’tır ve her zaman kendi kudretiyle bizi O yönlendirir.

İkinci özellik: Zaman zaman her ne yazıyorsam durmam ve kalemin uçunu açmam gerekir.

Bu kaleme biraz acı çektirse de, sonuçta daha sivri olmasını sağlar. Bu yüzden bazı acılara göğüs germeyi öğrenmelisin, bu acılar seni daha iyi bir insan yapar.

Üçüncü özellik: Kurşun kalem, yanlış bir şey yazdığında bunu bir silgiyle silmene her zaman olanak tanır. Yaptığımız bir şeyi sonradan düzeltmenin kötü bir şey olmadığını anlamalısın, aksine bu bizi adalet yolunda tutmaya yarayan en önemli şeylerden biridir.

Dördüncü özellik: Kurşun kalemin en önemli kısmı, kalemin yapıldığı ahşabı ya da dışarı yansıyan şekli değil, içerisinde yer alan kurşunudur. O yüzden her zaman kendi içine bakmalı, en çok onu korumalısın.

Beşinci özelliği ise her zaman bir iz bırakmasıdır. Aynı şekilde sen de hayatta yaptığın her şeyin bir iz bırakacağını bilmeli ve her hareketinin farkında olmalısın.

Günün Fıkrası: Geldiği gibi gitti…

Çerkez’in biri at çalmış, oğluna, “Al bu atı, pazara götür sat. Ben gidersem tanırlar” demiş. Oğlu da pazara götürmüş. Avşar’ın biri gelmiş, ata bakmış, “Bunun ayağı sakat” demiş. Oğlan da, “Hayır sakat değil” diye karşılık verince, Avşar, “Bir bineyim o zaman” demiş. Avşar, ata binmiş, gidiş o gidiş. Oğlan akşam eve gelmiş, Çerkez, “Atı sattı” diye heyecanlanmış. “Kaça sattın oğlum?” diye sormuş. Oğlu da, “Vallahi baba geldiği fiyata gitti” demiş.

Günün Sözü:

Tek bildiğim, hiçbir şey bilmediğimdir.

Sokrates