Misafirlik.
Çat kapı.
Komşu komşuyu bilir.
Evinde ne eksikse.
Ya da kendinde en taze ne varsa.
Alır eline.
Çalar komşunun kapısını.
Eğer evdeyse.
Selam sabah.
Yoksa.
Geri dönmek yok.
Hemen yan komşuya geçilir.
Çay-çorba.
Muhabbet.
[*][*][*]
Her daim.
Komşu komşuyu bilir.
İşini erken bitiren.
Komşuya yardıma gider.
İşler sıraya dökülür.
İmece yapılır.
Bir gün sana.
Diğer gün bana.
[*][*][*]
Eskide kaldı.
Şimdi bırakın komşuyu.
Aile fertleri birbirine yardım etmiyor.
[*][*][*]
Oysa komşuluk birliktelikti.
Gönül birlikteliği.
Yardımlaşma.
Paylaşma.
Fedakarlıktı.
Kendin için istediğini komşu için istemekti.
Komşu komşunun külüne muhtaçtı.
Haysiyeti, namusu, şerefi komşuya emanetti.
"Allah'a ve ahiret gününe iman eden, komşusunu rahatsız etmesin!"
Hadis-i Şerifini bizzat hayatına düsturu edinmekti.

[*][*][*]
Hepsi eskide kaldı.
Geldiğimiz nokta şu.
Bireysellik.
Bencillik.
Dünyevileşme...
Bugün revaçta.

[*][*][*]
Olması gereken nedir?
Ölçü belli...
Hastalanınca ziyaret edeceksin.
-Geçmiş olsun.
Cenazesine katılacaksın.
- Başın sağolsun.
- Allah rahmet eylesin.
İhtiyacını gidereceksin.
Yanında olacaksın.
Hayırlı işlerini tebrik edeceksin.
İşe girse.
Ev-araba alsa.
Düğün yapsa.
- Hayırlı olsun.
Derdini dinleyeceksin.
Sıkıntılar paylaşıldıkça azalır.
Mutluluklar paylaşıldıkça çoğalır.
[*][*][*]
Hiçbir durum için geç değil.
Bugün olması gerekenden biraz geride olabiliriz.
Kendi içimize kapanmış olabiliriz.
Dijital alemde kendi dünyamızı kurmuş olabiliriz.
Önemli olan aslımıza dönebilmek.
Hiçbir şey için geç değil.
Önce bir selam.
Hal-hatır.
Komşularımızın kapısını çalalım.
Sofralarımızı birbirimize açalım.
Velhasılı.
Unutmayalım...
Hak katında en hayırlı komşu...
Komşusuna en güzel davranan kişidir.