Hz. Ali'den bugüne...

Liderlik sırları...

"Kendini beğenme...

Buna yöneltecek işlerden uzak dur.

Övgü isteme...

Bencillik...

Övgüye yönelme...

Böbürlenme...

Tüm iyilikleri yok eder."

Böbürlenirsen...

Büyüklenirsen, halkın gözünde küçülürsün.

Her insanın yaratılışı aynıdır.

Bir damla su...

Kimse, kimseden üstün değildir.

Üstünlük, ancak takvadadır.

O zaman senin böbürlendiğin insanlar arasında...

Hor gördüklerinden...

Hoşlanmadıklarından.

Büyüklenip böbürlendiklerin arasında takvası üstün olanlar bile olabilir.

[*] [*] [*] [*]

"İdaren altındakilere iyilikte bulun.

Yaptığın iyilikleri başa kakma..."

Neden?

İdareciysen...

Zaten görevin.

Malzeme zaten milletten...

Okuduğun okul...

Aldığın maaş...

Kullandığın makam...

Bunları sağlayan zaten millet...

Yaptığın iyilik...

Hizmet...

Çalışma...

İcraat...

Vesaire...

Bu milletin parasıyla okumasan...

Onun verdiği vergilerle maaş almasan...

Makamı, yetkileri kullanmasan...

"Yaptım" diye böbürlendiklerini yapabilir misin?

Buradan bak olaya...

Çok şey yaptığını zannetme...

[*] [*] [*] [*]

"Vaadini gerçekleştir."

Verdiğini sözleri tut.

Akköy'de bir söz var.

Büyükler şöyle sorardı:

- Adamı nerden tanırsın?

Daha çocuktuk.

Adam zaten belliydi.

Sakalı var.

Bıyığı var.

Saçı...

Kıyafeti...

Erkek ile ilgili belirtileri sayardık.

Bunlar varsa...

Bize göre kişi adamdır.

Meğer öyle değilmiş.

Büyükler en sonunda verirdi cevabı:

- Adamı sözünden tanırsın.

Nasıl?

Kişi verdiği sözü tutarsa...

Adamdır.

Tutmazsa...

Doğuştan sahip olduğu cinsel özellik kişiye "adamlık" sıfatını vermez.

Bu tanımlamaya göre...

Adamlık, cinsiyet meselesi değil.

Adamlık, karşı cinsin de yerine getireceği bir olgun insan özelliğidir.

Asırlar öncesinden bu duruma dikkat çekiyor Hz. Ali...

"Verdiğin sözü tut" diyerek.

Aksi takdirde...

Gerçekler karanlıkta kalır.

Millet karanlığı sevmez.

Öfkeyi, nefreti üzerine çekersin.

Hem dünyada, hem ahirette zelil olursun.

"Allah katından en beğenilmeyen şey, yapamayacağınız şeyi söylemenizdir..."

[*] [*] [*] [*]

Çözüm basit...

Yalan söyleme...

Tutamayacağın sözü verme...

Verdiğin sözü zamanında yerine getir.

Muallakta olan işe girme...

Kişiyle mesafeni iyi bil.

İleri gitme.

Gün gelir.

Adalet perdesi açılır.

Hesap verirsin.

Unutma...

O gün "zerre kadar iyilik"...

"Zerre kadar kötülük"...

Hepsi karşılığını alır.

Hatta kendi elinden olmayan hakların telafisi dahi yapılır.

Hazır olmak lazım...

Zaman su gibi akıp geçer...