Zonguldak'ta sağlık teşkilatının iş yükünün yüzde 75'ini Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği taşıyor.

Halk Sağlığı Müdürlüğü yüzde 20'sini, İl Sağlık Müdürlüğü ise sadece yüzde 5'ini yürütüyor.

Buna rağmen Zonguldak İl Sağlık Müdürlüğü, Kamu Hastaneleri Birliği'nden daha fazla personelle, daha büyük binada hizmet veriyor.

Zonguldak Halk Sağlığı Müdürlüğü, aylık 10 bin lira ödüyor.

Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği ise, Esas 67 Burda AVM'de yaklaşık 15 bin lira...

İl Sağlık Müdürlüğü'nün ödediği aylık kira ise, 23 bin lira...

Üstelik binanın tüm masraflarını da İl Sağlık Müdürlüğü karşılıyor.

İl Sağlık Müdürlüğü, bu kadar çok personel, bu kadar büyük bina ve bu kadar kira ile neye, kime hizmet ediyor?

"Zonguldak'ta devletin en sağlıksız kuruluşu, sağlık kuruluşları" desek yeridir.

Aylık 48 bin lira kira ödeyen bu sağlık kuruluşları, yıllardır ödedikleri kira ile çok daha modern bir binaya sahip olabilirlerdi.

Zonguldak Valisi Sayın Ali Kaban'ın, sağlık kuruluşlarını bir çatı altına toplaması ve personelin daha verimli kullanılması için bir çalışma yaptırması bekleniyor.

Trabzon yerine Fethiye'ye gitseydiniz...

Bu nasıl bir zihniyet arkadaş?

Senin şehrinin takımının play-offa kalma umudu var.

Fethiye deplasmanında çok kritik bir maça çıkıyor

AK Parti Milletvekili Hüseyin Özbakır ile İl Başkanı Zeki Tosun, Trabzon'a maça gidiyor.

Referandum çalışmasına dört gün ara veriliyor.

Madem futbolu bu kadar seviyordunuz, gidip Fethiye'de Zonguldakspor'u destekleseydiniz.

Eğer Trabzon'u, Zonguldak'tan çok seviyorsanız, gidip orada siyaset yapsaydınız.

Zonguldak insanının oyuyla oynamasaydınız!

Referandumda, AK Parti açısından sıkıntılı bir sonuç çıkarsa, bu işin faturasının kime çıkacağı belli oldu.

Kimse, kimseyi boşuna kandırmasın.

Öyle Türkalilere gidip, çeşme ziyareti yapmakla referandum çalışması yapılmıyor.

'Duble' denince aklınıza 'yol' mu geliyor, 'rakı' mı?

Bir dostum aradı, "Senin aklına 'duble' denince ne geliyor?" diye sordu.

"Yol geliyor" deyince, "Sen 'Evet'çisin" dedi.

"Peki, senin aklına ne geliyor?" diye sordum.

"Rakı" dedi...

"O zaman sen de 'Hayır'cısın" dedim.

Telefonu kapattıktan sonra düşündüm.

"Duble" denince aklına "rakı" gelen, karınca bacağı içiyorsa ne yapacak?

Kafanız karıştı değil mi?

Yok yok... Durmak yok... Yola devam...

Doktor meselesi...

Devrek Devlet Hastanesi'nden 6 doktorun tayinle gittiğini yazdık.

Meğer 6'sı değil, 3'ü gitmiş! 3'ü de dilekçe vermiş, önümüzdeki günlerde onlar da gidecek!

18 Nisan'da yeni atamalar olacak. En az 4 doktor gelmesi bekleniyor.

AK Parti Zonguldak Milletvekili Özcan Ulupınar, haberlerin doğru olmadığını söylemiş.

Okuduğunu anlamadığı halde hasbelkader bu işin içinde olan kişiler de, "Ulupınar yalanladı" şeklinde haber yapmışlar.

Azıcık araştırsalar, 6 doktorun tayin isteğinde bulunduğunu, 3'ünün gittiğini, 3'ünün de önümüzdeki günlerde gideceğini öğrenebilirlerdi.

Neyse... Özcan Ulupınar'ın açıklamasının ardından öğrendiğim bilgiler bunlar...

Sizinle paylaşmak istedim...

Atatürk'te operasyon...

Atatürk Devlet Hastanesi'ndeki pisliği yazmıştım.

Hastane yöneticileri, pisliği temizlemek yerine, fotoğrafı kimin çektiğini araştırıyorlarmış.

Temizlik personeline çıkışıyorlar.

Yöneticilik, gerçekten yetenek isteyen bir iş!

O hastanede yönetici olsam ve basında böyle bir haber çıksa, temizlik şirketi sahibini çağırır, önce onu yukarıdan aşağıya temizlerdim. Haberi yapan gazeteciyi arar, teşekkür ederdim.

Ama bunlarda bu nezaket nerede!

Şaşkın ördek gibi hep tersten dalıyorlar!