Adı Soyadı: Yaşar Sever
Kızılcapınar Köprüsü´nden geçer. Esnaf onun için partisinden geçer. Ormanlı halkı onu sever.
Çok sert çıkışları vardı. İktidarı topa tutardı. Hizmet etmeyenleri korku sardı. Onun arkasında Ormanlı vardı.
Kafiyeyi bırakalım, konumuza bakalım.
Osman Uludağ.
Ardından Fikret Uzun.
Derken Yaşar Sever.
Ormanlı Belediye Başkanı oldu.
Ormanlı ilk defa umutlandı.
Ereğli´de iken yakından takip ediyordum.
Dik durdu.
Hatta hizmet için diklendi.
Bir kere hizmet alamadığı için istifa etti.
Sonra istifasını geri çekti.
Aradan zaman geçti.
Hizmet bekledi.
Destek istedi.
Olmadı.
Ormanlı´nın yıllardır istediği köprü yapıldı.
Yaşar Sever de köprüyü geçinceye kadar Ak Partili oldu.
Şimdi Ormanlı´da dengeler değişti.
&8216;İktidarın Beldesi&8217;, artık &8216;Muhalefetin Kalesi&8217; görünümünde.
Posbıyık´lı CHP´nin gövde gösterisi bunun bir işareti.
Hatta, Belediye Meclis Üyelerinin, esnafın; Belediye Başkanı&8217;nın arkasında durması da bunun göstergesi.
Şimdi ne olacak?
Ormanlı ile ilgili yorumu, orada halkın nabzını tuttuktan sonra kaleme alacağız.
Ve oraya gidice gözlemleyeceğiz.
Köprüyü geçinceye kadar Ak Partili olan Yaşar Sever&8230;
Kimi sever?
Kim onu sever?
Kimler destekler?
Gazipaşa trafiğini çözmeyelim&8230;
Tarih: 22 Ocak 2009.
Yer: Gazipaşa.
Saat: 17.30.
Konu: Trafik.
Kısa bir süreliğine trafiğe çıkmak zorunda kaldık.
Tabiî ki evdeki hesap Gazipaşa´ya uymadı.
Trafik arap saçı.
Düşündük, taşındık.
Birazcık da kaşındık.
Ama işin içinden çıkamadık.
Derken şehrin büyükleri aklıma geldi.
Makamları olanları,
Makam şoförleri olanları,
Korumaları olanları,
Kırmızı ve prinç plakaları olanları,
Eli kalem tutanları,
Dedikodu yapanları,
Siyasetle uğraşanları,
Her yere Aday olanları
Her şeyi bilen bürokratları,
V.s. düşündüm.
Sonra kararımı verdim.
"Düşünüp kafamı yormayayım, kaşınıp kelimi delmeyeyim, milletin gazına gelmeyeyim" deyip trafik sorununu düşünmekten vazgeçtim.
Bizim Gazipaşa böyle de güzel.
İnsanlar akşam saatlerinde daha bir kaynaşıyor.
Öyle sözler ediyorlar ki birbirlerine, "akraba oluyorlar."
Benimkisi de hüsnü kuruntu.
Halbu ki ortada sorun falan yok. Olaylara nasıl ve nereden baktığınız önemli.
Bunca önemli kişinin bizim sorun zannettiğimiz aksaklığı çözmemesinin nedeni de böyle olabilir.
Sosyal hayatın olmadığı Zonguldak´ta, trafikte insanların kaynaşmasının ve hısım olmasının önü tıkanmamalı.
Böyle olacağına varsın trafiğin önü tıkansın.
Yemeğe yenilmek
Sasani hükümdarlarından Ardşir Babegân, doktoruna, "Bir günde ne kadar yemek yemeli?" diye sordu.
Doktoru; "Üçyüz gram kadar yeter" dedi.
Babegân;
"Bu kadarcık şey insana ne kuvvet verir ki?" diye bunu az buldu.
Doktor, kendisine şu karşılığı verdi:
"Bu kadarı seni taşır. Bundan fazla olursa sen onu taşırsın."