Spor Muhabirimiz Suat Özger´in internet sitemizdeki haberi şöyle;
"Cumhuriyet Halk Partisi´nden Zonguldak Belediye Başkanlığı için Adaylığını koyan İsmail Eşref´in, Zonguldakspor´a sürpriz bir transfer gerçekleştireceği öğrenildi. Sürpriz transfer, bugün saat 16:00´da Zonguldakspor Kulüp Binasında imza atacak"
Bu olay beni geçmiş günlere götürdü.
Akşam ne olduğunu sordum.
Toplantı ilerleyen saatlere ertelenmiş.
Nasıl yani?
Suat melül melül yüzüme bakıyor.
´Ne bilim ağabey ben mi erteledim?´
Sayın Eşref benim bildiğim Zonguldakspor konusunda sabıkalı.
Çünkü görev yaptığı dönemde hep uzak durmayı tercih etmişti.
Nedenleri tartışılır.
Maddi ya da manevi.
Onu, dönemin tanıkları tartışmalı.
Benim bilmediğim konular vardır.
Ama gördüğüm kadarıyla bir tezatlık var.
Sayın Eşref´in şimdi birdenbire bu ilgisi, bu bağlamda biraz endişe verici.
Hani seçildiğinde de aynı ilgisi devam edecekse sorun yok.
Ama etmeyecekse reklâm için futbolcu transferlerine başlamaya da gerek yok.
Şehrin sahibi, Belediye Başkanı&8217;dır.
Öyle olmalıdır.
Sporundan, sanatına.
Yatırımından, üniversitesine.
Karaelmas Gazeteciler Derneği´nin geçmiş yıllarda düzenlediği toplantıda Zonguldakspor için bir araya gelenler hafızalarını yoklasın lütfen.
O gün kimler konuştu?
Kimler TTK´nın sattığı kömürden ton başına bir lira verebilmenin yasal zeminini hazırlayacaktı?
Peki ne oldu?
O dönem Başkan Sayın Secaattin Gonca idi.
Gonca´ya da Zonguldakspor´u fazla sahiplendiği için çok kızdık.
Zonguldakspor üzerinden prim yapacak diye peşin peşin eleştirdik.
Kentin sahibi, kentin kulübünü sahiplenmeyip de ne yapacak?
Başarırsa da başaramazsa da elbette rant hanesine bir şeyler yazılacak.
İyi ya da kötü.
Eşref´in bu çıkışı beni hem şaşırttı, hem mutlu etti.
Hiç dallandırıp budaklandırmayalım.
Perde arkasında ne var bilemiyoruz.
Ama bir yerlerde eksiklik var!
Eşref de değişmiş olabilir!
Önce transferi görelim.
Eşrefspor mu, Zonguldakspor mu anlayalım.
Nurhan Bey çok gergin
DSP İl Başkanı Sayın Nurhan Başoğlu´nu aradım.
´Aday çıkarmıyor musun?´ dememle kükremesi bir oldu.
DSP´nin mutlaka aday çıkaracağını söyledi.
Ama kimi çıkartacağını kendisi de bilmiyor.
Kimseyi çıkaramazsa kendisi çıkacak.
Valla oy potansiyeli düşük olan partilerde bu sorun çok normal. Demokrat Parti de bunlardan biri.
Kimse bu kriz döneminde, kazanamayacağı seçime para yatırmak istemez.
Gündeme gelmek, tanınmak isteyenler belki bu dönemi fırsat olarak görebilir ancak, bu iki parti böylesini de sanırım bulamadı. Zor tabi. Para lazım.
Nurhan Bey´in 22. Dönem Milletvekili Sayın Harun Akın´ı Aday yapma çabası önemliydi.
Ama olmadı.
Karşı çıkanlardan biri de ben oldum.
Bu durum her kesimden destek gören Sayın Akın´ı çok zorda bırakırdı.
Kendisi de zaten teklifi değerlendirip kabul etmedi.
Nurhan Bey´e bir şey olmazdı. Harun Bey´i Aday yapmak ona prim kazandırırdı. Nurhan Bey, Ak Parti´den Aday Adayı olan Vecdi Bayramoğlu´na da teklif etmediğini, sadece niyetini sorduğunu söylüyor. Rektör Bektaş Açıkgöz´den yola çıkarak Eskişehir örneğini verdiğinde yanlış yorumlandığını söyledi. Nurhan Bey kimi çıkartır bilemem. Ama kendisi Aday olmamalı. 25-35 yaş arasında bir genci çıkarmalı.
Meclisi de tecrübeli birkaç isim dışında genç erkek ve bayanlardan oluşturmalı.
Seçimi kaybedebilir. Ama bu çıkış zekice olur.
Gerilmeye gerek yok.
Günün sorusu?
Ne olacak bu gençlerin hali?
Bu mesleksiz ve tembel gençlerin hali ne olacak?
Tembelleştirilen gençlerin hali ne olacak?
Ziyan olup gidecekler mi?
Ne olacak meslek öğrenmek yerine hastane köşelerinde paspasçı, güvenlikçi olarak çalışmak için torpil arayan gençlerin hali?