Papa istedi.
Hıristiyanlar birleşti.
Hedef Osmanlı...
Saldırı hazırlığı var.
Kanuni durumu haber alır.
Orduyu toplama emri verir.
Büyük bir ordu kurulur.
Sefere çıkılır.
Hava sıcak.
Ordu ağır ağır yol alır.
Dar yollardan geçerken zorlanırlar.
Bağlara girmek zorunda kalırlar.
Askerin sıcaktan dudakları çatlamış.
Üzümler salkım-saçak...
- Al beni...
-Ye beni de serinle...
Der gibi...
Askerin iştahını kabartır.
Daha fazla dayanamaz.
Bir salkım üzüm koparır.
Yerine bir kese altın asar.
Birazcık zaman geçer.
Ordu ovaya çıkar.
Mola verir.
O ara bağ sahibi Hıristiyan bir köylü orduya yetişir.
Komutana durumu anlatır.
Bahçesinde hiç zarar yok.
Bir salkım üzüm için bir kese altın ise, çok büyük para...
Komutanın eline-ayağına kapanır.
Bin bir teşekkür eder.
Ancak ne yazık ki, komutan durumdan memnun değildir.
Askerin başkasının malını izinsiz almasını kabullenemiyordu.
Hemen tellal çıkarılır.
Asker aranır.
Bulunur.
Olay padişahın kulağına varır.
Asker derhal ordudan atılır.
Sebep şu...
Kursağında haram lokma bulunan askerin olduğu ordu, zafer kazanamaz.
Hıristiyan köylü, teşekkür için geldiğini söylese de...
Askeri kurtaramaz.
Komutana sorar:
- Parasını çok fazlasıyla vermişti. Neden atıldı?
- Parayı bırakmasaydı, bu ordu zalimler ordusu olurdu.
O zaman kellesi giderdi.
Şimdi sadece seferden men edildi.
[*] [*] [*] [*]
Şimdi bakalım.
Aynayı koyalım karşımıza...
Kendimizden başlayalım.
Bilelim.
Hatta hiç unutmayalım.
Mümin, müminin aynasıdır.
Geldik dünyaya...
Çektik nefesimizi...
Ciğerlerimiz yandı.
Hem ağladık...
Hem de nefes almaya devam ettik.
Sonrası...
Devam etti.
Bu güne geldik.
Şimdi hesap yapıyoruz.
Biz kimiz?
Amacımız nedir?
Kime hizmet ediyoruz?
Kimin askeriyiz?
Manen bakalım.
Varsa vicdanımıza soralım.
Yoksa...
Allah affetsin.
Nefsimize mi çalışıyoruz?
Şeytanın emirleri mi tatlı geliyor?
Ya da onunla ters düşebiliyor muyuz?
Öyle ise "halen ümit var" demektir.
Allah, doğru yola meyledenlerin yardımcısı olsun.
[*] [*] [*] [*]
Madden bakalım.
Ne iş yapıyoruz?
Görevimiz nedir?
Kime çalışıyoruz?
Hangi akla hizmet ediyoruz?
Soruları çoğaltmak mümkün...
Mesele belli.
Doğru yolda mıyız?
Harama giderken değerinden fazla...
Veya başkaca mantıklı yollar mı uyduruyoruz?
Unutmayalım.
Şeytan hep mantıklı sözler fısıldar.
Ancak sonu ateşe çıkar.
"Cehennem dediğin dal odun yoktur.
Her kes ateşini buradan götürür."
Kalın sağlıcakla...