AK Parti Zonguldak Milletvekili Hüseyin Özbakır, İl Başkanı Zeki Tosun ile birlikte Zonguldak Valisi Sayın Ahmet Çınar'ı makamında ziyaret ettiler.
Haftalık görüşmeler yapmışlar. Bunun meyvelerini de yakında toplayacaklarmış.
Sayın Valimiz, meyve yetiştiriyor da bizim mi haberimiz yok?
Ya da önceki Valimiz Sayın Ali Kaban'dan hangi meyveyi istediler de alamadılar, çok merak ettim!
Gerçi Ali Kaban Valimiz, hayvancılığa büyük ilgi duyuyordu!
Manda OSB kurulması için inanılmaz mücadele vermişti!
Tosunları da çok severdi!
Armut mu yetiştirecekler acaba?
Neyse bize düşmez nasıl olsa...
Yoksa AK Parti'nin sonu felaket olur...
AK Parti'yi 2019 yılında yerel yönetimler, Cumhurbaşkanlığı seçimleri ve milletvekilliği seçimleri olmak üzere 3 önemli seçimde başarıya ulaştıracak yeni teşkilat yöneticilerini belirleyecek kıstaslardan bazıları şöyle:
"Kamu kurum ve kuruluşlarıyla iştiraklerinde çalışanlardan parti yönetimine üye seçilmeyecek. Zonguldak'ta bu mümkün mü?
Kamuyla; iş, ihale, taşeron ilişkisi bulunanlar yönetimlerde görev almayacak... Nasıl olacak bu?
Akrabalık, hemşehri grubu ya da herhangi bir mensubiyet ön plana çıkarılmayacak... Bu mümkün mü?
Şaibeye, dedikoduya fırsat verilmeyecek... Partiden dedikodu fışkırıyor...
Coğrafi ve demografik yapıya uygun yönetimler oluşturulacak... Bunu asla yapamazlar...
İl ve İlçe yönetimleri demografik yapıya uygun şekilde oluşturulacak. Bu da mümkün değil..."
AK Parti İl Başkanı Zeki Tosun ve gezdiklerine bakarsanız, ne demek istediğimi anlarsınız.
AK Parti Genel Merkezi, bu kıstaslara bakarak il yönetimi yaparsa, gerçekten bir adalet olur.
Yoksa Zonguldak'ta AK Parti'nin sonu, felaket olur...
Kıssadan Hisse: Yönetim dersi...
Konfüçyüs, bir süre için şehrin yönetiminde görev alır ve yedi gün sadece şehirde olanları izler. Yedinci gün şehirdeki en yüksek memur Shao-Cheng'i görevden alır.
Bu davranış üzerine öğrencileri çok şaşırırlar, yanına giderler ve sorarlar:
"Shao-Cheng bu şehirde hatırlı ve kuvvetli bir adamdı. Şehrin yönetiminin de yetki aldıktan sonra ilk işiniz onu görevden almak oldu. Bildiğimiz kadarıyla bu adam haydutluk, hırsızlık yapmamıştı. Bunu neden yaptınız?"
Konfüçyüs, öğrencilerine neden yaptığını anlattı:
"Dünyada beş ağır suç vardır. Haydutluk ve hırsızlık bunlardan sonra gelirler. Bu beş suç şunlardır:
1. İyi eğitimli ve bilgili olmasını gizlice kendi fırsatları için kullanan...
2. Aşırıya kaçan bir hayat tarzı ile inatçılık...
3. Doğruyu söylemese de insanları yanıltabilen...
4. Sadece olumsuz olaylar ve her şeyin hep kötü yanları hakkında konuşan
5. Yanlış olduğunu bildiği şeyleri sanki doğruymuş gibi gösteren ve destekleyen...
Shao-Cheng'de bunların hepsi vardı. Nereye gitse taraftar topluyor, isyanlar yaratabiliyordu. Aldatıcı fikirlerini parlak konuşmaların arkasına gizleyebiliyordu. Doğruyu ve yanlışı karıştırıyordu. Ben de şehir halkı için üzülmek yerine, halkı bu adamdan kurtarmayı tercih ettim."
Günün Fıkrası: Çukur...
Karadeniz'de köyün birinde bir çukur varmış ve pek çok kişi içine düşüp yaralanıyormuş.
Köyün ileri gelenlerinden 3 kişi toplanmış ve çözüm aramaya başlamışlar.
Birincisi demiş ki:
"Çukurun yanında bir ambulans beklesin ve düşenleri hemen hastaneye yetiştirsin."
İkincisi:
"Çukurun yanına hastane kuralım, düşenlerin yetiştirmesi vakit almaz."
Sıra Temel'e gelmiş:
"Ula kafanız hiç çalışmıyor, bu çukuru kapatalım ve gidip hastanenin yanında bir çukur açalım."
Günün Sözü:
"Genelde diken ekerek gül toplamak istiyoruz, ancak bu yaptığımız, tabiata da aykırıdır."
İbn-i Sina