Zonguldak Kent Konseyi Başkanı ve Şehir Plancıları Odası İl Temsilcisi Yesari Sezgin, sosyal paylaşım sitesinde, “TSO’nun yanındaki alanda İl Özel İdaresi için yapılması düşünülen imar planı değişikliği Kent Konseyimizin gündemindedir” demiş. Takipçilerinin ısrarıyla da, “Konuyu takip edeceğiz, ne gerekiyorsa onu yaparız” buyurmuş. İnşallah, Yesari Sezgin, TSO bahçesine yapılacak, içinde Valiliğin de yer alacağı İl Özel İdare binası işiyle, Sami Aydın’ın işletmeciliğini üstlendiği Memurlar Derneği Lokali gibi takip etmez. Çünkü bizim tanıdığımız Yesari Sezgin, önce kendi menfaatini, sonra kentin menfaatini düşünür. Bakalım, İl Özel İdare binasıyla ilgili nasıl bir yol haritası izleyecek? Kendini değil, kentini düşün Yesari Sezgin…



Göç yolda düzelir…



TBMM’de teskere görüşmelerinde hükümeti topa tutan Kürt partisi, IŞİD, Kobani’ye saldırınca, “Müdahale et” diyor.


Teskereye “evet” dedin mi de şimdi Türkiye’ye “müdahale et” diyorsun ey HDP?


Yine halkı sokağa döktüler. Yine kan gövdeyi götürdü.


Sanki Kobani’den Türkiye’ye göç eden 200 bin Kürt’e, Kürtlerin partisi HDP mi bakıyor? Türkiye bakıyor. Tarihte böyle nankörlük görülmemiştir. “Göç yolda düzelir” diyelim. Sabırla bekleyelim…



Kıssadan Hisse: Nerede sevgi varsa…



Bir kadın, kapıdan dışarı çıktığında, bembeyaz sakallı üç ihtiyarın kendi evinin önünde oturduklarını görür. “Ben sizi hiç tanımıyorum. Ama aç ve susuz olmalısınız. Lütfen içeriye gelin de sizlere bir şeyler ikram edeyim” der.


“Evin erkeği içerde mi?” diye sorar adamlar.


“Hayır, şu an evin dışında” der kadın.


“O evde olmadığı sürece bizim bu eve girmemiz mümkün değil” diye cevap verirler.


Akşam olup kocası eve döndüğünde kadın olanları anlatır.


“Peki, onlara söyleyebilir misin? Ben evdeyim artık, bu eve gelebilirler” der adam.


Kadın, dışarı çıkıp bu kişileri içeri davet eder. Ama bu defa da, “Hepimiz aynı anda içeri girmeyiz” der yaşlı adamlar.


Kadın öğrenmek ister:


“Niye giremezsiniz?”


İhtiyarlardan biri açıklar:


“Onun adı Zengin” der bir arkadaşını göstererek, “Diğeri Başarı, ben ise Sevgi” diye cevaplar.


Sonra ekler:


“Şimdi içeri gir ve kocanla konuş. Hangimizi evinizde istersiniz?”


Kadın, içeri girip söylenenleri kocasına anlatır. Adam duyduklarıyla neşelenerek, “Ne güzel… Madem öyle, Zengin’i içeri çağıralım ve evimizi zenginlikle doldursun” der.


Karısı itiraz eder:


“Canım, niçin Başarı’yı çağırmıyoruz?”


Bu sırada, evin diğer köşesinde bulunan gelinleri konuştuklarını duyar. Koşarak gelir ve kendi fikrini söyler:


“Sevgiyi çağırsak daha iyi olmaz mı? Evimiz sevgiyle dolar!”


“Gelinimizin teklifini dikkate alalım. Dışarı çık ve bizim misafirimiz olması için Sevgi’yi davet et” der adam karısına.


Kadın, dışarı çıkar ve yaşlı adamlara sorar:


“Hanginiz Sevgi idi? Lütfen içeri gel ve misafirimiz ol.”


Sevgi, ayağa kalkar ve eve doğru yürümeye başlar.


Fakat diğer iki yaşlı adam da onu takip ederler.


Kadın, şaşırmış bir halde Zengin ve Başarı’ya sorar:


“Ben sadece Sevgi’yi davet ettim, siz niye geliyorsunuz?”


Zengin ve Başarı, bir ağızdan cevap verirler:


“Eğer Zengin’i ya da Başarı’yı davet etmiş olsaydın, diğer ikisi dışarıda kalırdı. Ama sen Sevgi’yi davet ettin. O nereye giderse, biz de ardından oraya gideriz. Çünkü nerede Sevgi varsa, orada Başarı ve Zenginlik de vardır.”