Zonguldak&[#]8217;ta her şey ters gidiyor.
Sorunlara çözüm arayan da yok.
Saldım çayıra, Mevlam kayıra&[#]8230;
1 Mayıs İşçi Bayramı, Madenci Anıtı&[#]8217;nda kutlandı.
Şehir trafiği altüst oldu.
&[#]8220;Bir grup insan orada eğlenecek&[#]8221; diye, koca bir kent işkence çekti.
Oysa lavuar alanı yıllardır boş.
Geçen yıl orada 10 binlerin katıldığı konserler yapıldı.
1 Mayıs İşçi Bayramı, lavuar alanında yapılabilirdi.
Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) başta olmak üzere etkinliğe katılan tüm sivil toplum örgütleri, lavuar alanını bayram yerine çevirip sabahtan akşama kadar etkinliklerini sürdürebilirlerdi.
Hem de hiç kimseyi rahatsız etmeden.
Trafiği aksatmadan.
Sendikacıları anlıyorum&[#]8230;
Onlar etkinliği kalabalık göstermeye çalışıyorlar.
Lavuar alanında &[#]8220;yok gibi&[#]8221; olacaklarını düşünüyorlar.
Ama lavuar alanında sabahın erken saatlerinde başlayacak etkinlikler düzenlenebilir.
Konserler olabilir.
Sendikalar; etli pilav, döner ya da başka yiyecek-içecek dağıtarak, kendi yediklerini halkımız ve işçi kesimiyle paylaşabilirler.
Siyasi partiler de, böylesi etkinliklere ciddi destek verir.
Ve 1 Mayıs İşçi Bayramı, sadece sol görüşlülerin değil, tüm halkın kutladığı bir bayrama dönüşür.
Zonguldak Valisi Sayın Erol Ayyıldız, Belediye Başkanımız Sayın Muharrem Akdemir ve İl Emniyet Müdürümüz Sayın Metin Seyfi Sazak&[#]8217;a önemli bir görev düşüyor.
Zonguldak&[#]8217;ın miting alanı, lavuar alanı olarak belirlenmeli.
Önümüzde yerel seçimler var.
Sürekli aynı rezaleti yaşamayalım.
Kentin Önünü Tıkamayın&[#]8230;
Kıssadan Hisse: Otistik yürekler&[#]8230;
Otistik çocuklar okulunda rehber öğretmen olarak çalışan birinden yaşanmış olay&[#]8230; Okulda rehber öğretmen olarak çalışan bir öğretmen Musa... Okulun öğrencilerinden bir otistik çocuğun ailesi, bir gün Musa öğretmene dert yanıyor&[#]8230; Çocukları normalde çok su içmesine karşın; 3 aydır ağzına bir damla su koymuyormuş. &[#]8220;Hocam, bize bir şey söylemiyor... Bir de siz sorun&[#]8221; diyorlar. Musa çocukla konuşuyor. Anlaşılıyor ki; bir gün öğretmen sınıfta, &[#]8220;Atatürk ölmedi, yüreğimizde yaşıyor&[#]8221; demiş... Ve küçük çocuk da, &[#]8220;Atatürk boğulmasın&[#]8221; diye, su içmeyi bırakmış... Sırf bu yüzden tam 3 ay boyunca su içmemiş. Ne yapsalar, çocuğu ikna edememişler. Musa, çocuğu yanına çekip, demiş ki: &[#]8220;Biliyor musun, Atatürk çok iyi bir yüzücüdür...&[#]8221;
Bundan sonra, küçük çocuk su içmeye başlamış. Söyleyecek tek kelime bulamadım.
Bilmediğimiz ne yürekler var; ne saf, ne temiz, ne kocaman yürekler... (Alıntıdır)
Günün Fıkrası: Şeytanın dostluğu!
Adam, yerde yazılı bir kâğıt bulmuş, çiğnenmemesi için kıvırıp duvardaki bir deliğe sokmuş... Gece rüyasına şeytan girmiş: "O kâğıtta benim adım yazılıydı. Kâğıdı ayak altında bırakmadın. Ben de şimdi sana bir iyilik edeyim, peşime takıl!"
Birlikte gitmişler, bir kuyunun başında durmuşlar. Şeytan bir ip çıkarmış: "Al bunu beline dola. Seni aşağıya sarkıtacağım. Kuyunun dibi altın dolu, al alabildiğin kadar; ceplerini doldur. Haber ver, seni yukarı çekerim!"
Kuyunun dibi altın doluymuş. Doldurabildiği kadar doldurmuş, yukarıya işaret vermiş. Şeytan ipi çekmiş, ama nafile, biri ayaklarına yapışmış bırakmıyor. Şeytan talimat vermiş: "Sen onun kafasına işe, bırakır!"
Bir, üç, beş bırakmıyor; son bir gayretle bir daha işemiş, karısının dürtmesiyle uyanmış: "Herif herif, yatağı batırdın!"
Adam uyanmış: "Gusura bakma, şeytanın dostluğu bele olur."
Günün sözü:
Alexa&[#]8217;nın tanımadığını ben hiç tanımam&[#]8230;
A.R.T.