Her yıl yazıyoruz.
Kar gelmeden...
Geliyor...
Geldi...
Yaşanan sorunlar.
Çözümler.
Bu yıl kar kendini yaylada gösterdi.
Gelmeden yazalım.
Neler yaşayacağız?
Kar yağacak.
Yollar kapanacak.
Belediyeler konusu ayrı.
Özel İdare her yere yetişemeyecek.
Biz yazacağız.
Şu kadar köy yolu kapandı.
Bu kadarında elektrikler kesildi.
Sonra...
Yollar açıldıkça.
Köyler aydınlandıkça.
Sayıları düşüreceğiz.
Çekilen çile...
Bitecek.
Malum.
Hiçbir zorluk daimi değildir.
Zulüm de öyle.
Mutluluk da öyle.
Bizim ülkemizde uzun yıllar daim olan tek konu var.
O da adaletsizlik.
Ekonomi bile sabit durmuyor.
Enflasyon ibresi...
Çıkıyor.
İniyor.
Alım gücü artıyor.
Eksiliyor.
Bir hareket var.
Sabit olan tek gösterge.
Hukuk alanında, hukuk adına yapılan kuralsızlıklar.
[*] [*] [*] [*]
Kar ile adaletin ne ilgisi var?
Hemen bağlayalım...
Bundan daha iyi günlerimiz de oldu.
O zamanlar da aynı.
Şimdilerde de aynı.
Ota-çöpe para buluyoruz.
Hediyeye...
Uğurlamaya...
Anlamsız projelere paralar buluyoruz.
Danışmanlar çalıştırıyoruz.
Büyük paralar veriyoruz.
Ama danışmıyoruz.
Sanki yakınlarımızı finanse ediyoruz.
Danışmanlık kılıfı altında.
Neyse...
Adaletsizlik.
Diyoruz ki...
Bir yığın bütçeyi çar-çur ediyoruz.
Kar yağıyor.
Yollar açılamıyor.
Halbuki bu bütçeler nüfus oranında...
Yani adil olarak...
Yerleşim birimlerine dağıtılsa.
Örnek...
Önce yolların altyapısı yapılsa.
Sonra kanalları.
Sonra asfaltı.
Sonra bu yolları açabilecek pratik ekipmanlar var.
Bunlar da köylerde bulunan traktörlere hibe edilse.
Yarısı hibe edilse.
Olmadı..
Faizsiz kredi ile verilse.
Kısacası...
Bunlar köylere kazandırılsa.
Herkesin güzergahı ve sorumlu olduğu yollar belirlense.
Kar yağsın.
İstediği kadar yağsın.
Yollarımız kapanmaz.
Mağduriyet olmaz.
Şimdi çalışılmaya başlansa.
Kar yağmadan bu iş çözülür.
Çalışılmayacağına göre...
En azından her sene belirli noktalara bıraktığınız tuzları şimdiden göndermeye başlasanız...
Hatırlatalım dedik...
Biz bildiğimizi yazalım.
Siz de bildiğinizi okumaya devam edin.