Şairin 'Yaş 35 yolun yarısı' dediği zaman dilimini geride bırakalı on yıl oldu.
Hayat erken bindi omuzlarımıza.
Erken olgunlaştırdı.
Daha rakamları öğrenmeden, çay yapmayı...
Satmayı öğrendik.
Masadan bir karış yüksekti boyumuz.
Bir çay bardağını iki elle tutarak, tir tir titreyerek çayı tabağına dökmeden, kesme şekerleri ıslatmadan götürmenin mücadelesini verdik.
Olmadı.
İster tek elle tut, ister iki...
Bardağın içine istediğin kadar bak.
İstediğin kadar küçük adam at.
Hatta ayaklarını yerde sürü.
O çayı tabağa dökmeden götürmek mümkün değil.
Ayakların titrer.
Elin titrer.
İki elin birden titrer.
O çay, tabağa dökülür.
O şekerler ıslanır.
[*][*][*]
Ne zaman cesaretini toplarsın.
Çay bardağını tek eline alırsın.
Kafanı kaldırırsın.
İleri bakarsın.
Elini istediğin kadar salla.
Adımını istediğin kadar büyük at.
Yetmez...
Bir eline birden fazla bardak al.
Yetmedi...
Kollarına diz.
Hatta bardakları üst üste diz.
O el titremez.
O çay dökülmez.
O şekerler ıslanmaz.
[*][*][*]
Nedir bundaki keramet...
Çay taşıma becerisi değil.
Kendine olan güvendir.
Dökülürse dökülsün.
Islanırsa ıslansın şekerler.
Sen kararını vermişsin.
O çay dökülmeden.
O şekerler ıslanmadan.
O hedefe gidilecek.
Kafanı kaldırıp ileri bakmışsan, gerisi seni kesmez.
[*][*][*]
Esasında çay yapmak değilmiş öğrendiğimiz.
Çay satmak...
Servis etmek değilmiş...
Hayatın ta kendisiymiş.
Kazanılan bir liranın hazır bulunan beş liradan daha değerli olduğunu öğrenmişiz.
Emek verdiğimizmiş kıymetli olan.
Bazen tökezlemek.
Düşmek...
Düştüğümüz yerden kalkıp.
Üzerimizi silkeleyip.
Varsa yaralarımız.
Onları sarıp.
Kaldığımız yerden devam etmekmiş.
[*][*][*]
Bize çay bunu öğretmiş.
Biz ne yaptık?
Bizim yaşadıklarımızı çocuklarımız yaşamasın.
Yaşamadılar.
Onun için bizi anlamadılar.
Otobüste yaşlıya yer vermek zor geliyor ona.
Neden?
Onun hakkı...
Her şey ona hak.
Kazanılmış hak.
Harçlık, kılık kıyafet, telefon, tablet, bilgisayar.
Ev, araba...
İstedi, hatta istemeden elinde buldu.
Velhasılı...
Çocuklarınızın karakteri sağlam olsun istiyorsanız, sorumluluk verin.
Ahlak, edep, adalet vesaire...
Onlarla süsleyin...