Fatih Sultan Mehmet, valilere gönderdiği fermanda, "İnsanlara ahiret soruları sormayın!" der.
Buna göre insanlara; dini-imanı, mezhebi-kitabı, Allah'ı-peygamberi sorulmayacaktır. Çünkü bu tür soruları ancak Allah sorar. İnanç, Allah ile kul arasındadır. Ne tüzel, ne de özel kişiler bu konulara giremezler. Bu konulara girmek öte yandan kişileri bir inanca zorlamak anlamına gelir ki, İslam "Dinde zorlama yoktur" diyerek bunu yasaklamıştır.
Peki, Osmanlı valileri insanlara ne türden sorular soracaklar?
"Aç mısın, tok musun, geçinebiliyor musun? Dini gereksinimlerini özgürce yerine getirebiliyor musun? Sağlık ve eğitim hizmeti alabiliyor musun? Yöneticilerden ve devletten yana bir sıkıntın var mı?"
1450'lili yıllarda bile durum böyle...
Geldik 2023'e...
Biz neyle uğraşıyoruz?
Zonguldak Demokrasi Platformu'nun samimiyeti!
Zonguldak Demokrasi Platformu, Zonguldak Belediyesi'nin suya yapmış olduğu yüzde 190,3 fahiş zammın geri alınması yönünde yapacağı girişimler noktasında ilk toplantısını yapmış!
Ve eklemiş:
"Kullanılabilir temiz suya erişimin en doğal insan hakkı olduğu inancıyla hareket eden platform bileşenleri, suyun halka parasız ya da en ucuz şekilde ulaştırılması, yerel yönetimlerin asli görevlerinden biridir. Zamlar, Belediye Meclisi'nde yeniden görüşülerek geri alınmalı. Aksi takdirde halkın çıkarları doğrultusunda konuyu gündemde tutacağız."
Zonguldak Demokrasi Platformu'na sesleniyorum...
Zonguldak Belediyesi, suya yüzde 190,3 zam yaptı.
Zonguldak Belediyesi, metreküpü 3 lira olan suyu yılbaşı itibariyle 9 liraya çıkardı.
Halkı düşündüğünü iddia eden Zonguldak Demokrasi Platformu, 9,90 lira olan suyu yüzde 100 zam ile 19,80 liraya çıkaran Çaycuma Belediyesi'ne ses çıkartmayacak mı?
Zonguldak Belediyesi'nin yaptığı yüzde 190,3'lük zamlı tarife bile Çaycuma Belediyesi'nin bir önceki su fiyatına erişemedi!
Şimdi görelim bakalım sizi...
"Zonguldak CHP Platformu" musunuz?
"Zonguldak Demokrasi Platformu" mu?
Çaycuma, Filyos Çayı'nın kenarında... Suyu en düşük maliyetle konutlara ulaştıran Çaycuma Belediyesi, Türkiye'nin en pahalı suyunu nasıl satıyor?
Kıssadan Hisse: Semerci...
Küçük bir köyün yaşlı semercisi Bekir Usta, gece yarısı ölmüştü. Sabah tüm eşekler köy meydanında toplandılar, sevinçten tepindiler, anırarak oynamaya başladılar.
Yaşlı bir eşek ise, duvar dibinde oturmuş, kara kara düşünüyordu.
Ona geldiler:
- Haberin yok herhalde, semercimiz öldü.
- Ne olmuş öldüyse?
- Artık sırtımız yara-bere olmayacak, özgür olacağız?
- Nasıl bir özgürlükmüş bu?
- Semerci olmayınca artık sırtımıza semer yapılmayacak, kırda-bayırda istediğimiz gibi dolaşacağız?
Yaşlı eşek gülmüş:
- Şaşarım aklınıza... Bugün sevinçle tepineceğinize, aslında yas tutmalısınız. Bekir Usta, iyi-kötü sırtımızın ölçüsünü biliyor, bizi rahatsız etmeyecek semerler yapmaya çalışıyordu. Yarın bir acemi semerci getirirler, sırtınız yaradan kurtulmaz. İyisi mi siz semerciden değil, eşeklikten kurtulmanın yolunu arayın. Eşek kaldıkça, sırtınıza bir semer yapan bulunur?
Günün Fıkrası: Politika...
Çocuk, babasına sorar:
"Baba, politika nedir?"
Baba şöyle der:
"Bak oğlum, ben eve para getiriyorum, öyleyse ben kapitalistim. Annen parayı yönetir, öyleyse o hükümettir. Deden paranın doğru idare edilip edilmediğine dikkat eder, öyleyse o da sendikadır. Hizmetçi kız ise isçi sınıfıdır. Bizlerin ise tek hedefi vardır, senin rahatlığın. Dolayısıyla sen de halksın ve altında bezi ile yatan küçük kardeşin ise gelecektir. Söyle bakalım anlayabildin mi?"
Çocuk, babasının anlattıklarını gece düşüneceğini söyler. Gece yarısı çocuk uyanır. Çünkü küçük kardeşi altını pisletmiştir ve ağlamaktadır. Ne yapacağını bilemeyen çocuk, anne ve babasının yatak odasına gider. Annesi yalnız ve derin bir şekilde uyumaktadır, öyle ki onu uyandıramaz. Hizmetçi kızın odasına gider. Bakar ki babası hizmetçi kızla yatmaktadır. Dedesi de pencereden gizlice onları izlemektedir. Hepsi öyle meşguldürler ki, çocuğun orada olduğunu fark etmezler bile. Çocuk, hiç bir şey yapamadan yatağına geri döner. Ertesi sabah baba, çocuğa kendince politikanın ne olduğunu anlatmasını ister.
Çocuk, başlar anlatmaya...
"Kapitalizm, işçi sınıfını kötüye kullanıyor. Sendika bunu seyrediyor. Bu arada hükümet uyuyor. Halk ise dikkate alınmıyor. Ve gelecek pisliğin içinde yatıyor. İşte politika budur!"