Boru Hatları İle Petrol Taşıma Anonim Şirketi (BOTAŞ), 2021 yılında 17,9 milyar TL zarar etti.
Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD), 2021 yılında 6,6 milyar TL zarar etti.
Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş., 2021 yılında 2,1 milyar TL zarar etti.
Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK), 2021 yılında 1,5 milyar TL zarar etti.
Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü (ÇAYKUR), 2021 yılında 503 milyon 840 bin TL zarar etti.
Posta Telgraf Teşkilatı (PTT), 2021 yılında 387 milyon lira zarar etti.
Zarar açıklayan başka kamu kurumları da olabilir.
Türkiye'nin sanayisine-ekonomisine hayat vermek için 5 bin Zonguldaklı, kömür üretirken hayatını kaybetti.
Üstelik Zonguldak insanı, yeraltına kendi isteğiyle de girmedi!
Devlet, kanun çıkarttı...
Jandarma marifetiyle köylerde yaşayan insanları toprağından kopardı...
Zorla madenci yaptı.
Mükellefiyet dönemlerinde yaşananlar, bir insanlık ayıbıdır.
Bunları konuşmayalım...
Ama şimdi Zonguldak insanını, "devletini zarara sokan bir asalak" gibi göstermeye kimsenin hakkı yok!
Devlet, başka iş kapısı açtı da, Zonguldak insanı zorla maden işçisi olmak istemedi ya...
Nedir bu afra-tafra?
Siz hiç Rize Valisinin ÇAYKUR'un zararından söz ettiğini duydunuz mu?
Rize Valisi, ÇAYKUR'un zararından çay üreticilerini sorumlu tutabilir mi?
Böyle bir şey yapmış olsa, bir gün görevde kalabilir mi?
Rize'de insanlar çay toplarken ölmüyor...
Ama Zonguldak'ta yeraltında kömür üretirken ölüyor.
Hem de öyle-böyle değil...
Kozlu'da 263 işçi birden ölüyor.
Armutçuk'ta 103 işçi birden ölüyor.
Karadon'da 30 işçi birden ölüyor.
Amasra'da 42 işçi birden ölüyor.
Üçer-beşer ölenleri, kaçak ocaklarda gizli-saklı ölenleri saymıyoruz.
Aslında tüm bu eleştiriler; Zonguldak insanına yapılan haksızlıktan, Zonguldak'ın sahipsiz oluşundan kaynaklanıyor.
Zonguldak'ın bakanı yok, Zonguldak insanını savunacak milletvekili yok!
İl başkanı ayrı telden, milletvekili ayrı telden, belediye başkanı ayrı telden çalınca, bürokratlar da ayrı telden çalıyor!
"Kentini değil, kendini düşünen" siyasetçiler ve bürokratlar yüzünden ne hale geldi koca şehir!
Köyünde kara sabanla tarlasını eken, devletten hiçbir beklentisi olmayan insanları silah zoruyla maden ocağına sokacaksınız...
Sonra "Ocaklar sizin yüzünüzden zarar ediyor" diyeceksiniz.
TTK zarar ediyorsa, yeraltında üretim yapan insanlar yüzünden değil, yukarıda oturup siyaset yapanlar ve dedikodu üretenler yüzünden zarar ediyor!
"Liyakat" yerine "hemşehricilik" duygularıyla göreve getirilenler yüzünden zarar ediyor!
27 yıl yeraltında çalışan, kan kusa kusa can veren bir babanın evladı olarak yazıyorum...
Kimse ama hiç kimse, yeraltında çalışan, üretim yapan maden işçilerini TTK'yı zarar ettiren bir unsur olarak gösteremez.
Sistemin verimsizliğinden, zararından Zonguldak insanını sorumlu tutamaz.
Verin TTK'yı özel sektöre...
Bakalım yukarıda oturanları mı tutacak, yeraltında çalışanları mı?
"Sahipsiz" diye kimse Zonguldak insanının üstünde tepinemez!
Ülkeye kömür lazım, haydi Zonguldaklı ocağa...
Ülkeye asker lazım, haydi Zonguldaklı cepheye...
Ne çabuk unuttuk Amasra'da 42 canın yitip gittiğini...
İşin ilginç yanı, yerel basında bize muhalif olan herkes, Vali Mustafa Tutulmaz'ın sözlerinin ne kadar haklı olduğuna değinmiş!
Kimileri tebrik etmiş, yalamış-yutmuş!
Yani bu durum, Yazı İşleri Müdürümüz Öznur Güneş'in haberinin ne kadar doğru olduğunu bir kez daha gösteriyor.
Zonguldak eski Valisi Erdoğan Bektaş, "Sağlık çalışanları kendilerini koruyamadı, bize yük oldular" dediği basın toplantısında en az 20 gazeteci vardı. Haberi sadece Pusula yapmıştı.
Vali Mustafa Tutulmaz'ın TTK'yla ilgili açıklama yaptığı sırada, orada 5-6 gazeteci vardı!
Diğer gazetecilerin bu haberi yapmaması onların sorunu...
Biz, elimizdeki ses kaydına göre haberi yaptık.
Valinin konuşmalarının doğruluğuna ya da yanlışlığına vurgu yapmadık.
Sade ve yalın bir dille haberi verdik.
Doğru yaptığımıza inanıyor; sonuna kadar haberimizin arkasında olduğumuzu bir kez daha yüksek sesle haykırıyoruz.