Geçtiğimiz hafta.
Kızılay ile Jandarma organizasyon yapıyor.
Zonguldak geneli.
Kan bağışı kampanyası.
Hedef bin ünite...
Bin 411 ünite kan topluyorlar.
Organizasyonun Alaplı ayağına şahit olduk.
Kızılay çadırı kurmuş.
Jandarma yanında.
Merkezi bir yer.
Günlerden Çarşamba...
Yani Alaplı'nın pazarı.
En yoğun günü.
Yolda yürürken bir komutan yaklaşıyor.
Çok naif...
Vatandaşa kan vermesi konusunda teklifte bulunuyor.
Böyle bir yaklaşımı normal insanlar asla reddetmez.
Eğer elinde olamayan sebeplerden ötürü kan veremiyorsa da..
İçinde ukde kalır.
Kısacası...
Hedefin yüzde kırk üzerine çıkışın sebebi jandarmanın naif yaklaşımıdır.
Kızılay'ın zaten birincil görevi.
İki güzellik başarıyı getirdi.
Yüreklerinize sağlık güzel insanlar...
Kötü haber...
Ölüm.
Yaralanma.
Cinayet.
İntihar.
Tecavüz.
Trafik kazası.
Böyle özetlemiş okur.
Sonra devam etmiş.
"Bu tür haberler çok yayınlanıyor.
Rahatsız oluyoruz.
Şehrimin güzel haberlerini takip etmek istiyoruz."
[*][*][*]
Biz de rahatsız oluyoruz.
Corona.
Maske.
Yasaklar.
Zamlar.
Her ürünün ateş pahası olması.
Gelirin düşmesi.
Biz de rahatsız oluyoruz.
Özellikle okurun rahatsız olduğu konulardan.
Kim rahatsız olmaz ki.
Tüm bunlar haber.
Görmezden gelinmez.
Gelinemez.
Güzel olaylar da oluyor.
Onlar da yazılıyor.
Ancak, kan ve gözyaşının duygu yoğunluğu yüksektir.
Daha çok akılda kalınır.
Daha derin etki bırakır.
[*][*][*]
Örnek...
Bir ilçeye büyük sera kurulmuş.
Fındık fidanı dikilmiş.
Ağaç dikilmiş.
Kızılay yardım etmiş.
Park yapılmış.
Kimsenin aklında kalmaz.
Kalsa da duygusal etki yapmaz.
Bir şehrin basını...
Ortalaması...
Yayınını...
Politikasını...
Tarzını...
Beğenirsiniz.
Ya da beğenmezsiniz.
Şehrin aynasıdır.
Yerel basın için bu tartışılmaz.
Eğer basında beğenmediğiniz...
Hoşlanmadığınız.
İstemediğiniz haberler varsa.
Yaşadınız şehirde olumsuz işler oluyordur.
Olaya bir de bu açıdan bakalım.