Zonguldak Belediye Başkanı Muharrem Akdemir, Kozlu sahil yolundaki kanalizasyon arıtma tesisinden yayılan kötü kokularla ilgili eleştirileri yanıtlarken, &[#]8220;Tesisin atık suyu içilebilir kalitede&[#]8221; demiş.
Milletin kokusundan rahatsız olduğu tesisin suyunun içilebilir kalitede olduğunu söyleyen Muharrem Akdemir&[#]8217;i alkışlıyor ve en yakın zamanda kameralar önünde o sudan içmesini bekliyoruz.
Bence bizim Başkan da mide yok.
Ya da burnu koku almıyor.
Kendisine Devrek yöresinden bir sözle sesleniyorum:
&[#]8220;Çok iç&[#]8230;&[#]8221;
Daha da bir şey söylemiyorum.
Başkan anlamıştır.
Kentsel dönüşüm yapılacak yerler&[#]8230;
TTK ile TOKİ, Üzülmez&[#]8217;de kentsel dönüşüm yapıyor ya&[#]8230;
Yetmez ki&[#]8230;
Gümüşhane, 102, İncivez, Karaelmas, Asma, Mithatpaşa&[#]8230;
Daha o kadar çok mahallede kentsel dönüşüm gerekiyor ki...
&[#]8220;Ha bu arktan, ha o arka benimdir&[#]8221; diyerek kapatılan hazine arazileri kurtarılmalı, üzerlerindeki gecekondular yıkılmalı, Zonguldak çağdaş bir kent haline getirilmelidir.
Bizler de, &[#]8220;armudun sapı, üzümün çöpü, dayımın hamağı&[#]8221; demeden bu sürece destek vermeliyiz.
Zonguldak&[#]8217;ın daha sağlıklı konutlara ihtiyacı var.
Modern kent olmanın gereği, öncelikle konutlarımızı yenilemeli, köylükten kurtulmalıyız.
Kıssadan Hisse: Yollar ve Ayaklar&[#]8230;
Çok eski zamanlarda, zengin sayılabilecek bir ülkeye hükmeden bir kral vardı. Bir gün, hayatında ilk kez, ülkesinin uzak bölgelerini ziyarete gitti. Sarayına döndüğünde ayaklarının çok acıdığından şikâyet ediyordu. Çünkü hem böyle bir yolculuğa ilk kez çıkmıştı, hem de atından inip de yürümek zorunda kaldığı yollar çok taşlı ve sertti.
Kral, hemen bir ferman çıkarıp halkına ülkenin her tarafındaki yollara deri kaplanmasını emretti. Böyle bir şeyin binlerce ineğin derisine mal olacağı, hem de fazlasıyla pahalıya çıkacağı belliydi.
Kralın bilge danışmanı, huzuruna gelerek ona şöyle seslendi: &[#]8220;Kral hazretleri, neden o kadar gereksiz parayı harcamak zorunda kalasınız? Neden küçük bir deri parçasını kesip kendi ayağınıza sarmıyorsunuz?&[#]8221;
Her nasılsa, o zamana kadar ayakkabıdan haberi olmayan kral önce şaşırdı, ama daha sonra bu fikri beğendi ve kendisine inek derisinden bir ayakkabı yaptırdı.
Sonra da, sıkıntılarından kurtulmak için &[#]8220;ille de sıkıntı kaynağı&[#]8221; diye baktığı şeyleri değiştirmeye çalışmanın beyhude olacağını anladı. Bazı şeyleri değiştirmek mümkün değildi çünkü. Asıl yapılması gereken şey, dünyadan önce kendisini, kendi bakış açısını değiştirmekti. (Alıntı)
Günün Fıkrası: Yapma Temel!
Temel&[#]8217;in çok büyük bir mobilya mağazası vardır. Bir gün bayi toplantısı için Rusya&[#]8217;ya gider. Otelin resepsiyonunda çok güzel Rus kızı ile tanışır. İkisi de birbirlerinin dilini bilmediklerinden Temel kalemi alır, bir taksi resmi çizer deftere. Kız gülümser, başını sallar. Bir taksi tutup şehri birlikte gezerler. Daha sonra Temel, bir restoran ve bir masa çizer deftere. Kız tekrar güler, başını sallar ve güzel bir restorana akşam yemeğine giderler, şampanya içip havyar yerler, dans ederler. Vakit hayli geç olunca kız, eline kalemi alır, deftere 2 kişilik bir yatak çizer, gülümseyerek Temel&[#]8217;e verir. Temel afallar kalır. Sonra da kızı bırakıp oteline döner. Temel, kendisinin mobilya işi yaptığını kızın nasıl anladığını hala çözemez, düşünür durur, durur düşünür!
Günün Sözü:
Elmas nasıl yontulmadan kusursuz olmaz ise; insan da acı çekmeden olgunlaşmaz.
Konfüçyüs