Hayal etmek, fikir ortaya koymak engellenebilecek bir şey değildir. Maddi imkânlar, yönetim anlayışı, bakış açısı ve yönetim tarzı bizim Zonguldak üzerine hayal kurmamızı engelleyemez.

Kaldı ki projenin maliyeti, Zonguldak Belediyesi’ni yönetenlerin bugüne kadar yaptığı bazı verimsiz yatırımlarla kıyaslandığında çok daha ulaşılabilir bir seviyededir. Yaklaşık maliyet, Zonguldak Belediyesi’nin yıllık bütçesinin yüzde 6,06’sına denk gelmektedir.

Projenin bazı bölümleri eksiltilerek veya değiştirilerek, yatırım yıllara yayılarak hayata geçirilebilir. Bir kişi kendi yıllık gelirinin kat kat üzerindeki değerde bir ev satın alabiliyorsa, bir belediyenin de kendi bütçesinin yüzde 6-7’sine karşılık gelen bir projeyi gerçekleştirebileceğini düşünüyorum.

Ürettiğim projeler yalnızca bugüne değil, geleceğe de hitap ediyor.

Görselde yer alan vizyoner taslakta olduğu gibi; 110 bin metrekare, yani 11 hektarlık toplam alana sahip, içerisinde 15 bin metrekarelik yapay göl, botanik ağaçlandırma alanları ve orman patikaları bulunan büyük ölçekli bir rekreasyon projesinin 2026 yılı yaklaşık maliyetinin 180 milyon TL ile 200 milyon TL arasında değişebileceği öngörülmektedir.

Projenin ana unsurları şöyle:

• Yapay göl

• Botanik ağaçlandırma

• Bitkisel peyzaj

• Gölet içi yaşam: Kuğular, ördekler, nilüferler ve su altı canlıları

• Göl çevresinde seyir terasları, gezi parkurları ve ahşap iskeleler

Ayrıca Zonguldak’ın en büyük eksiklerinden biri olan Antik Müze de projeye dâhil edilebilir. TTK’ya ait atıl binalar ile Valilik Köşkü ve çevresindeki alan müze olarak değerlendirilebilir. Valilik Konağı ise farklı bir noktaya taşınabilir.

Projeyi merak edenler için yapay zekâ desteğiyle hazırladığım detaylı sunumda tüm başlıkları ayrı ayrı ele aldım.

PROJENİN ANA MALİYET KALEMLERİ

1. Yapay Göl İnşaatı – 15.000 m²

Tahmini maliyet: 45 milyon TL – 80 milyon TL

Sadece geniş bir çukur kazılması yeterli değildir. Su sızıntısını önlemek için göl tabanında geniş ölçekte geomembran yalıtım malzemeleri kullanılmalıdır. Ayrıca biyolojik veya aktif karbon filtreleme sistemleri, fıskiyeler, devridaim pompaları, göl kenarı tahkimatı, taş duvarlar ve iskeleler bu maliyet kalemine dâhildir.

2. Botanik Ağaçlandırma ve Bitkisel Peyzaj – Yaklaşık 80.000 m²

Tahmini maliyet: 60 milyon TL – 110 milyon TL

“Botanik park” konsepti sıradan bir çimlendirme çalışmasından farklıdır. Yetişkin nitelikli meşe, sedir, sığla gibi ağaçlar ile özel üretim çalılar ve farklı bitki türlerinin kullanılması gerekir. Geniş bir alandaki bitkilerin sağlıklı biçimde yaşatılabilmesi için kurulacak otomatik ve bilgisayar kontrollü sulama altyapısı da bu maliyetin içindedir.

3. Yapısal Peyzaj, Gezi Yolları ve Patikalar

Tahmini maliyet: 35 milyon TL – 65 milyon TL

Orman patikalarının doğal zemin tasarımları, ana yürüyüş ve bisiklet yolları, küptaş, süpürgeli beton veya taş tozu kaplamalar, göl üzerine yapılacak ahşap köprüler, seyir terasları, kamelyalar ve park sınırlarını belirleyecek çevre çitleri bu grupta yer almaktadır.

4. Altyapı, Aydınlatma ve Sosyal Donatılar

Tahmini maliyet: 40 milyon TL – 95 milyon TL

Parkın gece güvenliğini ve estetiğini sağlayacak LED aydınlatma sistemleri, drenaj hatları, idari bina, WC, güvenlik kulübeleri, çocuk oyun alanları, banklar, çöp kovaları, diğer kent mobilyaları ile projelendirme ve zemin etüdü bedelleri bu kaleme dâhildir.

MALİYETİ EN ÇOK ETKİLEYECEK FAKTÖRLER

Arazi Yapısı ve Hafriyat

Projenin yapılacağı arazi Zonguldak’ın genel coğrafyası gibi dik, kayalık veya çok engebeli ise hafriyat, dolgu ve istinat duvarı maliyetleri bütçeyi yüzde 30-40 oranında artırabilir.

Gölün Derinliği ve Tipi

Göletin biyolojik, yani kimyasalsız ve kendi kendini büyük ölçüde temizleyebilecek bir sistemle yapılması ilk yatırım maliyetini artırırken uzun vadede bakım maliyetlerini düşürebilir.

Ağaçların Yaşı

Botanik ağaçlandırmada fidan yerine 10-15 yıllık yetişkin ağaçların tercih edilmesi maliyeti doğrudan artıracaktır.

REVİZE MALİYET ÖNGÖRÜSÜ

110 bin metrekare alanda, 15 bin metrekarelik yapay göle sahip bir botanik park için revize maliyet tablosu şu şekilde değerlendirilebilir:

Yapay göl inşaatı: 50 milyon TL – 75 milyon TL

Bitkisel peyzaj ve botanik düzenleme: 55 milyon TL – 90 milyon TL

Yollar ve yapısal peyzaj: 30 milyon TL – 50 milyon TL

Altyapı ve aydınlatma: 35 milyon TL – 65 milyon TL

Toplam bütçe: Yaklaşık 170 milyon TL – 280 milyon TL

Bu rakam, hafriyat avantajlarının da hesaba katıldığı yaklaşık anahtar teslim bedeli ifade etmektedir.

MEVCUT TEPELER NASIL AVANTAJA ÇEVRİLEBİLİR?

Doğal Seyir Terasları

Yaklaşık 20 metre yükseklikteki doğal tepelere ahşap seyir kuleleri veya çardaklar yerleştirilerek yapay gölü yukarıdan gören güçlü manzara noktaları oluşturulabilir.

Macera Patikaları

Orman patikaları düz güzergâhlar yerine tepe yamaçlarına zikzak, yani serpantin biçiminde yerleştirilebilir. Böylece doğayla iç içe yürüyüş rotaları ortaya çıkarılabilir.

DENİZ SUYU GÖLETE BASILABİLİR Mİ?

Arazinin altının kireç kayalık, yani kalker; üst bölümünün ise doğal toprak yapısında olması ve su kaynağı olarak yaklaşık 50 metre aşağıdaki denizin düşünülmesi projenin mühendislik yaklaşımını önemli ölçüde değiştirmektedir.

Yapay gölün su ihtiyacı denizden kurulacak pompa ve boru hattı sistemiyle teknik olarak karşılanabilir. Ancak bu sistem beraberinde önemli teknik zorunluluklar getirir.

Deniz Suyu Basma Sistemi

Denizden yaklaşık 50 metre dikey yüksekliğe ve parkın içindeki noktaya kadar su taşınması güçlü bir pompa istasyonu gerektirir.

Deniz suyu yüksek oranda korozif olduğu için standart döküm pompalar ve demir borular yerine paslanmaz çelik veya bronz alaşımlı pompalar ile yüksek basınca dayanıklı HDPE boru hatlarının kullanılması gerekir.

Sürekli denizden su basmak yerine göl ilk kez doldurulduktan sonra yalnızca buharlaşma ve su kayıplarını karşılamak amacıyla periyodik takviye yapılması daha ekonomik olur.

Pompa, hat ve kıyı bağlantısı için tahmini ek maliyet: 12 milyon TL – 20 milyon TL.

KİREÇTAŞI ZEMİNİN RİSKLERİ

Kireçtaşı, yani kalker zeminler çatlaklı ve su geçirgen bir yapıya sahip olabilir. Bu nedenle göl tabanında güçlü bir sızdırmazlık sistemi zorunludur.

Yalıtım yeterli olmazsa su, kaya çatlaklarından yer altına sızabilir ve uzun vadede zeminde istenmeyen boşluklar veya çökmeler ortaya çıkabilir.

Bu nedenle göl tabanına killi dolgu, koruyucu keçe ve minimum 1,5-2 milimetre kalınlığında EPDM veya geomembran kaplama uygulanması gerekir.

DENİZ SUYUNUN PEYZAJA ETKİSİ

15 bin metrekarelik gölde tatlı su yerine tuzlu su kullanılması durumunda bütün ekosistem değişir.

Göl çevresinde tatlı su bitkileri yerine tuza ve tuz serpintisine dayanıklı bitkiler tercih edilmelidir.

Biyolojik filtre sistemi de tatlı su göletlerinden farklı şekilde planlanmalıdır.

Bu durumda gölet, klasik bir biyolojik göletten çok şehir içindeki büyük bir tuzlu su lagünü olarak ele alınmalıdır.

TUZLU SU LAGÜNÜ SEÇENEĞİ

Deniz suyu doğrudan gölete basılarak doğal bir lagün ekosistemi oluşturulabilir.

Böyle bir sistem, özellikle kıyı ve göçmen kuşlar açısından önemli bir yaşam alanına dönüşebilir.

Balıkçıllar, yaban ördekleri, karabataklar, bahriler, martılar ve çeşitli kıyı kuşları için çekim noktası oluşturulabilir.

Gölet içinde ise Karadeniz’e uyumlu deniz canlıları yaşatılabilir.

Bu modelin en büyük avantajı, ters osmoz sistemine ihtiyaç duyulmaması ve uzun vadeli işletme maliyetlerinin daha düşük olmasıdır.

TERS OSMOZ İLE TATLI SU SEÇENEĞİ

Deniz suyunun ters osmoz yöntemiyle arıtılarak tatlı suya dönüştürülmesi de teknik olarak mümkündür.

Bu sistem sayesinde kuğuların, ördeklerin, nilüferlerin ve klasik tatlı su bitkilerinin bulunduğu bir şehir parkı oluşturulabilir.

Ancak ters osmoz tesisleri yüksek enerji tüketir ve düzenli bakım gerektirir.

Yaklaşık 15 bin metrekarelik bir gölün su kayıplarını karşılayabilmek için günlük yüzlerce metreküp tatlı su gerekebilir.Tesisin kurulum maliyetinin projeye yaklaşık 12 milyon TL – 18 milyon TL ek yük getirebileceği değerlendirilmektedir.

Bunun yanında membran değişimi, enerji tüketimi ve ortaya çıkan yüksek tuzluluktaki atık suyun yönetimi de sürekli işletme giderleri oluşturur.

DAHA SÜRDÜRÜLEBİLİR ÇÖZÜM: YAĞMUR SUYU HASADI

İnsanların dolaştığı, kuğuların ve nilüferlerin bulunduğu klasik şehir içi rekreasyon parkı için en sürdürülebilir çözüm yağmur suyu hasadı olabilir.

110 bin metrekarelik arazi ve çevresindeki yamaçlardan toplanacak yağmur suları, doğal kot farkları kullanılarak gölete yönlendirilebilir.

Böylece ters osmoz sistemine duyulan ihtiyaç önemli ölçüde azaltılabilir.

Denizden su basma sistemi ise yalnızca çok kurak dönemlerde yedek su kaynağı olarak değerlendirilebilir.

GÖLET İÇİ YAŞAM

Tatlı su ekosistemi oluşturulduğunda kuğular, ördekler, nilüferler ve uygun balık türleriyle zengin bir yaşam alanı kurulabilir.

Gölet ortasına kuğuların ve ördeklerin korunabileceği yapay yuvalama adaları yapılabilir.

Nilüferlerin kök salabilmesi için belirli bölgelerde özel bitkisel toprak havuzları oluşturulabilir.

İNSAN ODAKLI PARK DONATILARI

Göl kenarında ahşap iskeleler ve seyir terasları oluşturulabilir.

Göletin dar noktalarına kemerli ahşap köprüler yapılabilir.

Yürüyüş yolları boyunca salkım söğüt, çınar ve ıhlamur gibi ağaçlarla doğal gölge koridorları oluşturulabilir.

Ailelerin akşam saatlerinde de parkı güvenli şekilde kullanabilmesi için düşük seviyeli LED ambiyans aydınlatmaları tercih edilebilir.

Bakan Vedat Işıkhan’dan AK Parti Zonguldak İl Teşkilatına ziyaret
Bakan Vedat Işıkhan’dan AK Parti Zonguldak İl Teşkilatına ziyaret
İçeriği Görüntüle

KLASİK ŞEHİR PARKI MALİYETİ

Tatlı su göleti yapımı: 60 milyon TL – 85 milyon TL

Botanik ve klasik peyzaj: 50 milyon TL – 80 milyon TL

Yapısal elemanlar: 45 milyon TL – 70 milyon TL

Altyapı ve güvenlik: 35 milyon TL – 55 milyon TL

Toplam yaklaşık maliyet: 190 milyon TL – 290 milyon TL

ANTİK MÜZE PROJEYE DÂHİL EDİLEBİLİR

Fener Mahallesi gibi kentsel sit alanı niteliği taşıyan tarihi bölgelerde atıl durumdaki mevcut yapıların müzeye dönüştürülmesi, “yeniden işlevlendirme” yöntemiyle değerlendirilebilir.

Eski TTK lojmanları, direktör evleri veya benzeri tarihi yapılar kültür ve müze amacıyla yeniden kullanılabilir.

Bu kapsamda Kültür ve Turizm Bakanlığı, ilgili kamu kurumları, Zonguldak Valiliği, belediye ve diğer kurumlar arasında tahsis ve proje süreçleri yürütülebilir.

Tarihi yapılarda rölöve, restitüsyon ve restorasyon projelerinin hazırlanması, ilgili koruma kurullarından gerekli izinlerin alınması gerekir.

FİLYOS ANTİK KENTİ İLE BAĞ KURULABİLİR

Zonguldak’ın en önemli arkeolojik alanlarından biri Filyos’taki Tios Antik Kenti’dir.

Zonguldak merkezinde Maden Müzesi bulunmasına rağmen Roma, Bizans ve Helenistik dönemlere ait eserlerin daha geniş ölçekte sergilenebileceği bir arkeoloji müzesi fikri ayrıca değerlendirilebilir.

Fener Yaşam Park Projesi içinde oluşturulacak müze; park, doğa, tarih ve turizmi tek merkezde buluşturabilir.

AÇIK HAVA MÜZESİ

Müze binasına sığmayacak büyük taş eserler, sütun başlıkları, steller ve uygun arkeolojik unsurlar gerekli izinler doğrultusunda park içindeki özel bir açık hava sergileme alanında değerlendirilebilir.

Böylece ziyaretçiler botanik alanlarda ve göl çevresinde dolaşırken aynı zamanda tarih ile iç içe bir deneyim yaşayabilir.

SOSYAL TESİS VE MÜZE ENTEGRASYONU

Göle bakan bir belediye sosyal tesisi, kafe veya restoran, müze ile parkın ortak kullanım alanlarından biri hâline getirilebilir.

Bu alan hem müze ziyaretçilerine hem de parkı kullanan ailelere hizmet verebilir.

Fener Yaşam Park Projesi; yalnızca bir park değil, yeşil alan, su, tarih, kültür, turizm ve sosyal yaşamı bir araya getiren uzun vadeli bir kent vizyonu olarak ele alınmalıdır.

Hayal kurmadan şehirler değişmez.

Hayati Yılmaz

Zonguldak Tarih

Muhabir: Yeliz Alagöz