Hz. Ali’den sonra siyasi olarak onun hakkıydı halifelik…
Zaman geldi.
Verildi hakkı.
Muaviye başkaldırdı.
Müslümanlar birbirine düşmemeliydi.
Vazgeçti hakkından.
Anlaştılar.
Muaviye’den sonrasını kabul etti.
Gün geldi.
Muaviye geçti, Müslümanların başına…
Ve onu karısına zehirletti.
İşte o kişi; Hz. Hasan’dı.
Günler çok hızlı geçer.
Anlayamazsın.
Göz açıp kapadın.
Bir de baktın kapını çalmış ölüm.
Gidersin.
O da gitti.
Sıra Hz. Hasan’daydı.
O daha önce göçmüştü dedesinin sancağının altına…
O zaman sıra kardeşinde olmalıydı.
Hz. Hüseyin…
Ancak Yezid darbe yaptı.
Kufeliler, Hz. Hüseyin’e mektup yazdı.
O mübarek yola çıktı.
“Çıkma” dediler.
“Kufeliler seni satar” dediler.
“Onlar babanı sattı” dediler.
“Onlar ağabeyini sattı” dediler.
“Ölüme gidiyorsun” dediler.
Tüm bunları biliyordu.
Onları dinledi.
Ve o hiçbir zaman geçerliliğini kaybetmeyen…
Asırlar öncesinden günümüze ışık tutan…
Müthiş sözünü söyledi:
- Bugün ben haksızlığa karşı yürümezsem, kıyamete kadar kimse haksızlığın karşısında durmaz.
Çıktı yola…
Ailesi…
Yakınları…
Yürüdüler…
Çöl sıcaklarına karşı yürüdüler…
Her durağında yanındakilerle sohbet etti.
- Benimle gelmek zorunda değilsiniz.
- Geride çoluk-çocuğunuz var.
- Geri dönebilirsiniz.
- Size darılmam.

Bir kısmı geri döndü.
Kimseye küsmedi.
Yürüdü.
Ta ki “Kerbela”ya kadar.
Bir ordu kesti önünü.
Önce durdular.
Geri dönmesini istediler.
Dönmedi.
Erzakının bitmesini beklediler.
Uzun sürdü.
Onların sabrı tükendi.
Çölde suyunu kestiler.
Yine dönmediler.
Yetmiş küsur kişi…
Karşılarında onlardan onlarca kat daha büyük bir ordu.
Onlar çoluk-çocuk...
Karşılarındakiler donanımlı asker.
Beklediler.
Beklerken, namazlarını Hz. Hüseyin’in arkasında kıldılar.
Namaz bitti.
Karargahlarına döndüler.
Ve gün geldi, çattı.
Baktı ordu az geliyor.
Zaaf gösteriyor.
Yezid büyük bir ordu daha gönderdi.
Ve sonuç.
Bir darbe gerçekleşiyor.
İlk gelen ordunun komutanı Hür…
Hz. Hüseyin’in tarafına geçiyor.
Şehadeti seçiyor.
Diğerleri…
Onlar da Hz. Hüseyin ve ailesini katletmeyi seçiyor.
Ne demek istedik?
Darbeye karşı yürümek…
Hz. Hüseyin’in yolundan gitmektir.
Yola yanlış çıkabilirsiniz.
Önemli olan seçim zamanı geldiğinde doğru yolu bulup “Hür” olabilmektir.
“Hür” ölebilmektir.