Çok önemli günlerden geçiyoruz.
Ve bu süreçte hepimize düşen görev, ülkemiz ve geleceğimiz adına sağduyulu olmak.
İnanmak istediklerimizi değil, inanmak istemediklerimizle de yüzleşmek.
Demokrasiyi kendimiz için değil, bizim gibi düşünmeyenler için de istemek.
Tüm çelişkiler içinde, tüm hatalara, yanlışlara karşın iktidar karşıtlığı ile darbe karşıtlığını ayırmak.
Sormak, soruşturmak, ama karar vermek için acele etmemek.
Bu bağlamda endişeler, korkularla harmanlanırken, linç kültürünü, öfkeyi körüklememek gerekiyor.
Ve ne yazık ki, kim olursa olsun, hangi kanatta olursa olsun, ülke yanarken saçını tarayanları görmek bizi üzüyor.
[*] [*] [*] [*]
Belki daha sağduyu olmamıza, olayları daha geniş açıdan görmemize katkısı olacağını düşünerek, Banu Avarın yazısını paylaşıyorum
Uzun gelebilir.
Ama okuyun.
Mutlaka okuyun.
Özellikle de aklı duygularının gölgesinde kalanlar daha iyi okusun!
[*] [*] [*] [*]
Bu gibi travmalardan 3 vakit sonra kaleme sarılanlar ekranları dolduranlar olabilir. Ben onlardan değilim!
61 yaşındayım ve 1960 darbesinde çok küçük yaş da olsam da hafızamda biriktirdiklerim var.
71i tam anlamıyla yaşadım!
1980de hayatımız durdu!
Sonrasında ordu ve millete yapılmış Ergenekon darbesine kadar irili ufaklı darbeleri yüz yüze yaşayanlardan biriyim.
[*] [*] [*] [*]
Bugün komplo teorisi gibi ne olduğu meçhul bir suçlamanın ardına sığınıp, komploları perdeleyenlere inat, gazetecinin bilgi toplayarak durumu anlama/anlatma görevini 43 yıldır yapmaya çalışıyorum.
Öncelikle 15 Temmuzda sahneye konanlar, başımızdakilerin sahneye koyacağı boyutta değildir!
Bundan en iyi yararlananlar onlar olsa bile, daha büyük senaristlerin kalemi ayan beyan görülmektedir.
[*] [*] [*] [*]
Komplocu!
Karar ve uygulama ise dışarının yönlendiriciliğindedir.
Oyun kurucu onlardır. .
Piyonlar verilen görevi yaparlar.
Bazen bu görevi bilmeden yaparlar.
Görevleri bittiği zaman kendileri de biter!
Bu oyunun sonunda kazandı zannedilenlere sıra 2nci perdede gelir.
Onlar da bir süre sonra kafalarına inen balyozun altında ezilir.
1960, 1971, 1980, 1997de 2007de yaşadıklarımızın sonuçları bunlara örnektir. Malum sosyal olayların sağlaması Tarih Laboratuvarında yapılır.
[*] [*] [*] [*]
Bilinen kadarıyla darbelerin tümü sabaha karşı ortalıkta kimse yokken gerçekleşmiş millet sabah kalktığında radyo ve televizyonlardan kahramanlık türküleri arasında muhtıra dinlemiştir.
Bu öyle olmadı.
Bir Cuma akşamı en kalabalık saatte Boğaz Köprüleri kapandı, Ankara ve İstanbul semalarında F-16lar korkutucu alçaklıkta uçmaya başladı.
Saat 22.30dan itibaren televize darbeyi izlemeye başladık.
Aynı anda dışardaki belli başlı düşünce kuruluşlarının (istihbari merkezler) yayınlarını takip ettik.
Gelişmeleri, Türkiyedeki medyalardan önce veriyorlardı.
[*] [*] [*] [*]
İlginç bir ayrıntı
Ankaradaki ABD Büyükelçiliği 15 Temmuz saat 18.37de vatandaşlarına acil uyarı yolladı: Ankarada silah sesleri duyuldu. İstanbulda köprüler kapatıldı.
Oysa olaylar bu uyarıdan 4 saat sonra gerçekleşmişti!
[*] [*] [*] [*]
Türk Silahlı Kuvvetleri içinden birileri, öncüleri belli olmayan bir grup bu senaryonun piyonlarıydı.
Ve bu açılış sekansından hemen sonra AKP ipleri ele almış gibi görünüyordu.
Tüm özel televizyonlar gece boyu halkı galeyana getiren meydanlara çağıran seslere yer verildi.
Spikerlerin parmakları arasında duran cep telefonları ekranlarında Cumhurbaşkanının yüzü vardı.
Efendilerinin emrinde Yurtta Sulh Konseyi diye TRT spikerine, BM NATO ve tüm kurumlara anlaşmalara sadığız cümleli bildiri okutuldu. Sonra TRT stüdyolarını halk bastı, spikeri kurtardı
CNN ikinci mağdur ekran oldu.
[*] [*] [*] [*]
Polis ile asker karşı karşıya gelmiş sonuçta 208 vatan evladı, birkaç saat içinde toprağa düşmüştü.
Meydanlar insan doluydu.
Ekranlarda vurun kahpeye görüntüleri vardı.
Yerde yatan üstü çıplak Mehmetçikler vardı.
Karakollarda dayak yiyen Mehmetçik videoları vardı
Daha kötülerden söz etmek istemiyorum. Bu da başka birilerinin ekmeğine yağ sürüyor!
[*] [*] [*] [*]
Ekranlardaki görüntülere ilk baktığımda aklıma Saddamın heykelini indiren Iraklılar senaryosu geldi.
Ünlü reklam şirketi Hill and Knowlton, Irak-Kuveyt senaryosunu 10 milyon Dolara yazdığını ve ABD kongresinden Irak meydanlarına, Saddamcı askerlerin linç görüntülerinden Amerikan askerlerini Amerikan bayraklarıyla karşılayan Iraklılara, Libyada Kaddafinin tozlar içinde cansız bedeninin sürüklenmesine kadar tüm figürasyonu ayarladığını belgeleriyle açıklamıştı!
[*] [*] [*] [*]
Genelkurmay Başkanı hırpalanmış bir şekilde ceketsiz, bitkin vaziyette helikopterden inerken ekranlara yansıdı.
Koca TSKnın komutanı emir eri ve özel kalemi tarafından derdest edilmişti!
Gölbaşında onlarca polisin öldürüldüğü haberi yayıldı.
Emniyet Terörle Mücadele Daire Başkanı Turgut Aslan kafasından vurulmuş halde bulundu.
[*] [*] [*] [*]
Ertesi gün Mecliste 1inci perdeyi muzaffer kapatanlar, bin 500'den fazla Türk Silahlı Kuvvetler mensubunu Fethullahçı darbeye bulaşma suçuyla tutukladılar.
Bunlar içinde büyük çoğunluğu terörle mücadele eden bölgelerde önemli komutanlıklardalar.
Adalet Bakanı 6 bin gözaltı olduğunu açıklıyor.
Aralarında hakim, savcı ve polisler var.
Senaryosu Atlantik ötesinde yazılmış, bilerek ve bilmeyerek rol alanların iç içe olduğu bir darbemsi şey yaşadık..
Sonuç: orduya ve milletin algısına balyoz indi.
[*] [*] [*] [*]
1- Demek ki darbelerin sonu gelmemişti. Her an her şey olabilir modunda yaşayacaktık. Korkunun krallığında
2- Ordu içinde hain kaynamaktaydı. Hainler cezalandırılacak
3- Tüm güvenlik güçleri çaresiz algısı yayıldı.
4- PKK ile mücadele eden, şehit düşen Mehmetçikin halk gözü ve gönlündeki yeri ile oynandı.
5- Batı basını Türklerin IŞİD sloganlarıyla meydanlara indiği gösterildi, Türk milletinin IŞİDe yakınlığı algısını yayıldı.
ABD Savaş Bölümü Enstitüsünden Jennifer Cafarella olaylardan hemen sonra, meydanlar Allahu Ekber diye inlerken, Bu yarım darbe sonrası Erdoğan, zaten çok gönüllü olmadığı IŞİD ile savaşta iyice yan çizmeye başlayacaktır yorumunu yaptı.
6- Herkes F tipi diye yaftalanabilir ve hayatı kararabilirdi.
Oysa Fethullah figürü 2010a kadar AKP müttefiki ve CIA korumasındaki ılımlı İslamcı imamdı.
Bu olayla beraber muhafazakar kesim arasında da geçmişi hatırlayan muhbir vatandaş korkusu yayıldı..
Amerikan düşünce (!) kuruluşları ilerde muhafazakarlar arasında kanlı çatışmalar olabileceğini ve bunda Fethullah cemaatiyle AKPli karşıtlığının rol oynayacağını yazıp çiziyor.
7- Ve PKK ile mücadele eden en önemli komuta kademeleri şu an başsız. Doğu ve Güneydoğudaki TSK mevzileri harmanlanıyor.
Bu durumda terörle mücadele nasıl ilerleyecek?
ABDnin Suriye-Türkiye arasında açmak istediği Kürt Koridoru oldubitti ile açılacak mı?
Bu durum Türkiyede, Güneydoğuda nelere yol açar?
[*] [*] [*] [*]
Küresel çete yayın organları Foreign Policy, Atlantic Council Ortadoğu Masası, İngiliz istihbaratı basını, Pentagon yayın organları, Henri Barkey, Graham Fuller, Steven Cook, Aaron Stein ve benzer istihbarat elemanlarının yorumları 2 gündür nete yağıyor...
CFR (Dış İlişkiler Konseyi yayın organı Foreign Policyde yeralan makalesinde Ortadoğu uzmanı Aaron Steinın şu cümleleri gözdağı cümleleriydi:
Sadece Hükümet değil, Ordu da istikrardan uzak.
Ve bu, bir NATO üyesi ülke için daha çok bölünmeye, çatışmaya ve istikrarsızlığa yol açar.
[*] [*] [*] [*]
Türkiyede sık sık boy gösteren ve Sarayda ala vala ile ağırlanan CFR uzmanlarından Steven Cook:
Ve Fethullahın kefalet kağıdını imzalayan CIA uzmanı Graham Fuller dün yayınlanan Türkiyenin kaybet kaybet Darbe Durumu Turkeys Lose-Lose Coup Situation başlıklı makalesinde, Yakında görülecek ki bu olay Türkiyedeki herkes için bir kaybet kaybet olayıdır. Ordu da millet de derin bir şekilde bölünmüş olacaktır. Darbe geleneği hortlamıştır. Geniş bir sivil çatışma ortamı muhtemelen yakında bir askeri müdahaleyi gerekli kılacaktır diye yazdı.
[*] [*] [*] [*]
Senaryo, Irak ve Afganistana el koymak için kendi kulelerini patlatan bir aklın eseri gibi.
İkiz kulelerde suçlu El Kaide ve Bin Ladindi.
Müslüman coğrafyada cadı avı başlatan hamleydi.
11 Eylül kitabı yazarı Tarpley hatırlayın ne demişti:
Düşman algısı olmadan oligarşik düzen kurulamaz!
Terörle savaş diyenler finans baronları.
Bu elitler korku olmadan sosyal ve ekonomik ilişkileri toplumlara dayatamazlar!
[*] [*] [*] [*]
Birileri bu senaryodan önceden haberdardı.
Mart 2016dan beri Batılı kaynaklar Türkiyede darbe diye kampana çalıyor!
2 yıldır da mevcut iktidarın kullanım süresinin bittiğini yazıp çiziyor. Çözüm sürecini kesintiye uğratarak ABD müttefiki PYD ve PKK ile mücadele eden orduya ateş püskürüyor.
Erdoğan son kartlarını açtı.. Bölgesel güçlerle görüşmelere başladı, Gelecek hafta ABDdeki NATO toplantısına üst düzey subaylar gidecek.
Ve dün Amerika ile yeniden model ortak olmak istediği yönünde mesaj iletti.
Amerikadan ise sıcak bir karşılık yok düşünce (!) kuruluşu adı altındaki istihbarat teşkilatlarının uzmanlarının makale ve analizleri ilişkilerin kaosa bırakılacağı yönünde
Özellikle Graham Fuller yazısına bu gözle bakılmalı.
[*] [*] [*] [*]
Bu restleşmede ekranlara yansıyan ayağa kurşun sıkılır cinsten haberler kan donduruyor..
Bu yazıyı yazarken Cumhurbaşkanı baş danışmanı Şeref Malkoçun videosu düştü ekranlara
Oyunda hazırlıklar yapılmıştı.
İçte ve dışta tepedekiler pazarlık ve restleşme içindeler.
Oyunun ilk perdesi bitiyor. Bir süreç içinde 2nci perde açılacak. Allah meczuplara fırsat vermesin.
Türk milletinin yüce itidaline güveniyoruz!
[*] [*] [*] [*]
Başta söylemiştim.
Hayatımız askeri darbe tarihine paralel geçti.
Bugüne kadar yaşadığımız darbelerin tümünde darbeciler Küresel Çeteye bağlıydılar ve bunu muhtıralarında dile getirmişlerdi.
Gençler ve bunları yüz yüze yaşamamış olanlar için kısa bir hatırlatma:
27 Mayıs 1960da Albay Alpaslan Türkeş, Askeri idarenin ittifak ve taahhütlere sadık ve NATO ve CENTOya bağlı olduklarını ifade eden bildirisini okumuş.
General Cemal Madanoğlu darbeden 28 yıl sonra CIAnin işin tam ortasında olduğunu itiraf etmişti.
Darbeden 2 ay sonra Türk Silahlı Kuvvetlerinden 235 general ve 5 bin subay emekli edilmiş, Ordunun kanadı kırılmıştı. İntiharlar ve idamlarla halk büyük travma yaşamıştı.
[*] [*] [*] [*]
12 Mart 1971de Ordu darbe yapmış hükümet tasfiye edilmişti.
Nihat Erim, darbenin Başbakanı, yardımcısı kan emici Dünya Bankasından getirtilen Atilla Karaosmanoğluydu.
İki yıl içinde Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan Hüseyin İnan idam edildi ve binlerce insan, sıkıyönetim askeri mahkemelerinde yargılanacak.
10 binden fazla kişi gözaltına alınacak, evlerde dergi ve gazeteler aranacak, kitaplar toplatılıp yasaklanacak siyasal parti ve sendikalar kapatılacak, aydınların dışarı göçü başlayacaktı.
Birçok kişi işkence sonucu ölmüş ve sakatlanmıştı. Benim gençliğim bu travma ile geçti.
[*] [*] [*] [*]
12 Eylül 1980 sabahı sokağa çıktığımda Selamiçeşmede sokağın köşesindeki asker Evine dön, darbe yaptık demişti.
The General, Kenan Evren Süleyman Demirel hükümetini devirmişti.
Ardından Bülent Ulusu hükümeti kurulmuş ve IMFnin Turgut Özalı iş başına gelmişti.
Borçlanmada sınır tanımayacaklardı.
Darbe sonrası 1 milyon 683 bin kişi fişlenmiş, 230 bin kişi yargılanmış, 7 bin kişi için idam cezası istenmiş, 517 kişiye idam cezası verilmişti. Bunlardan 50 kişi idam edilmişti.
30 bin kişi sakıncalı olduğu için işten atılmış, 14 bin kişi yurttaşlıktan çıkarılmıştı.
171 kişinin işkenceden öldüğü belgelenmiş, cezaevlerinde toplam 299 kişi yaşamını yitirmişti.
Türk milleti bir daha bu kadar büyük bir travma görmeyeceğini zannetti. Oysa kılavuzu Batı olanın burnu pislikten çıkamazdı ki