Taksim’deki Gezi kalkışmasında çapulcuların yaptığını unutmadı bu millet…

“Mesele ağaç değil, sen hala anlamadın mı?” diyerek sokaklara çıkan insanlar; ev, araba, cam, çerçeve ne varsa yakıp-yıktılar, işyerlerini yağmaladılar.
Demokratik bir talep, çevre duyarlılığı gerekçesiyle ülkeyi yangın yerine çeviren çapulcu sürüsü, üçüncü köprüye, yeni havaalanına da karşı çıkıyordu.

Asker içindeki Fethullahçı yapılanmanın 15 Temmuz 2016 Cuma gecesi başlattığı darbe girişiminde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan halkı sokağa çağırdı.

Hava karardıktan sonra yaşadıkları kentlerin meydanlarına çıkan insanların hiçbir taşkınlığı olmadı.

Boğaz Köprüsü’nde bir grup gencin, erlerin kafasını kestiği iddiaları yayıldı.

Amaç; direnişi kırmak, darbeye üstü örtülü destek vermekti.

Darbecilerin öldürdüğü onlarca insan var.

Bir teki için bile duyarlılık gösterilmedi.

Camiden ezan ve sela okunmasından rahatsız olan bir toplumda yaşıyoruz artık.

Şunu da gördük. Tayyip düşmanlığı, demokrasi düşmanlığına dönüşmüş.

Tayyip gitsin de, nasıl giderse gitsin.

Diyorum ki:
Mesele Tayyip değil, sen hala anlamadın mı?

Mesele, Türkiye Cumhuriyeti…

Mesele, Misak-ı Milli…

Mesele, Türk halkı…

Mesele, İslam…

Zonguldak’ta tank var mı?

Hani darbeciler, Ankara ve İstanbul’da tanklarla meydanlara çıktı ya…

Hani köprüleri tuttu ya…

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni kuşattı ya…

Ben de merak ettim, birini arayıp sordum:

“Zonguldak’ta tank var mı?”

Durdu, durdu yanıt verdi:

“Tankı bilmiyorum, ama çok top var!”

Ülkeyi allak-bullak eden darbe girişimi nedeniyle yıpranan sinirlerimize iyi geldi bu espri…

İstanbul ve Ankara’da o tankların ne kadar hızlı gittiklerini gördüm.

Açık ve net söylüyorum, o tanklar, Zonguldak’ta o kadar hızlı gidemez.

Çünkü bizim şehir içi yollarımız o kadar kötü ki, tankın anası bellenir.

Paleti kırılır… Kesin arıza yapardı.

Kafası kızan darbeciler, Zonguldak Belediyesi’ni kesinlikle tanklarla top ateşine tutardı.

Yanlışlıkla Fevkani Köprüsü’nü yıkıp, kentin önünü açarlardı.

Darbenin Zonguldak Belediye Başkanı kim olurdu?

15 Temmuz 2016 Cuma gecesi gerçekleşen darbe girişimi başarılı olsaydı, Zonguldak Belediye Başkanı kim olurdu?

Muharrem Akdemir Hocamızı o görevde tutacaklarını sanmıyorum.

Daha sert bir isim gelirdi, o koltuğa...

Bakın bakalım belediye başkanlarına…

O koltuğa en yakın isim kim olurdu?

Bence olsa olsa Kilimli Belediye Başkanı Ali Aslankılıç olurdu.

Aslında Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı da çok daha iyi yapardı bu işi…

Ne de olsa Yüksek Mühendis…

Zihni sinir projeleriyle Sıkıyönetim Komutanını bile şaşkına çevirirdi!

Çaycuma Köprüsü’ne tankları dizer, namlularına çiçek dikerdi!

Aklınızdan Secaattin Gonca geçiyor, biliyorum.

Ama o yapamazdı.

Askerlerle, “İkimiz de atandık, ama benim dediğim olacak. Çünkü ben daha önce seçilmiştim” diye kavga ederdi!

Darbenin Emniyet Müdürü kim olurdu?

15 Temmuz 2016 Cuma gecesi gerçekleşen darbe girişimi başarılı olsaydı, Zonguldak Emniyet Müdürü kim olurdu?

Sıkıyönetim halinde Emniyet Müdürü olur mu?

Bunu bilmiyoruz.

Ama 15 Temmuz öncesinde kente gelip birkaç gün kalan ve önemli görüşmeler yapan eski Emniyet Müdürü Metin Seyfi Sazak geliyor, benim aklıma…

Üstelik Radartepe’de Kilimli Belediye Başkanı Ali Aslankılıç ile de buluşmuş.

Eski Özel Kalem Müdürü ve Kilimli eski Karakol Amiri Sadettin Tospatlıoğlu da var.

Niyetimiz, niyet okumak değil.

Sadece aklımız karıştı.