Geçenlerde internet sitemizde karısı evi terk eden belediye başkanından söz etmiştik.
Başkanın alkol alması, eve geç gitmesi ve eşine şiddet uygulamasını içeren bir haberdi.
Hafta boyunca konuşuldu, bu haber
Magazin haberi, özel hayat tartışmalarına girmeden şunu söylemek istiyorum:
Meğer aile huzuru bozuk olan ne çok belediye başkanımız varmış.
Herkesin ilk aklına gelen isim değildi, bu başkan
Hani derler ya, Adım çıkacağına canım çıksın diye
Huzursuzluğun daha çok ilçe belediye başkanlarında olduğu ortaya çıkmış oldu.
İki ilçe belediye başkanıyla ilgili de aynı sorun uzun süredir yaşanıyormuş!
Hele bir belde belediye başkanı var ki!
Karısı iki yıldır oğlunun evinde kalıyormuş!
İstanbula fazla kaçan atmacanın eşi de geçenlerde isyan bayrağını çekmiş!
Sarışın berber tıraşı kesmiş!
Belediye başkanları için boşuna mı "Şehrül-Emin" deniyor?
Nedir Şehrül-Emin? Şehrin emin kişisi, emin insan
Eviyle barışık olmayan insan, kendiyle nasıl barışık olur?
Kendiyle barışık olmayan insan, kentiyle nasıl barışık olur?
Kentiyle barışık olmayan insan, nasıl başarılı olur?
Yüksek başkan sen de dikkat et!
Bir kadeh rakının hatırı vardır!
Rahvan git!
Biliyorsun, hızlı giden atın nalı seyrek düşer!
Kasa başı habercilik!
Her gün hakkımda çıkartılan dedikoduları duymaktan artık keyif almaya başladım.
Size son bombayı anlatayım.
Bir ilçe belediye başkanı, bana 70 bin lira vermiş.
Ve 70 bin lirayı verirken görüntümü çekmiş.
Bunu duyunca ne tepki vermem lazım, bilemedim!
İlk tepkim: Rakam fena değil!
İkinci tepkim: İyi de, başkanla hiç görüşmedik!
Üçüncü tepkim: Acaba biri benim adıma 70 bin lirayı cebine mi indirdi?
Dördüncü tepkim: Para değil de 70 bin liralık bir şey mi? Araba mı, 1+1 daire mi?
Beşinci tepkim: Eskiden masa başı habercilik vardı, şimdi kasa başı habercilik yapılıyor. Millet ne verdiğini gizlemek için bizim ne aldığımızı konuşuyor!
Güzel bayanın görevli olduğu ilçe ile çapkın başkanımızın görev yaptığı ilçe arasında bir ilçe daha var!
O kadar yakın yani!
Orta yaştaki güzel bayan, partili belediye başkanından randevu alıp, ilçeye gider.
Görüşme çok sıcak geçer.
Bayan, Başkanım, ben çalışmak istiyorum. Beni belediyenizde işe koyar mısınız? diye sorar.
Başkan çok şaşırır. Belediyeye koyamam, ama taşerona ya da şirkete koyabiliriz der.
Kadın, Belediyeye koyarsanız, beni çok mutlu edersiniz der.
Başkan, Şirkete de koysak, taşerona da koysak, ben sizi mutlu ederim der.
Mutlu mutlu ayrılırlar.
Bir süre sonra ilçede bu dedikodu yayılır.
Herkes birbirine sorar:
Başkan kadını işe koydu mu? Koyduysa, belediyeye mi koydu, taşerona mı koydu? Yoksa şirkete mi koydu?
Sonra araştırmalar başlar.
Başkan, belediyeye koymamış.
Şirket belli değil!
Çünkü şirkete işe alıp, ortalıkta hiç görünmeyen başka güzeller de varmış!
Bir de belediyeye iş yapan şirkete koyma meselesi var!
Onu da sonra anlatırım!