Günlerden Çarşambaydı, ofise geçtik.
Gelen bilgileri panoya iliştirdik.
Yarın 11.00de iki toplantı olduğunu öğrendik.
İkiye bölünecektik.
Birazımız Ereğli Belediyesine gidecektik.
Azımız Ereğli Müftülüğüne gidecektik.
Haberin ikisini de verecektik.
Müftülük toplantısının 13.30a ertelendiğini öğrenince sevindik.
Bölünmeyecektik.
Perşembenin gelişini Çarşambadan bekledik.
Önce belediyeye gittik.
Toplantı salonuna girdik.
Koltuklara dizildik.
Sinevizyon izledik.
Belediye Başkanı Sayın Hüseyin Uysalı dinledik.
O anlattı, 2 yılda yapılanları öğrendik.
Sonra pide yemeye gittik.
Yanında ayran içtik.
Necati Günay ile kısa sohbet ettik.
Kutlu Doğum Haftasında aş dağıtacağını öğrendik.
Beldelerde de yapmasını önerdik.
Fikrimizi beğendiremedik.
Arkadaşlara veda ettik.
Müftülüğe geçtik.
Biraz arkadaşları bekledik.
Ereğli Müftüsü Recai Albayrakın açıklamasını dinledik.
Davetiyeyi inceledik.
Mesajı çok beğendik;
İnsanlığı yüceltmek için gelin birlik olalım
İnsanlığı yaşatmak için gelin birlik olalım
Müthiş bir slogan, çok önemsedik.
Müftü Bey, umreye gitmiş, zemzem içtik.
Hurma yedik.
O da yetmedi, bir çanta dolusu hediye aldık.
Sonra ofise gelip haberleri merkeze geçtik.
Başlık attık, Gelin birlik olalım dedik.
Allah birlikteliğimizi hayırlı, uğurlu etsin.
İmamlar birlik olursa, camiler gülistan olur
Kısacık ömrünün 61 aylık bölümünde vekil imamlık yapmak nasip oldu.
Akköy Köyü Muhtarlığında
Biz resmi olarak böyle diyoruz.
Ancak İbrahimci Mahallesi bizim orada, başka bir köy gibi anılır.
Köy merkezine 7 kilometre
Arabayla yarım saatte gidilir.
Karavuz Köyünde
Gümeli beldesinde
Alaplıda, Ereğlide
Hatta Zonguldak Merkeze, Devreke kadar uzandık.
Sakaryadan bile davet aldık.
Gidemedik.
Görev süresince kadro almak için sınavlara girdik.
Mülakatları geçebilmek için torpil(!) yaptık.
Başaramadık.
Badem bıyıklı komisyonlara derdimizi anlatamadık.
Çok basit sorular sordular.
Duaları okuyamadık.
Yüce Mevla nasip etmedi, kadro alamadık.
Sınavlara aylarca hazırlandık.
Allah varken, kullardan yardım aradık.
Bundan başka yaptığımız hiçbir şeyden pişman olmadık.
Kendimize pilot konular ayarladık.
Birlik-beraberlik, sıla-ı rahim, eğitim, ahlak, iman, ibadet not aldık.
Hepsine farklı kaynaklardan çalıştık.
Duruma, ortama göre anlattık.
Büyükleri bilmem amma, gençlerle, çocuklarla aynı frekansı yakaladık.
Bir olduk, iri olduk, diri kaldık.
Sonuç; Kutlu Doğum Haftasına gelince
Konu birlik; Belediye, Müftülüğe destek vermiş. Açıklamayı; Müftü Bey ile Başkan Bey birlikte yapmadı.
Konu birlik; zamandan şikayetçiyiz. Başka yerlerde program yapılamıyor. Her yıl aynı yer.
Konu birlik; imamların dört sendikası var. Bir araya gelinemiyor.
Konu birlik; Kuran, Peygamber (sav), farz, sünnet, ayet, hadis okuyoruz. Aynı şeyi anlamıyoruz.
Konu birlik; cemaat-tarikat, şu partili-bu partili, o sendika-bu sendika, Alevi-Sünni, Kürt-Türk, Laz-Çerkez vs
Çok güzel pazıl oluyoruz.
Amma, bir bütün olamıyoruz.
Balık baştan kokar.
Çalışmalar güzel.
Ama birlik yok.
Neden?
Herkes, her grup kendine çalışıyor.
Ayinesi iştir kişinin, lafına bakılmaz.
Hocam, hadi Ereğliden başlayalım;
Bırakalım sendikaları, cemaatleri, partileri, insan olalım.
Kuranda, Peygamberde (sav) buluşalım.
İmamlar birleşirse, cemaat kardeş olur.