Hakim olmaktan farklıdır.
Hakim, canlı bombayı serbest bırakabilir.
Elindeki delilleri görmezden gelip, adamına, cemaatine göre davranabilir.
Karşı durumdakiler mağdur olup biraz yıpranır.
Hayatları kayar bazen.
Ama o, ne de olsa hakimdir.
Savcı için de benzer şeyler yazılabilir.
Avukatlar savunma hakkı kutsal deyip
Kendi öz kızına tecavüz edeni
Askeri, polisi, kundaktaki bebeği katledeni
Yeryüzünde ne kadar aşağılık suç varsa, onu işleyip tarihe geçeni savunabilirler.
Görevdir, onlar için
Polisler, hakime savcıya gerek kalmadan insanları yargılayıp cezasını verebilirler.
Üzerine düştükleri bir insanı masum, ya da suçlu gösterebilirler.
Hatta kütükten bile düşebilirler.
Müdafaa söz konusudur.
Sonuç Vatan-Millet-Sakaryadır.
Hakim, canlı bombayı serbest bırakabilir.
Elindeki delilleri görmezden gelip, adamına, cemaatine göre davranabilir.
Karşı durumdakiler mağdur olup biraz yıpranır.
Hayatları kayar bazen.
Ama o, ne de olsa hakimdir.
Savcı için de benzer şeyler yazılabilir.
Avukatlar savunma hakkı kutsal deyip
Kendi öz kızına tecavüz edeni
Askeri, polisi, kundaktaki bebeği katledeni
Yeryüzünde ne kadar aşağılık suç varsa, onu işleyip tarihe geçeni savunabilirler.
Görevdir, onlar için
Polisler, hakime savcıya gerek kalmadan insanları yargılayıp cezasını verebilirler.
Üzerine düştükleri bir insanı masum, ya da suçlu gösterebilirler.
Hatta kütükten bile düşebilirler.
Müdafaa söz konusudur.
Sonuç Vatan-Millet-Sakaryadır.
[*] [*] [*] [*]
Doktorlar, insanların dertleriyle ilgilenmeyebilirler.
Hatta görevden yorgun-bitkin olup yanlış müdahale ile kendi vicdanlarında katil bile olabilirler.
Görevi kötüye kullanabilirler.
Daha babasının haberi olmadan anne karnındaki çocukların hayatlarına son verebilirler.
Onların tespit edilen suçlarını TCK bağlar.
Diğer meselelerle ilgili tüm soruların cevabıyla ilgili olarak Hipokrata karşı sorumluluk sahibidirler.
[*] [*] [*] [*]
Öğretmenler, bir öğrenciye kafayı taktıkları zaman tüm eğitim hayatını bitirebilirler.
Onlar isteseler, bir memleketi bile bitirebilirler.
Öğrencilerini taciz edebilirler.
Hatta ailesini ikna edip evlenebilirler.
Bundan dolayı da takdir edilirler.
[*] [*] [*] [*]
İmamlar; ayetleri, hadisleri, istedikleri yere çekip yorum yapabilirler.
Din hizmetlerini yürüttükleri için aldıkları maaşa ilaveten hak etmedikleri halde cenazelerden, sünnetlerden, mevlitlerden ilave gelir temin ederler.
Bunun için de takdir edilirler.
Almazlarsa, eleştirilirler.
Daha başka işlere de girerler
[*] [*] [*] [*]
Şoförler, Türkçenin bütün inceliklerini bilirler.
İnsanlara çaktırmadan yavaş yavaş geçirirler.
İyi laf ebesidirler.
Fırsatını buldukları zaman; genç kızlara, savunmasız sabilere tecavüz ederler.
Bilinip, yakalananlar hapse girerler.
Diğerleri inceden işlerine devam ederler.
İnsanlara çaktırmadan yavaş yavaş geçirirler.
İyi laf ebesidirler.
Fırsatını buldukları zaman; genç kızlara, savunmasız sabilere tecavüz ederler.
Bilinip, yakalananlar hapse girerler.
Diğerleri inceden işlerine devam ederler.
[*] [*] [*] [*]
Esnaf, ucuzu-pahalıya satar.
Parasına, hileli yoldan para katar.
Sonra hak tecelli eder, batar.
Suçu hayırsız evlat deyip, çocuklarına atar.
Olmadı; dolandıranları sayar.
[*] [*] [*] [*]
Siyaseti-politikayı yazmaya gerek bile yok.
Köşemizi kirletmeyelim.
Daha çok meslek yazabiliriz.
Örnekler de verebiliriz.
Bunların hepsi yaşanmıştır.
Bireysel olaylardır.
Asla bir meslek grubuna mal edilemez.
Ne hakimlerimiz var bizim, adaletten şaşmayan
Ne savcılarımız, ne avukatlarımız var, inandığı haktan vazgeçmeyen
Masumu koruyan, kollayan haklı bildiği için savunan
Ne polislerimiz var, çocuklarının yüzünü görmeden milletin çocukları için yaşayan
Ne doktorlarımız var bizim, hastanın ilaç parasını cebinden karşılayan
Ne öğretmenlerimiz var bizim, kendi çocuğunu okutmaya para bulamazken, milletin çocuklarını ücretsiz okutan.
Ömrünü insanları kavuşturmaya adamış şoförlerimiz var.
Mutluluk taşır, kendi sevdiklerinin yüzünü günlerce görmeden.
Yanlışları genellemek çok büyük yanlıştır.
Zaten bu durum genelde de tutmaz.
Bir-iki meslekte tutar.
Siyasetçiler Politikacılar
Onlar kendilerini savunsunlar.
Köşemizi kirletmeyelim.
Daha çok meslek yazabiliriz.
Örnekler de verebiliriz.
Bunların hepsi yaşanmıştır.
Bireysel olaylardır.
Asla bir meslek grubuna mal edilemez.
Ne hakimlerimiz var bizim, adaletten şaşmayan
Ne savcılarımız, ne avukatlarımız var, inandığı haktan vazgeçmeyen
Masumu koruyan, kollayan haklı bildiği için savunan
Ne polislerimiz var, çocuklarının yüzünü görmeden milletin çocukları için yaşayan
Ne doktorlarımız var bizim, hastanın ilaç parasını cebinden karşılayan
Ne öğretmenlerimiz var bizim, kendi çocuğunu okutmaya para bulamazken, milletin çocuklarını ücretsiz okutan.
Ömrünü insanları kavuşturmaya adamış şoförlerimiz var.
Mutluluk taşır, kendi sevdiklerinin yüzünü günlerce görmeden.
Yanlışları genellemek çok büyük yanlıştır.
Zaten bu durum genelde de tutmaz.
Bir-iki meslekte tutar.
Siyasetçiler Politikacılar
Onlar kendilerini savunsunlar.
[*] [*] [*] [*]
Bizim konumuz gazetecilik
Elin kalemi tuttuğu an suçlusun.
Tüm memleket masum
Yazarsan taraf olursun.
Güzel yazarsan yalak olursun.
Yazmazsan bertaraf olursun.
Yandaş-candaş olursun.
Reklam-abone istesen avantacı olursun.
Başın derde girdiğinde yalnız kalırsın.
İyi de yazsan, kötü de yazsan, haklı da yazsan, yanlış da yapsan mutlaka cezanı bulursun.
Gazetecisin ya, meslektaşlarının yaptıkları hataların hepsinin etiketini taşırsın.
Karalama duvarı gibisindir.
Çok bilgi taşırsın, ama herkes istediği gibi karalar seni
Duruma, ortama, işine gelene-gelmeyene göre bu etiketi sana yapıştırırlar.
Her şey olursun.
İnsan olamazsın.
Olursan, bu hataları yapamazsın.
Yaparsan, meslektaşlarını ve kendini kurtaramazsın.
Sonuç; gazeteci de insandır. Abone ve reklam isteyebilir... Şirketler, kurumlar böyle yaşar...
Taraf olabilir... Yanlış yazabilir... Hata yapabilir... İftira atabilir... Avanta isteyebilir
Yanlıştır bunlar.
Suçu varsa, bedeli ödettirilir.
Yanlış olanı şu; bu durum tüm gazetecilere mal edilir.
İşte, haksızlık budur.
Elin kalemi tuttuğu an suçlusun.
Tüm memleket masum
Yazarsan taraf olursun.
Güzel yazarsan yalak olursun.
Yazmazsan bertaraf olursun.
Yandaş-candaş olursun.
Reklam-abone istesen avantacı olursun.
Başın derde girdiğinde yalnız kalırsın.
İyi de yazsan, kötü de yazsan, haklı da yazsan, yanlış da yapsan mutlaka cezanı bulursun.
Gazetecisin ya, meslektaşlarının yaptıkları hataların hepsinin etiketini taşırsın.
Karalama duvarı gibisindir.
Çok bilgi taşırsın, ama herkes istediği gibi karalar seni
Duruma, ortama, işine gelene-gelmeyene göre bu etiketi sana yapıştırırlar.
Her şey olursun.
İnsan olamazsın.
Olursan, bu hataları yapamazsın.
Yaparsan, meslektaşlarını ve kendini kurtaramazsın.
Sonuç; gazeteci de insandır. Abone ve reklam isteyebilir... Şirketler, kurumlar böyle yaşar...
Taraf olabilir... Yanlış yazabilir... Hata yapabilir... İftira atabilir... Avanta isteyebilir
Yanlıştır bunlar.
Suçu varsa, bedeli ödettirilir.
Yanlış olanı şu; bu durum tüm gazetecilere mal edilir.
İşte, haksızlık budur.