Bursa'nın fethi gerçekleşir.

Orhan Gazi, halkın arasına karışır.

Olan-biteni görmek ister.

Yolu fırıncıya düşer.

Ekmeklerdeki üç çizgi dikkatini çeker.

Sorar...

- Neden ekmeğe çizgi çekiyorsunuz?

- Biz Hıristiyanız...

Yediğimiz ekmek bize; tanrı, oğul ve kutsal ruhu hatırlatsın isteriz.

Onun için ekmeğin üzerine üç çizgi çekeriz.

Orhan Gazi cevaptan etkilenir.

Ferman yayınlar.

- Bundan böyle Müslüman fırıncılar, Allah'tan başka ilah olmadığına işaret etmek için ekmeğin üzerine tek çizgi çeksin.

Rivayet bu...

O gün-bugündür yediğimiz ekmek bize tevhidi anımsatır.

[*] [*] [*] [*]

Öyle mi?

Maalesef...

Öyle değil...

Varsa böyle birileri...

Yediği ekmek helaldir.

Helal olsun.

Sanki biz verdik ekmeğini eline...

Helal de ettik...

[*] [*] [*] [*]

Ekmek her yerde...

Fırında...

Markette...

Çeşidi yiyemeyeceğimiz kadar çok.

Bazlama...

Tandır...

Trabzon ekmeği...

Devrek ekmeği...

Matador fırın ekmeği...

Odun ekmeği...

Karabük ekmeği...

Kepekli ekmek...

Çavdar ekmeği...

Yulaf ekmeği...

Mısır ekmeği...

Tava ekmeği...

Tost ekmeği...

Vesaire...

Bir anda aklıma gelenler.

Çok daha fazlası var.

[*] [*] [*] [*]

Klasik uzun ekmek...

Nerede, nasıl piştiği...

Ya da hangi fırında pişirildiğinin pek önemi yok.

Onlarda tek çizgi var.

Hatta yuvarlak ekmeklerin birçoğunda da tek çizgi var.

Bunun yanı sıra...

İki çizgili...

Üç çizgili...

Üzerinde çarpı olan...

Hiç çizgisi olmayan ekmek türleri de var.

[*] [*] [*] [*]

Bunları yiyenlerin hali ne olacak?

Ekmek misal...

Teşbihte hata olmaz.

Biz hemen kendimize üstünlük atfediyoruz.

Mümkünse keramet gösteriyoruz.

- Öyle güzel milletiz.

Niye?

Ekmekte tevhid var.

Ekmek parası kazanırken...

Helal-haram gözetmeyiz.

Hak-hukuk bilmeyiz.

Sonra sofraya oturur...

Başlarken besmele yok.

Doyunca şükür yok.

Artan ekmeği çöpe atarız.

Sonra...

Ekmekte tevhid var.

[*] [*] [*] [*]

Sıkıntı şu...

Şükür ki...

Taklid-i iman sahibiyiz.

Yani...

Ana-babamız Müslüman olduğu için...

Müslüman bir memlekette doğduğumuz için...

Başka bir tercihimiz olmamış.

Hatta bizim hiç tercihimiz olmamış.

Çünkü...

Tercihimiz olsa...

Elhamdülillah...

Niye?

Hamd...

Teşekkür...

Niye var?

Bize verilenin karşılığında memnuniyet belirtisini dile getirmek için.

Biz ne yapıyoruz?

[*] [*] [*] [*]

Hemen bir hoca buluyoruz.

Kur'an okunacak.

O okusun.

Fazlası lazım.

Cennete gitmemiz lazım.

O zaman hoca yetmez.

Şeyh bulalım.

Tutsun elimizden.

Bizi cennete kadar götürsün.

[*] [*] [*] [*]

Sonuç...

Gerçekten iman etmediğimiz...

Ya da inanıp, amel etmediğimiz...

Bir dinimiz var.

Dünyada her şey mubah...

Ahirette "rahmet" var.

Hadi bakalım...

Sonumuz hayırlı olsun...