Pazara gittik.
Her zamanki gibi bir tur attık.
Sonra bize daha önceden bozuk meyve-sebze verenlere trip attık.
Hızımızı alamadık.
Biraz da laf soktuk:
- Bunlar çürüktür, daha önceden aldık.
Adam direndi:

- Biz çürük satmadık.
Biz ikişer kilo aldık.
İşyerine gidince iyilerini seçtik.
Ispanak yaptık.
Geri kalanları çöpe attık.
Mesele büyüyecek baktık.
Pazarcıyı öylece kendi haline bıraktık.
Yeni pazarcılar aradık.
Gözlerimizle tezgahları bir güzel taradık.
Fiyatlara da baktık.
Domatesleri salkımdan seçtik.
“Organik” diye aldık.
Yeşilbiberleri “diri olsun” dedik.
Soğan beyaz olsun.
Geçerken biraz yumurta, birkaç gram kıyma da aldık.
Ekmeği, ayranı unutmadık.
Domatesi, biberi yıkadık.
Domatesleri ince ince kıydık.
Biberleri ayrı tahtaya serdik.
Soğanı doğrarken biraz ağladık.
Tavayı ocağa koyduk.
Yağı ortasına saldık.
İki lokmalık kıymayı kavurduk.
Soğanları üzerine attık.
Coss…
Biberler…
Domatesler…
Hepsi harman oldular.
Cosur cosur bağırıp duman oldular.
Yavaş yavaş eridiler.
Ve üzerine yumurta…
Buram buram tütüyor.
İşyerini yemek kokusu aldı.
Komşuların canı çekti.
Nasibi olan buyursun.
Olmayana da nasip olsun.
Masayı çektik, alelacele…
Üzerine biraz tuz-biber ekledik.
Ekmekleri bölüp parçaladık.
Ayranlar masada…
Kaşığa ne hacet…
Çatalları dizdik.
Ekmeği elimize alıp tavaya daldık.
Ayranı içtik.
Masayı topladık.
Çok şükür.
Geçtik bilgisayarların başına…
Çay da demlemiştik.
Höpürdeterek içtik.


[*] [*] [*] [*]

Buraya kadar her şey normal...
Bu benim hayalimdi.
İki haftadır bu hayali kuruyoruz, işyerinde…
Cumartesi günü benim yokluğumu fırsat bilen arkadaşlar, bu işi gerçekleştirmişler.
Hayallerimi tavaya koyup kızgın yağa atmışlar.
Üzerine kıyma serip, soğan-yeşilbiber katmışlar.
Domatesi rendelemeden sermişler.
Yumurta kırmışlar.
Tuz-biber ekip, ekmek banıp yemişler.
Hayalim bitti.
Üzerlerine gittim.
Fazla direnemediler.
Sonuç; yenmişti hayalim.
Ağızda çiğnenip, midede hazmedilmişti.
Yapacak tek şey kaldı.
Siz benim hayallerimi yerseniz.
Ben daha büyüğünü kurarım.


[*] [*] [*] [*]

İşin şakası bir yana…
Her şey de böyle değil mi?
Hayallerimiz var.
Kendimize dair.
Ailemize dair.
Ülkemize dair.
Ve birisi gelip yıkıyor.
Bazen tek kişinin gücü yetmiyor, hayallerimizi yıkmaya…
Daha büyük güç oluşturuyorlar.
İnsanlarını hayallerini yıkmak için.
Daha büyük çaba sarf ediyorlar.
Mesele burada başlıyor;
Hayal kırıklığı yaşayabiliriz.
Hayallerimizi darmadağın edebilirler.
Projelerimizi yok sayabilirler.
Geleceğimizi yok edebilirler.
Özgürlüğümüze de gem vurabilirler.
Varsa içimizde bir cevher…
Kimse onu yok sayamaz.
Altın çamura düşebilir.
Ama değerinden bir şey kaybetmez.
Burada altının kıymetini bilen sarraftadır maharet.

[*] [*] [*] [*]

Bugün bir değişiklik yapalım.
Hayaller kuralım.
Yıkarlarsa…
Daha büyüklerini kuralım.
Birazcık kendimizi zorlayalım.
Azıcık mutlu olalım.
Huzur bulalım.