Pusula´nın dünkü manşetinde çok anlamlı bir fotoğraf vardı.
Gün boyu internet sitesi´nin başköşesinde de yayınlandı.
Cumhuriyet´i kazanan insanların fotosu.
Sarıklılar.
Kalpaklılar.
Şapkalılar.
Başı açıklar.
Kapalılar.
Atlar, öküzler.
İnsana ´vay be!´ dedirten bir fotoğraf.
[*] [*] [*]
Fotoğrafın üzerindeki başlık da bir o kadar anlamlı ve üzücüydü.
Anlamlı; çünkü "Coşkuya ortak olun" diyordu.
"Milletçe topyekun kutlayalım" çağrısı yapılıyordu.
Üzücü.
Can yakıcıydı.
Çünkü; zor şartlarda kazanılan varoluşun unutulması.
Çağrı yapılmasına gerek duyulması.
[*] [*] [*]
Çarşamba günü öğleden sonra resmi tatil.
Niye?
Perşembe günü Cumhuriyetimizin 86. Yılı&[#]8217;nı kutlayacağız.
Hep birlikte.
Hazır olmak lazım.
Peki dün ne oldu?
Tüm devlet memurları izinde.
Esnaf dükkanlarını ay yıldızlı bayraklarla süsledi.
Resmi kurumlar bayrakları göndere çekti.
Çocuklar şiir okudu.
Halk...
Onlar da evde yattı.
Öğleden sonra çarşıya gezmeye indiler.
[*] [*] [*]
Yuh olsun bize.
Alanlar boş.
Coşku yok.
Pusula´nın camından karşıya baktım.
Koskocaman bir tepe görüyorum.
Üzeri beton binalarla kaplanmış.
Binalara bakıyorum.
Üç tanesi bayrak asmış.
Askeriye, okul, hastane...
Utandım.
Üzüldüm.
İyice inceledim.
İki apartmanda daha bayrak gördüm.
Sevinemedim.
Bu bölgede hiç memur oturmuyor galiba.
Yoksa izinlerinin hakkını en azından bayrak asarak öderler, vefalarını böyle gösterirlerdi.
Tek suçlu memurlar mı?
Suç hepimizin.
Onlar yazının giriş konusu.
Peki biz Cumhuriyet&[#]8217;i nasıl kazandık?
Elbette yatarak değil.
Nasıl koruyacağız.
Yatarak olmaz herhalde.
Son söz: Dün Cumhuriyet için ne yaptık?