CHP ve MHP ittifak yaptı.

Bu ittifaka, toplasanız oyları yüzde iki etmeyen ona yakın parti katıldı.

Müthiş bir mücadele var.

Bir yanda Başbakan ve Cumhurbaşkanı Adayı Recep Tayyip Erdoğan…

Diğer yanda “kutsal ittifak”ın adayı Ekmeleddin İhsanoğlu…

Türkiye siyaset tarihinde görülmemiş bir kutuplaşma…

Hani rahmetli Başbakan Prof. Dr. Necmettin Erbakan, “Bir Refah Partisi var, bir de diğerleri…” derdi ya…

Aynen öyle…

Bu ittifaka rağmen Erdoğan, ilk turda yüzde 50’yi aşar, Çankaya’ya çıkarsa, sen ondan sonra seyret cümbüşü…

AK Parti, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi topa tutar…

Ancak… Erdoğan, ikinci tura kalırsa, bu kez muhalefet sevinç çığlığı atar.

Erdoğan, ikinci turda seçilir. Ama onu da bu çizik bozar.

Kaybettiğini düşünemiyorum.

Erdoğan, Başbakanlıkta…

Ekmeleddin İhsanoğlu Çankaya’ya da…

Asıl cümbüşü o zaman seyredin siz.

Hoca, beddua eder mi?

Fethullah Gülen, ikinci kez beddua kasetiyle gündeme geldi.

Geçen sefer beddualar yağdırmış, evlere ateşler salmıştı.

Bu sefer ki ondan da fena...

Bir hoca beddua eder mi?

Bir din alimi beddua eder mi?

Bu soruya yanıt vermek için alim olmaya gerek yok.

Kendini alim sayan, din adamı sayan hiç kimse beddua edemez.

Her ne olursa olsun.

Bize küçükken, “Ağzınızdan kötü kelime çıkmasın”, “Kimseye lanet okumayın” derlerdi.

Bize bunu söyleyen hocaydı.

Şimdi Fethullah Hoca’nın yaptığına bakın.

Hoca beddua ederse, cemaat ne yapmaz?

Kıssadan Hisse: Kendi çizgini uzat…

Öğretmen, sınıftaki zeki, fakat kıskanç öğrenciye, “Niçin arkadaşlarını çekemiyor, onların yaptıklarını bozup kavga ediyorsun?” diye sordu. Öğrenci, bir süre düşündükten sonra, “Çünkü onların beni geçmelerini istemiyorum” dedi ve ekledi: “En iyi ben olmalıyım.”

Öğretmen, masasından kalktı, eline bir parça tebeşir aldı ve yere 15 santimetre uzunluğunda bir çizgi çekti, kıskanç öğrenciye bakarak, “Bu çizgiyi nasıl kısaltırsın?” dedi.

Öğrenci, bir süre bu çizgiyi inceleyip, içinde çizgiyi birçok parçaya bölmek de olan birkaç yanıt verdi. Öğretmen, yanıtları kabul etmedi ve yere ilkinden daha uzun bir çizgi çekti. “Şimdi birinci çizgi nasıl görünüyor?” diye sordu. Öğrenci, utana sıkıla, “Daha kısa” diyerek başını öne eğdi. Öğretmen bu yanıt üzerine öğrencisine unutmaması gereken şu öğüdünü verdi:

“Bilgini ve yeteneklerini artırarak kendi çizgini uzatman, rakibinin çizgisini bölmeye çalışmandan daha iyidir.”

(Bu kıssadan hisseyi daha önce yayınladım. Yine yayınlıyorum…)

Günün Sözü:

Hayatta kalmasını bilenler, ne çok güçlü ve ne de çok zeki olanlar değil, değişime ayak uydurmasını becerebilenlerdir.

Charles Darwin