Dünden devam...
Bir toplum düşünün.
Yuva kuracak iki genç var.
Eskilerin deyimiyle...
İki baş dört ayak bir araya gelecek.
Öyle bir hayal var.
Tanışmak.
Sünnete aykırı.
Konuşmak kurana aykırı.
İsteme, söz nişan...
Sadece Allah'ın emri, peygamber (sav) sünneti...
Kelime olarak var.
Düğün...
Allah'ın emrine aykırı...
[*][*][*]
Tanışmadan, düğüne varıncaya kadar.
Arakadaki tüm organizasyonlar.
Kültüre aykırı.
Sünnete aykırı.
Kur'ana aykırı.
Bizim ile ilgi-alakası olmayan özenti dizilere göre...
[*][*][*]
Sonra huzursuzluk var.
Olmasın.
Ama var.
Başka...
Eve giren kazanç.
Nereden kazanılıyor?
Nereye harcanıyor?
Bilene aşk olsun.
Yada...
Herkes tarafından normal karşılanıyor.
İşin içinden çıkamazsan.
Amaaan.
Bu çağda...
Diye başlarsın.
Nefsin nasıl istiyorsa.
Altını öyle doldurursun.
Öyle istiyorsun.
Öyle olur.
Nihayeti...
Tek mutluluk olmaz.
[*][*][*]
Dahası...
Şefaat istiyorsun.
Dünyada huzur.
Ahirette huzur.
Dünya ahiretin tarlası.
Ne ekersen onu biçersin.
[*][*][*]
Peygamberi (sav) tanıma.
İlla inkar etmene gerek yok.
Onun sünnetini ayaklar altına alıyorsan.
Tanımıyorsun demektir.
Öyle ya...
Sorumluluğunuz altında olan biri sizi iki defa üst üste dinlemesin.
Bakın neler düşünüyorsunuz.
Neler yapıyorsunuz?
Hangi yaptırımları uyguluyorsunuz.
Bir düşünün.
Hakeza...
Kuran öyle.
Yaratan öyle.
Emrini dinlemeyeceksin.
Daha doğrusu...
Kendi istediğin gibi...
Nefsinin istediği gibi...
İslam karşıtı tüm inançlar gibi yaşayacaksın.
Sonra...
Peygamber (sav) dan, kurandan, Allah'tan şefaat bekleyeceksin.