Başbakan´dan yerele indirgeyelim.
Köşe yazarları daha az yazsa ne olur?
[*] [*] [*]
Köşe Yazarı: Köşe yazısı yazan kimse, fıkracı.
TDK´ya göre böyle.
Ne yazıyoruz?
Sorunlar.
Sorunlar.
Sorunlar.
Başbakan haklı.
Arada bir güzel şeyler yazmak lazım.
TTK kar ediyor.
Zonguldak´ta işsizlik bitti.
Hastaneleri birleştirmeyelim.
Bir hastane bize yeter.
Diğerini müze yapalım.
Trafik sıkışması hep bizim suçumuz.
Hepimiz işe yürüyerek gelsek.
Ne Kadırga kalır.
Ne de Kadırga´da tır.
Tünele gerek yok.
Biz ocaklarda çalışalım.
Herkes evinin önüne baca açsın.
Mutlu mutlu çalışalım.
Ekonomik kriz yok.
Zaten ekmek yemekten tombul tombul olduk.
Eve az ekmek götürmemiz bizim sağlığımız için.
Çocuklarımızın ´ekmek´ beyinli olmamaları için.
Vs&[#]8230;
Örnekler çoğaltılabilir.
[*] [*] [*]
İnsan çok yazı yazınca bunları göremiyor.
Halbuki haftada üç gün yazsak.
Haftada üç gün düzenli yazıyorum.
Eleştirdiğim, yanlışını yazdığım bir siyasetçi şöyle demişti.
- Sen arada sırada yazıyorsun. Geçen de bir yazını görmüştüm.
Acayip mutlu oldum.
Eminim kendisiyle ilgili yazıyı okuduğunu ima etti.
´Seni okumuyorum´ mesajı verdi.
Mesajı aldım:
Ben de arada bir ´Sana dokunuyorum´ demek için; ´Haftada üç gün yazıyorum´ dedim.
Yüzü buruştu.
[*] [*] [*]
Konu şu.
Yazarlar ne kadar az yazarlarsa, o kadar rahat ederler.
Görevini yapmayanlar da öyle.
Sıra kendilerine daha uzun zamanda gelir.
[*] [*] [*]
Derken tam şimdi telefon çaldı.
Öğrenci.
Yardım istiyor.
Kurtuluş Savaşı sırasında çıkan haberleri bulup, bunları hazırlayıp gazete çıkaracakmış.
Öğretmen öyle ödev vermiş.
Yardımcı olacağız.
Haberleri bulup, gazetesini çıkartacağız.
Niye?
Bir köşe yazarı daha yetişsin diye.
Başbakan´a inat olsun diye değil.
Gerçekleri her gün hatırlatan bir birey daha yetişsin diye.