Yöreye göre değişik isimleri var.

Muşmula…

Töngel…

Beşbıyık...
Doğalı, aşılısı var.

Rivayet odur ki;

Yemiş olarak ilk çiçek açanlar arasında bulunurmuş.

Meyvesini sonbaharda verirmiş.

Göynümüşünü…

Pekmezini çok severim.

Bizim köyde bol miktarda yetişir.

Birazı toplanır.

Konserve konur.

Birazı pekmez yapılır.

Geri kalanı da ziyan olur.

Halbuki ziyan edilecek bir bitki de değil.

C vitamini ve mineral açısından zengin olan töngele ilgi göstermiyoruz

Bağırsak ve böbreklerin düzenli çalışmasını sağlıyor, bilmiyoruz.

Böbrekten kum ve taş döküyor, boşuna çile çekiyoruz.

Dizanteri ve ishali önlüyor, boşuna cırcır oluyoruz.

Kan dolaşımını düzenleyip, sinirleri güçlendiriyor, boşuna stres yapıyoruz.

Mideye iyi geliyor, sindiremiyoruz.

Şekeri dengeler, ağzımıza tat verir, yemiyoruz.

Elimizde Lokman Hekim var, değerini bilmiyoruz.

[*] [*] [*] [*]

Ayı, kış mevsiminde tabanını yalarmış.

Açlık konusunu böyle idare edermiş.

Baharı iple çekermiş.

İlk olarak töngelin dibine yerleşirmiş.

Açan çiçeklerin meyveye dönüşmesini beklermiş.

Töngele bakarken, diğer meyvelerin mevsimi geçermiş.

Bolluk içerisinde açlık çekermiş.

Derken sonbahar gelirmiş.
“Kış” demeden töngel meyve verirmiş.

Huzuru nasıl buluruz?

Yıl: 2014…

Akköy’ün yolu asfaltlandı.

Rivayet odur ki; iki köy kalmış yolu asfaltlanacak.

Biri Çömlekçi…

Diğeri Akköy…

Tabi bu durum Ereğli için geçerli.

Akköy, sondan ikinci…

Çömlekçi sonuncu…

Nihayetinde sıra bize geldi.

Ancak ne hikmetse, Çömlekçi’nin asfaltı bizim köyden önce bitti.

Sonunda bizim de asfaltımız oldu.

Hatta malzeme bile artırdık.

Köyde büyük çakıl yığınları kaldı.

Mahalle yollarına döküldü, ihtiyacı olan vatandaşlar, duruma ve ihtiyaca göre çakıl aldı.

Halen büyük bir höbek çakılımız var.

Devletimiz ne kadar cömert!

Yönetim çok anlayışlı…

Kimse, “Bu çakıl neden arttı? Bunu niye vatandaşa veriyorsunuz?” diye sormadı.

Mutlu olduk.

[*] [*] [*] [*]

Hizmet, er ya da geç mutlaka geliyor.

Amma üç sene önce…

Amma otuz sene sonra…

Gelir.

Önemli olan onu bekleyecek sabrın olması.

Bu konuda Zonguldak çok şanslı…

Aklımın erdiği günden berisini hatırlarım.

Biraz eskisini büyüklerden dinlerim.

İhtiyaç hissedersem, daha gerisini de araştırırım.

Cumhuriyetin ilk ili…

Demir-çelik fabrikaları var.

Taşkömürü var.

Azıcık tarım arazisi var.

Birkaç tane mandası, birazcık ineği-danası…

Küçükbaşı, arısı ve dahası…

Birazcık yan sanayisi var.

Denizi var.

Eee daha ne olsun ki?

Olmayanların da projeleri var.

Hatta başlanıp yarım kalan yatırımlarımızın sayısı bile azımsanmayacak ölçüde.

Buna birde yatırımı tamamlanıp da faaliyete geçemeyenleri de eklersek…

Her şeyimiz var.

Çok şükür.

Hizmetler, er ya da geç mutlaka tamamlanır.

Önemli olan huzurumuz kaçmasın.

Huzurumuz var mı?

Yok…

Nasıl buluruz?

Devlet, bürokrat verdi.

Hizmet verdi.

Hükümet, vekil gönderdi.

Bakan gönderdi.

Ödenek verdi.

Huzuru da Allah versin.

Amin