Zonguldak-Karabük tren seferleri yeniden başladı.
Dün törenler vardı.
İlk tören Karabükte yapıldı, ikinci tören Zonguldakta
Yenilenen demiryolu projesinin Türkiye'nin Avrupa Birliğine üye olmadan yaptığı ilk önemli proje olduğuna dikkat çeken Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, Karabükteki konuşmasında şöyle dedi;
"25 Ocak 2012 tarihinde temel atmıştık.
Zonguldak-Karabük-Irmak arasında 1936'dan beri el atılmamış, demiryolu hattının yeniden alt yapısıyla, üst yapısıyla yapılması ve demiryolundaki bu seyahatin artık eziyet olmaktan bir eğlenceye dönüşmesini sağlamaktır. Bunun birinci bölümünü geçtiğimiz fiilen başladı.
Bugün de resmi açılışını birlikte yapacağız.
Zonguldak ve Karabük arasındaki birçok yerleşim yerini ilgilendiren bir hat...
Buradan Zonguldak'a gideceğiz.
Türkiye üye olmadan AB kaynaklarıyla kendi kaynaklarımızı birleştirerek gerçekleştirdiğimiz ilk önemli projedir.
Toplam proje bedeli 220 milyon Avro.
Bunun 183 milyon Avrosunu AB hibe olarak veriyor.
Bir başka deyişle 700 milyonluk bir projedir.
Bunun 600 milyona yakınını AB, 100 milyon civarındakini de kendi bütçemizden olmak üzere projeyi gerçekleştiriyoruz."
[*] [*] [*] [*]
Allahtan hibeler var.
Olmasa, demek ki birkaç yıl daha bekleyecektik.
Şimdi konunun orasında değiliz.
Dün manşetten Sayın Bakana seslendik.
Kentin taleplerini aktardık.
[*] [*] [*] [*]
Mutluyuz, seferler yeniden başladı.
Sayın Bakan başta olmak üzere emeği geçenlere teşekkür ederiz.
Ama bir kocaman ama var.
Üzüntülüyüz
Keşke Sayın Bakan, dün kente revize edilmiş raylar ve yenilenen vagonlar üzerinden değil de hızlı trenle gelebilseydi.
Üzüntülüyüz
Trene baka baka Bakan Beyi karşılamaya giden partililer ve STK temsilcilerinden biri de çıkıp, Sayın Bakan, Türkiyenin dört bir tarafında hızlı tren projeleri yapılırken, Zonguldak-Ankara arasında da bu çalışmayı istiyoruz diyebilseydi.
[*] [*] [*] [*]
Bu hükümet döneminde, Türkiye hızlı trenle tanıştı.
Bu hükümet döneminde, hızlı tren lüks olmaktan çıktı.
Ama Zonguldak, nedense pek çok alanda olduğu gibi zurnanın son deliğinde bekledi!
[*] [*] [*] [*]
Bu konuyu geçtiğimiz günlerde gündeme taşıdık.
Test sürüşü sırasında trenden canlı yayına bağlanan AK Parti Zonguldak Milletvekili Hüseyin Özbakıra sorduk.
Milletvekili Özbakır, Filyos Projesi hayata geçmeden Zonguldak-Ankara ve Zonguldak-İstanbul arasında hızlı tren seferlerinin mümkün olmayacağını söylüyor.
Yani bu seferlerin olabilmesi ve yatırımı karşılayabilmesi için gerekli olan potansiyeli düşünüyor.
Haklı
[*] [*] [*] [*]
Peki, Filyos Projesi zaten hayata geçecekse, şimdiden çalışma başlatılamaz mı?
Zaten ancak tamamlanır!
[*] [*] [*] [*]
Haydi, bir hayal kuralım!
Ankaradan Karabüke, Ankaradan Zonguldaka binlerce vatandaşı düşünelim.
Ankarada yaşayanları hafta sonu başta olmak üzere denizle, doğayla buluşturmanın en kestirme yolu Zonguldak.
İnsanlar fırsat buldukça yeni yerler görmek istiyor.
Ankaraya bu yakınlık varken, hızlı trenlerle başlayacak olan insan trafiği bu kent için bir turizm fırsatı olamaz mı?
Binlerce insanı günü birlik, iki günlüğüne Zonguldaka, Filyosa, Karabüke getirmenin en kestirme yolu bu olamaz mı?
Düşünün o zaman Zonguldak ekonomisinin nasıl canlandığını
[*] [*] [*] [*]
Bunları yazarken, acaba bizi anlayan kaç kişi var?
Bunu gerçekten merak ediyoruz.
[*] [*] [*] [*]
Sakın yanlış anlaşılmasın!
Biz Zonguldaka hizmet falan istemiyoruz.
Ankaraya hizmet istiyoruz!
İktidara yerelden yürümek!
CHP İstanbul Milletvekili Ali Şeker ve Eskişehir Milletvekili Gaye Usluer, dün Zonguldakta temaslarda bulundular.
Zonguldak Belediyesini ziyaret ettiler, İl Başkanlığında açıklamalarda bulundular.
Geldiler, gördüler, gittiler.
Sordular, dinlediler, denetlediler.
Hem yerele, hem örgüte, hem de genel siyasete yönelik önemli mesajlar verdiler.
Ali Şeker diyor ki, İl Başkanlığındaki toplantıda:
Maalesef devletimiz bu çatışmaları azaltmak yerine buralara benzin dökerek bu çatışmaları artırıyor.
Bunun sonucunda da o ülkelerden birçok Türkmen Türkiyeye gelmek zorunda kalıyor.
Türkiye zaten kendine yetmede sıkıntı yaşayan bir ülke birde böyle bir yükü alıyor.
Bunun son bulması için kurucu Genel Başkanımız Mustafa Kemal Atatürkün dediği gibi Yurtta sulh, cihanda sulh sözlerini ilke edinen bir hükümete kavuşmamız gerekiyor.
İktidar yerelden başlar, yerelden devam eder.
Ali Şekere katılmamak mümkün değil.
Ama acaba CHP yerelde nasıl?
Ama o lider olmadan yerel olmaz.
Genel Merkez olmadan yerel olmaz.
Bunları da unutmamak gerekir.
CHP kurmaylarının denetçilerinin bu ziyaretlerini önemsiyoruz, ama hangi amaca hizmet ettiği konusunda şüpheler var.
Ne oldu?
Ziyaret edildi.
Parti çalışması yapıldı.
Oldu da bitti maşallah!
Geçtiğimiz günlerde Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlunun STK temsilcileriyle yaptığı toplantıyı da izledik.
Toplantı yapılmış oldu.
Başka bir şey yok.
Toplum ile CHPnin daha fazla kucaklaşmasını sağlayacak bir toplantı değildi.
Olmadı
Ali Şeker ve diğer pek çok isim, belediye başkanlarının, CHP temsilcilerinin önemli bir kesiminin aslında hangi işlerle uğraştıklarını görseler keşke
Öyle bir örgüt, öyle bir belediyecilik anlayışı kimde kalmış?
Kaç kişide kalmış?
Yerelde daha güçlü olmanın yolları var.
En önemlisi; bahanelere sığınmadan, halka yalan söylemeden, ötekileştirmeden hizmet üretmek.
Ali Bey, kimi, kime soruyor?