Sinop&[#]8217;ta kenti ikiye bölecek kanal projesi tartışılıyor.

Ve bu nedenle bir anket de yapılacak.

Yani kentle ilgili bir konu, halka soruluyor.

Bizde böyle bir şey yok.

Vali böyle istedi, belediye başkanı bu konuda kararlı.

Sivil toplum örgütleri ve halk, karar mekanizmasının içinde yok.

Kentin içinden geçen dereden resmen bok akıyor.

Esnaf çöpünü dereye atıyor.

Peki, var mı bir müdahale eden?

Yok&[#]8230;

Çünkü kenti yönetenlerin meselesi, halkın daha çağdaş bir kentte yaşaması değil ki!

Kenti yönetenler, zaten çağdaş imkanlarla donatılmış mekanlarda yaşıyorlar.

Beğenmediklerini değiştiriyorlar.

Altlarında arabaları, güzel evleri, bahçeleri var.

Kimin umurunda Üzülmez Deresi&[#]8217;nden bok akması?

Kimin umurunda bu derenin bok kokması?

Ayıp değil mi kardeşim?

Hiç mi rahatsız olmuyorsunuz bu durumdan?

Futbol sahası birine mi verildi?

Bir telefon geldi.

Şok oldum.

Bir futbol sahası, akaryakıt istasyonu ve servis yapılacakmış.

&[#]8220;Eğitimde, sporda Zonguldak niye geri kalıyor?&[#]8221; diye tartışıyoruz ya.

Tartışmaya gerek var mı?

&[#]8220;Böyle başa böyle tarak&[#]8221; diyen atalarımız sözün devamını da getirmişler midir, bilmiyorum.

Ama ben bu işin üstüne gidip eğer gerçekten böyleyse &[#]8220;Yuh&[#]8221; diyeceğim.

&[#]8220;Fazla mal haramsız, fazla mal yalansız olmaz&[#]8221; sözüne uyup, kısa keselim.

Kıssadan Hisse: Siz ne yapardınız?

Şirketin insan kaynakları yöneticisi, iş başvurusuna gelen adaylara bir soru sormuş, &[#]8220;Sorunun doğru cevabı yok, vereceğiniz cevap sizi tanımamızda etkili olacak. Karanlık, yağmurlu bir gece, yağmur yağıyor, fırtına var, gök gürlüyor ve siz sabaha karşı iki sularında yalnız ve ıssız bir yolda araba kullanıyorsunuz. Araba iki kişilik&[#]8230; Biraz ilerde otobüs durağında üç kişi bekliyor. Birincisi doktor, daha önce hayatınızı kurtarmış. İkinci kişi, çok yaşlı ve hasta... Soğuktan ölmek üzere... Üçüncüsü, aşık olduğunuz ve bugüne kadar söyleme fırsatı bulamadığınız kişi. Hava gittikçe kötüleşiyor ve arabanızda sadece bir kişiye yer var. Böyle bir durumda ne yapardınız?&[#]8221;

Görüşmecilerden bazılarının cevapları tahmin edebileceğiniz gibi şöyle:

A. Hasta adamı en yakın hastaneye götürürdüm.

B. Doktor daha önce hayatımı kurtardığına göre onu alırdım.

C. Hasta adam tabii ki önemli, ama kendi geleceğim ve hayatım için, aşık olduğum kişiyi alırdım.

Yine de cevap verenlerin yüzde 90&[#]8217;ı yaşlı adamı alacağını söylemiş. Ancak sadece bir kişi işe alınmış. Alınan kişinin cevabi şu;

&[#]8220;Arabadan inip anahtarı doktora veririm, doktor benim hayatımı kurtardığı gibi yaşlı adamı da hastaneye yetiştirip iyileştirebilir, böylece ben de hayatımın aşkıyla otobüs durağında baş başa kalırım, üzerimdeki montu ve şemsiyemi ona verir, sonra da aşkımı ilan ederdim!&[#]8221;

(Alıntıdır)

Günün Fıkrası: Karşı kaldırım

Bir akıl hastası, bulunduğu kaldırımdan karşıya geçip rastladığı ilk görevliye sormuş:

&[#]8220;Affedersiniz, karşı kaldırım nerede acaba?&[#]8221;

Görevli şaşırmış, ama yine de karşı tarafı göstererek, &[#]8220;İşte şurada&[#]8221; demiş.

&[#]8220;Kime yutturuyorsun yahu... Daha şimdi orda sordum, burayı gösterdiler!..&[#]8221;

Günün Sözü:

Kuvvetine güvenerek zayıfları hor görenin kuvveti başına bela olur.

Hint Atasözü