Bu zamanlar...
Çalışma zamanı.
Komisyonlar kuruluyor.
Toplanıyor.
Enflasyon hesaplanıyor.
Başlıyorlar hesap yapmaya.
Asgari ücret kaç lira olsun?
Sahi kaç lira olsun?
Bizce rakam önemli değil.
Bugün asgari ücrete yüzde beş yüz zam yapın.
Piyasa ocak ayının on beşi olmadan bu parayı geri alır?
Yıllardır böyle...
Hatırlayalım...
300 lira zam yapılmıştı.
Ne oldu?
Aybaşını göremedi.
2022 yılı başında yapılan zam.
Çok iyiydi.
Sonra ne oldu?
Birlikte yaşadık.
Yetmedi.
Yılın ortasında ayarlama yapıldı.
Ne oldu?
Bir ay geçmedi.
Bizim sorunumuz...
Daha doğrusu...
Derdimiz asgari ücrete yapılacak zam değil.
Bizim derdimiz paramızın alım gücü.
Şimdiden asgari ücrete yapılacak zam tahminine göre marketler fiyat belirliyor.
[*][*][*]
Akaryakıt otuz lira sınırına dayandı.
Sonra indi de indi...
Olması gereken yerde mi?
Elbette değil.
Ama yüzde 25 indi fiyatlar.
Eeee...
Marketlere yansıyan nakliyat fiyatları bu oranda indi mi?
Maalesef.
Tam tersi...
Sadece akaryakıt oranında değil...
Genel fiyat yüzde 25-50 arasında arttı.
Ne zaman?
Asgari ücrete yapılan son zamlardan sonra.
Yani şimdi yeni zam yapılsa.
Oran yüzde 50'nin altında olsa.
Alınan hakları karşılamaz.
Hasbelkader fazlası olsa.
Hemen piyasa ona göre gardını alır.
[*][*][*]
Kime sorsan?
İşi bilenlerden söz ediyoruz.
Kimse bir anlam veremiyor.
İktidar market fiyatlarına neden müdahale etmiyor.
Geçtiğimiz günlerde bir düzenleme yapıldı.
Fiyatlar, stoklar, alış-satış...
Bildirilecek.
İsteyince bir gecede bu çözülebiliyor.
Soru şu?
Bu zamana kadar neyi bekledik?
Yazık değil mi bu milletin cebinden haksız yere alınan gelire?
Yazık değil mi bu insanların alın terine?
[*][*][*]
Velhasılı...
Asgari ücrete zam yapılmalı.
Ciddi zam yapılmalı.
En azından piyasanın yaptığı zamların üzerinde artış yapılmalı.
Ama asıl mesele...
Asgari ücretlinin parasının hortumlanmasının önüne geçilmeli.
Yoksa yapılan zammın bir hükmü yok.
Zengin daha zengin.
Fakir daha fakir.
Orta direk...
O artık yok...