Zonguldak Valiliği’nde, Merkez Yayla Mahallesi Fener bölgesinde yapılması planlanan elektrik altyapısı ve aydınlatma yatırımıyla ilgili önemli bir toplantı gerçekleştirildi.
Vali Osman Hacıbektaşoğlu başkanlığındaki toplantıda; bölgedeki elektrik şebekesinin güçlendirilmesi, mevcut aydınlatma sisteminin yenilenmesi, enerji verimliliğinin artırılması ve olası elektrik kesintilerinin en aza indirilmesi gibi başlıklar ele alındı.
Toplantıya; Vali Yardımcısı Halis Hacıismailoğlu, İl Emniyet Müdürü İbrahim Kaba, Zonguldak Belediye Başkan Yardımcıları Ogan Göktürk ve Tayfun Albayrak, İl Özel İdare Genel Sekreteri Ahmet Güral Karayılmaz, Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Halil Hacı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Hasan Öztürk, Milli Eğitim Müdürü Uygar Keskin, EnerjiSA yetkilileri katıldı.
Buraya kadar her şey normal...
EnerjiSA ile bir protokol yapılacak.
Altyapı çalışması gerçekleştirilecek.
Çalışmanın ardından asfaltı ise, İl Özel İdaresi dökecek.
Peki, Fener nerede?
Zonguldak Belediyesi sınırları içerisinde.
Belediye sınırları içerisindeki bir yerde asfaltı neden İl Özel İdaresi döküyor?
Cevabı da belli...
Çünkü Zonguldak Belediyesi'nin asfaltı yok!
Ama neyse ki, toplantıda belediyemizin temsilcileri var!
Ogan Göktürk ve Tayfun Albayrak toplantıya katılmış!
Asfalt yok ama temsil var!
Üstelik Fener'deki çalışma sırasında güvenlik önlemlerinin alınması için Zonguldak Belediyesi'nin imkanlarından yararlanılacağı ifade ediliyor.
Asfalt İl Özel İdaresi'nden, altyapı EnerjiSA'dan, güvenlik belediyeden...
Peki, Zonguldak Belediyesi'nin bu işteki asıl görevi ne?
Belediyenin sınırları içerisindeki bir bölgede yapılan çalışmanın asfaltını başka bir kamu kurumu döküyor, güvenlik için belediyenin imkanları kullanılıyor.
Zonguldak Belediyesi'nin asli görevlerinden biri olan yol ve asfalt hizmetinde her seferinde neden İl Özel İdaresi devreye giriyor?
Üstelik konu Fener...
Zonguldak'ın vitrini sayılabilecek, kentin en değerli bölgelerinden biri.
Madem belediyenin asfaltı yok, bunu açıkça konuşalım.
Madem İl Özel İdaresi asfalt dökecek, bunun gerekçesini de kamuoyuna anlatalım.
Çünkü mesele, sadece bir asfalt meselesi değil.
Mesele, kamu kurumlarının görev ve sorumluluklarının nerede başlayıp nerede bittiğidir.
Belediyenin sınırları belli.
İl Özel İdaresi'nin görev alanı belli.
EnerjiSA'nın yapacağı iş belli.
Ama ortaya çıkan tabloda herkes bir ucundan tutuyor.
Asfalt İl Özel İdaresi'nden, elektrik EnerjiSA'dan, güvenlik belediyeden...
Belediyeye de toplantıya katılmak kalıyor.
Diyeceklerim bu kadar...

7 saat hasta bekletmek prosedür mü?

Zonguldak’ın Kadırga Caddesi’ndeki bir iş hanında meydana gelen asansör kazasında, 12 metre yükseklikten asansör boşluğuna düşen Kazım Kılınç ağır yaralandı.
Saat 10.00 sıralarında Atatürk Devlet Hastanesi Acil Servisi’ne kaldırılan Kılınç’ın yakınları,
saat 17.00’de gazetemizi arayarak hastanın yaklaşık 7 saattir ameliyata alınmadığını söyledi.
Bize ulaşan görüntülerde ciddi travma bulguları olduğu, hastanın kan kaybettiği ve acil cerrahi müdahale gerektirdiğinin kendilerine iletildiği belirtildi.
İddiaya göre, gerekli cerrahi branşın ve operasyon koşullarının Atatürk Devlet Hastanesi’nde bulunmaması nedeniyle hastanın Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Hastanesi’ne sevk edilmesi planlandı.
Konuyla ilgili İl Sağlık Müdürü Mustafa Özkan Gün’ü aradım. Kendisi durumla ilgileneceğini söyledi.
Elbette sağlık hizmetlerinde sevk, konsültasyon, ameliyathane, uzman hekim ve yoğun bakım planlaması gibi tıbbi ve idari prosedürler var.
Ancak acil ameliyat edilmesi gereken, ciddi travma geçirmiş ve kan kaybettiği belirtilen bir hasta 7 saat bekletilebilir mi?
Özellikle yüksekten düşme gibi vakalarda zaman tıbbi açıdan son derece önemlidir.
Saat 18.51’de ise yeni bir telefon geldi.
Kazım Kılınç fenalaşmış ve kırmızı alana alınmıştı.
Umarız Kılınç, bu ağır travmayı en az hasarla atlatır ve bir an önce sağlığına kavuşur.
Allah şifa versin.
Ama bu olayın da takipçisi olacağız.
Çünkü hiçbir prosedür insan hayatından önemli değildir.
Ve sağlık sisteminin en temel amacı, hastayı prosedürün içinde bekletmek değil, ihtiyacı olan tedaviye zamanında ulaştırmaktır.
Sağlıkçılarımızın elbette bununla ilgili bir açıklaması olacaktır.