Zonguldak,
Her geçen gün,
Filyos’un gölgesinde kalmaya,
Devam ediyor.
Koca şehir,
Gözümüzün önünde,
Balıkçı kasabasına dönüyor.
Bir şehrin gündeminde,
Ya da,
Zonguldak gibi bir şehrin gündeminde,
Kömür,
Veya,
İşsizlik değilde,
Palamutun fiyatı konuşuluyorsa,
Balıkçı kasabası tanımımıza,
Uyuyor demektir.
Şehrin sahipleri,
Günü kurtarma peşinde.
Siyasiler ise,
Protokol entarisi giyme yarışında.
Bir laf vardır ya!
‘Delikanlının atı şahlanacak’ diye.
Ya ortada delikanlı yok.
Ya da,
Bizim at,
Sütçü beygiri!
Zonguldak’ın şahlandığı falan yok.
Kısır çekişmeler ile,
Günü kapatıyoruz.
Zonguldak’ı,
Zonguldaklılar yönetse,
Belki böyle olmayacaktı.
Uzakdoğu masalları ile,
Zonguldak,
Yol geçen hanına döndü.
Yoldan geçen,
Ekmeğini kapıyor,
Han ne olmuş?
Hancı ne olacak?
Bunları düşünen yok.
Biz hancılar ise,
‘Ne olacak bu memleketin hali?’ diye,
Bu şekilde yazılar yazmak zorunda kalıyoruz.
Ama bir gerçek var!
Hancılar da,
Yolcular kadar cesur olmalı!
Hancı,
Yolcu kadar cesur olmazsa,
Han da bu şekilde yağmalanır.
Tevfik Fikret,
‘Han-ı Yağma’ şiirinde şöyle diyor:
Verir zavallı memleket, verir ne varsa, malını
Vücudunu, hayatını, ümidini, hayalini
Bütün ferağ-ı halini, olanca şevk-i balini.
Hemen yutun düşünmeyin haramını, helalini...
*
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!
* * * * * ** * * *
Zonguldak Adliye Sarayı,
Eski binasının,
Depreme dayanıksız olduğu,
Raporla belgelendi.
Şimdi,
Adliyede telaş var!
Mahkemeler nereye gidecek?
Hukuk Mahkemeleri,
Acılık’ta bulunan,
Denetimli Serbestlik binasının,
Üst katına taşınacak.
Eski Adliye binası boşaltıldığında ise,
Yıkım değil,
Güçlendirme yapılacak.
Sanırım,
İki yıl gibi,
Bir süreçte tamirat olacak.
TSO’nun birinci katına ise,
İdari Mehkemeler taşınıyor.
Adliye Sarayı,
Otel olacak yerde bulunuyor.
Konumu,
Manzarası müthiş.
69 Ambarları mevkiine,
Yeni Adliye binası yapmamak,
Büyük aymazlık oldu.
Ha keza,
Hastane de o şekilde.
69 Ambarlarının olduğu bölgeye,
Saçma sapan kurumlar geldi.
Asıl kallavi kamu binaları,
Burada olmalıydı.
Ama dediim ya üst yazı da!
‘Balıkçı kasabası’ diye.
Kasaba siyasetiyle,
Ancak bu kadar oluyor.
Acılık’ta,
Trafik sorunu,
Mahkemeler gelince daha da artacak.
Bakalım sonumuz ne olacak?