Geçtiğimiz hafta,
Pembe Köşk ile ilgili iddiaları,
Köşe yazımda dile getirmiştim.
Pembe Köşk’ün,
BEUN tarafından,
Ticari faaliyet yapılmaması şartı ile,
Zonguldak Belediyesi’ne tahsis edilmişti.
Zonguldak Belediyesi,
Bu şartı,
Yoksaydı.
İçeriyi,
Yeme, içme konseptine çevirdi.
Adını da,
‘Ders Kafe’ diyerek,
Bu şartlı anlaşmayı,
Bypass etmeye çalıştı.
En azından,
Bizdeki bilgiler bu yönde.
Haftasonuna doğru ise,
AK Parti İl Başkanı Mustafa Çağlayan,
Bizim iddialarımıza benzer,
Açıklamalarda bulundu.
Çağlayan’ın tespiti 12’den vurmuş.
Şöyle diyor Çağlayan, “Restorasyon yapacağız deyip restoran yapıyorlar. Yani kendilerine yemeye, içmeye yer yapıyorlar” dedi.
Gerçekten de,
Medyada çıkan eleştirilerin ardından,
Belediye personeli toplu şekilde,
Pembe Köşk’e giderek,
Medyaya mesaj verdi.
Gerçekten de,
Kendilerine,
Yeme, içme yeri yapmışlar.
Pembe Köşk’te,
Pembe yalanlar,
Ve,
Toz Pembe hayaller!
* * * * * * * *
Geçtiğimiz aylarda,
Zonguldak sendikal hayatının,
Sevilen isimlerinden,
Şahin Ören’i ansızın kaybetmiştik.
Şahin Ören,
Türk Kamu Sen İl Başkanlığı’nın yanı sıra,
Türk Eğitim Sen Zonguldak temsilciliğini de yürütüyordu.
Türk Kamu Sen Zonguldak İl Başkanı Köksal Tunçtürk,
Geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada,
Sendikanın,
Toplantı Salonuna,
Şahin Ören’in isminin verildiğini açıkladı.
Bir vefa göstergesi.
Peki bunu ilk kim yapmalıydı?
Türk Eğitim Sen Zonguldak İl Şubesi…
Ama akıllarına gelmez ki!
Çünkü,
Şahin Ören’in vefatının,
Ertesi günü,
Koltuk telaşına kapıldılar.
Murat Taş,
13 yıl başkan yardımcılığı yaptı.
Son görevi muhasipti.
Şahin Ören’in
Vefatının,
İkinci veya üçüncü günü,
Başkanlık derdine düştü.
Tüzüğe göre,
Yönetim kurulu kendi arasında,
Başkan seçebiliyor.
Buna bir şey dediğimiz yok.
Ancak,
Bu ne acele?
Ahde vefa nerede kaldı?
Köksal Tunçtürk’e kaldı.
Ülkücü camiada,
Ülküdaşlık hukuku,
Ve ahde vefa çok önemlidir.
Ülkücü Camia,
Murat Taş’tan razı değil.
Selden kütük kaparcasına,
Koltuk sevdasına düşülmez.
Spinoza’nın sözüyle bitireyim.
‘Havaya fırlatılan taş yarı yolda bilinç kazansa kendi iradesiyle yükseldiğini sanır.’
Kimse kendinden bilmesin işi.