Zonguldak Belediyesi’nin Faaliyet Raporu’nu incelerken gördük!
Okuduk, inceledik, satır satır baktık.
Başkent Enerjisa, elektrik altyapı çalışmaları sırasında Zonguldak Belediyesi sınırları içindeki yollarda 3 bin 659 metrekare tahribat yapmış!
Belediye ile protokol yapılmış.
Toplam 6 milyon 338 bin 91 lira 72 kuruş tahsil edilmiş.
Resmî kayıtta net:
Parke 581 m², beton 1.471 m², sıcak asfalt 1.606 m²…
KDV dahil 6,3 milyon lira belediye kasasına girmiş.
Peki bu para hangi caddede, hangi sokakta, hangi mahallede kullanıldı?
Hangi yolun çukuru kapatıldı?
3 bin 659 metrekarelik tahribatın ne kadarı giderildi?
Rapor sessiz.
Liste yok.
Cadde ismi yok.
Tamamlanma oranı yok.
Hiçbir şey yok.
Sadece “tahsil edildi” yazıyor.
Öte yandan aynı faaliyet raporunda ve meclis konuşmalarında ortaya çıkan bir başka gerçek var:
2025 yılı için hedeflenen 2 bin ton asfaltın sadece 75 tonu dökülebilmiş.
O 75 tonun da belediye bütçesinden değil, İl Özel İdaresi’nin hibesiyle geldiği söyleniyor.
Yani Zonguldak Belediyesi kendi imkânlarıyla neredeyse bir kamyon asfalt bile dökememiş.
Enerjisa’dan 6,3 milyon lira almış.
Ama sahada o paranın izi yok.
Peki soruyoruz:
Bu 6 milyon 338 bin lira hangi yolların onarımında harcandı?
Yoksa başka kalemlere mi aktarıldı?
Yoksa “ileride kullanırız” diye bir kenara mı konuldu?
Yoksa başka yerlere mi gitti?
Belediye Başkanı Tahsin Erdem ve ekibi bu sorulara cevap vermek zorunda.
Çünkü kamuoyu artık “tahsil ettik” demekle yetinmiyor.
“Nereye harcadınız?” diye soruyor.
Zonguldak’ın yolları yıllardır aynı.
Çukurlar, kırık parke taşları, toz, duman…
Vatandaş her sabah aynı eziyeti çekiyor.
Bir yanda Enerjisa’nın bıraktığı tahribat için 6,3 milyon lira alınmış.
Diğer yanda belediye kendi asfaltını dökememiş, İl Özel İdaresi’nin asfaltıyla idare etmiş.
Bu tabloyu nasıl açıklayacaksınız?
“Biz yaptık” demek kolay.
Ama “Şu caddeyi, şu sokağı, şu kadar metrekare yaptık” demek zor.
Raporu yazanlar o detayı bilerek mi yazmamış, yoksa yazacak detay mı yok?
Zonguldak Belediyesi’ne açık çağrı:
Enerjisa’dan alınan 6 milyon 338 bin 91 lira 72 kuruş hangi yollarda kullanıldı?
3 bin 659 metrekarelik tahribatın ne kadarı gerçekten onarıldı?
Henüz yapılmayan yerler varsa neden yapılmadı?
Cadde cadde, sokak sokak açıklayın.
Yoksa halk, “Para alındı ama yol yapılmadı” diyecek.
Bir kamyon asfalt dökemeyen belediye, 6,3 milyon lirayı alıp “yollarda oluşan tahribatın giderilmesi” diye kayda geçirmişse o paranın hesabını sormak her Zonguldaklının hakkıdır.
Biz sormaya devam edeceğiz.
Pembe Köşk geri alınır mı?
Yeni Parti Zonguldak İl Başkanı Devrim Dural’ın, Pembe Köşk Ders Kafe’nin vatandaşların yemek yiyebileceği ve sosyalleşebileceği bir alan olarak hizmete açıldığını duyurması, binanın kullanım şartlarına ilişkin tartışmayı yeniden gündeme taşıdı.
Pembe Köşk, Zonguldak Belediyesi tarafından Çınartepe Mahallesi’ndeki eski TTK binasında hayata geçirilen ve gençlerin ders çalışabileceği, kitap okuyabileceği bir mekân olarak tanıtılıyor. Belediye, projenin sosyal belediyecilik anlayışıyla kente kazandırıldığını vurguluyor.
Ancak kamuoyuna yansıyan iddialara göre yapı, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi’nden “ticari işletme yapılmaması” şartıyla devralınmıştı.
Dural’ın, Pembe Köşk’ün vatandaşların yemek yiyebileceği ve sosyalleşebileceği bir alan olarak hizmet vereceğine ilişkin açıklaması, bu nedenle sözleşme hükümlerinin yeniden tartışılmasına yol açtı.
Eğer devir protokolünde gerçekten “ticari işletme yapılmaması” yönünde açık bir hüküm bulunuyorsa, Pembe Köşk’te yürütülen mevcut faaliyetin sözleşmeye uygun olup olmadığı açıklığa kavuşturulmalı.
Üniversitenin böyle bir durumda sözleşmeyi feshetme ya da binayı geri isteme hakkının bulunup bulunmadığı da kamuoyuna açıklanmalı.
Şimdi herkesin merak ettiği soru şu:
Pembe Köşk, kullanım şartlarına aykırılık tespit edilmesi halinde Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi tarafından geri alınabilir mi?
O zaman siz neden ölmediniz?
Zonguldak’ta bazı aklıevveller, hakkında haber yazdığımız kişilerin kalp krizi geçirerek hayatını kaybetmesinde bizim sorumluluğumuz olduğunu iddia eden, deli saçması ve sorumsuzca yazılar yazmış!
Bizim yazdığımız kişiler kalp krizi geçiriyorsa, AK Parti eski Milletvekili Hüseyin Özbakır neden kalp krizi geçirmedi?
Nitelikli dolandırıcılık ve zimmet suçlarından 33,5 yıl hapis cezası alan ve yurt dışına kaçmak zorunda kalan Yasin Hamzaçebi neden kalp krizi geçirmedi?
Sahibi, ortağı ve yöneticisi olduğu şirketler nedeniyle Zonguldak Belediyesi’ne 20 milyon liradan fazla borcu olan Akın Kavi neden kalp krizi geçirmedi?
İmar kirliliğine neden olduğu gerekçesiyle hapse bile giren TTK Memurlar Lokali İşletmecisi Sami Aydın neden kalp krizi geçirmedi?
Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem neden kalp krizi geçirmedi?
Devrek eski Belediye Başkanı Çetin Bozkurt neden kalp krizi geçirmedi?
Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı’ya bakın!
Senenin neredeyse altı ayı Bodrum’da!
Maşallah, turp gibi!
Demek ki biz yazdığımız için insanlar kalp krizi geçirip ölmüyor!
Öyle olsaydı, bu mantığa göre önce bizi bu konuda suçlayanların kalp krizi geçirmesi gerekirdi!