Bartın Pusula&8217;nın Genel Yönetmeni...
Son zamanlarda &8220;Gazetecilik manzaraları&8221;nı seri yaptı.
Başkasının köşe yazısını çalanlar.
Etkinlik bittikten bir hafta sonra haber yapanlar.
Aynı haberi tekrar tekrar yazanlar.
Ekmek yedidiği tekneye tükürenler.
Meslek öğrendiği insana dil uzatanlar.
Daha neler neler.
Var da var.
O yazmakla biteceğe benzemiyor.

Peki tüm bunların sebebi ne?
Karekterler.
Daha doğrusu karaktersizlikler.
Ne istersen var?
Bundan sonra da olacağa benziyor?

Sevgili ağabeyim.
Adını duymuştum.
Gıyabında öyle güzel anlattılar ki, tanışmak istedim.
Zaman geçti.
Birlikte çalışmak nasip oldu.
Dedikleri gibi.
Arif...
Üçler...
Ben de diyorum ki.
Gerçekten &8220;Arif&8221;.
Anlayana &8220;Üçler&8221;.
Anlamayana &8220;Dörtler&8221;.
Senin yazılarını merakla okuyorum.
Aynı kurumda olmasak altına yazacağım çok yorum var.Etik meselesi yüzünden yazmıyorum. Ama bu fıkrayıda paylaşmadan geçemem.

Temel bir dağ başında oturuyormuş.
En büyük zevki günlük gazete okumakmış.
Fakat tembelmiş ve gazete alabilecegi tek yer oturduğu dağın eteğindeki bakkalmış.
Bu iş için hep Fadimeyi gönderirmiş.
Fadime birgün sıkılmış.
Pazartesi günü aynı gazeteden 7 tane almış.
Ve pazartesi günü bir gazete verip diğerlerini saklamış.
Ertesi gün Temel gazete isteyince dün aldığı gazetelerden birini ben çıkıyorum deyip işlerini hallettikten sonra çıkarıp vermiş.
Çarşamba günü yine Temel gazete istemiş.
Fadime yine işlerini halledip Temel&8217;e aynı gazeteden vermiş.
Perşembe günü yine Temel gazete istemiş.
Fadime yine oyalandıktan sonra aynı gazeteden vermiş.
Akşama doğru Temel Fadimeyi çağırıp
- Fadime demiş. Dünyada ne salak insanlar var; dört gündür aynı adam aynı yerdeki ağaca arabasını çarpıyor.

Kal sağlıcakla. Bana öğrettiklerin için teşekkürler.