TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu Zonguldak&8217;taydı.
Son yıllardaki ziyaretleriyle birlikte artık bölgeyi daha iyi tanıyan bir isim.
Hisarcıklıoğlu Çaycuma, Devrek ve son olarak Zonguldak TSO&8217;nun programlarına katıldı.
Söylemlerine bakıyoruz.
Her söylemi mesaj dolu.
Sürekli yenilik, üretim, ortaklık kültürü, çalışma ahlakı ve diğerlerinden ödün verilmemesinden bahsediyor.
Hisarcıklıoğlu bunları yeni söylemiyor.
Türkiye&8217;nin dört bir köşesinde söylüyor.
Hisarcıklıoğlu &8220;Zonguldak&8217;ın geleceği noktasında müthiş derecede umutlandım&8221; diyor.
&8220;Zonguldak, 81 ilin içinde alın terinin başkentidir&8221; diyor.
&8220;Sanayinin üç temel girdisi vardır. Enerji, ham madde ve ulaşım. Bunların üçü de sizde var&8221; diyor.
Ve ekliyor;
&8220;Sakın yılmayın. Yıldığınız an gol yersiniz. Bankalarda 3.5 milyar TL&8217;niz var. Bankalarda birçok girişimci başkasının tasarrufunu alıp kullanıyor. Kendi paranızı kendiniz kullanın. Sistemi değiştirip iki insanın eşit şartlarda iş yapması lazım gelir. Böylelikle istenilen yere gelinebilir&8221; diyor.
Ortaklık kültürünü vurguluyor.
Yani Zonguldaklının yapmadığı, yapmaya yanaşmadığı, korktuğu şeylerden bahsediyor.
Onu da şöyle özetliyor;
&8220;Dükkanın kasası ile benim cep aynı´. O anlayış yok artık. Ortaklık hem kolay hem de zordur. Kolay tarafı şudur. Şu kapıdan iki ortak çıkıyor. Bir ortak diğerine anlayış gösterip önden geçmesini söylerse o zaman kazanırsınız. Babalara sesleniyorum. Çocuklarınıza malı bölmeyin. Çocuklarınız arasında haksızlık yapmayın. Haksızlık ve adaletsizlik üzerine kurulan her türlü sistem yıkılmaya mahkumdur. Sen kazanacaksın, dişinle tırnağınla, senden sonraki serveti çocuklarına ayırırken önce kızı ayıracaksın. Annelere de özellikle rica ediyorum. Babalar eğer çocukları arasında haksızlık yapıyorsa yaptırmayın. Evde hep hanımların sözü geçiyor. Dışarıda ne söylersek söyleyelim boştur. Nasıl para kazanacağız. Bire on bedava para kazanma yoludur. Onun için sen ne kadar zenginsen ben de o kadar zenginim. Ne iş yaparsanız yapın işi markalaştırın."
Hisarcıklıoğlu&8217;nun iş yaşamına örnek verdiği alan ise baston.
Devrek bastonu.
Diyor ki; &8220;Bir kadın bez bebek yaparak dünyaya ihraç ediyor. Siz niye bastonu dünyaya ihraç etmiyorsunuz?
Ve daha pek çok şey.
Yani Hisarcıklıoğlu Zonguldak&8217;ta olmayan ve bir türlü geliştirilemeyen yatırım ve paylaşım kültüründen bahsediyor.
Burada babalara nasihat veriyor.
Ancak değişmeyen, değişimin önünü engelleyenler de genelde babalar.
Bizde annelerin pek sesi zaten çıkmıyor.
Çocuklar ise pek yenilik peşinde değil.
Öte yandan kuşak çatışması yaşanıyor.
Bu sayede Zonguldak&8217;ta üretim anlayışı 20 yıl geriden geliyor.
Bütün bu etkenler bir araya gelince az sermayeli kolay para kazanılacak işlerin peşine düşen çok oluyor.
Zonguldak&8217;ın bu zekasını çalıştırması için genç girişimcilere ve adaylara daha çok ihtiyaç var.
Alemden aleme akan Zonguldak gençleri yatırım- üretim mekanlarına aksalar değişim çok daha hızlı olacak.
Büyükler de onlara güvenmek zorundalar.
Baba parasıyla yaşayan gençler üretme ve paylaşma kültürünü nasıl kazanacaklar?
Zonguldak&8217;ta işi bilenler bu gençleri tanımak, destek olmak, ve yardımlaşmak zorunda.
Arada uçurum var.
Zonguldak&8217;ta değişim ancak böyle olabilir.
Babalar analar, oğullar ve kızlar, Hisarcıklıoğlu&8217;nun bu sözlerini keşke dikkate alsalar.
Ama bizde mantık şudur;
&8220;Cebi şişkin konuşuyor. Çok biliyorsa kendisi yapsın&8221;
Mantık buysa değişim beklememek lazım!
Arada birkaç iyi örnek var.
Onları da dikkatle izliyor ve her zaman destek olmaya hazırız.
Ama sayı çoğalmalı.
Son yıllardaki ziyaretleriyle birlikte artık bölgeyi daha iyi tanıyan bir isim.
Hisarcıklıoğlu Çaycuma, Devrek ve son olarak Zonguldak TSO&8217;nun programlarına katıldı.
Söylemlerine bakıyoruz.
Her söylemi mesaj dolu.
Sürekli yenilik, üretim, ortaklık kültürü, çalışma ahlakı ve diğerlerinden ödün verilmemesinden bahsediyor.
Hisarcıklıoğlu bunları yeni söylemiyor.
Türkiye&8217;nin dört bir köşesinde söylüyor.
Hisarcıklıoğlu &8220;Zonguldak&8217;ın geleceği noktasında müthiş derecede umutlandım&8221; diyor.
&8220;Zonguldak, 81 ilin içinde alın terinin başkentidir&8221; diyor.
&8220;Sanayinin üç temel girdisi vardır. Enerji, ham madde ve ulaşım. Bunların üçü de sizde var&8221; diyor.
Ve ekliyor;
&8220;Sakın yılmayın. Yıldığınız an gol yersiniz. Bankalarda 3.5 milyar TL&8217;niz var. Bankalarda birçok girişimci başkasının tasarrufunu alıp kullanıyor. Kendi paranızı kendiniz kullanın. Sistemi değiştirip iki insanın eşit şartlarda iş yapması lazım gelir. Böylelikle istenilen yere gelinebilir&8221; diyor.
Ortaklık kültürünü vurguluyor.
Yani Zonguldaklının yapmadığı, yapmaya yanaşmadığı, korktuğu şeylerden bahsediyor.
Onu da şöyle özetliyor;
&8220;Dükkanın kasası ile benim cep aynı´. O anlayış yok artık. Ortaklık hem kolay hem de zordur. Kolay tarafı şudur. Şu kapıdan iki ortak çıkıyor. Bir ortak diğerine anlayış gösterip önden geçmesini söylerse o zaman kazanırsınız. Babalara sesleniyorum. Çocuklarınıza malı bölmeyin. Çocuklarınız arasında haksızlık yapmayın. Haksızlık ve adaletsizlik üzerine kurulan her türlü sistem yıkılmaya mahkumdur. Sen kazanacaksın, dişinle tırnağınla, senden sonraki serveti çocuklarına ayırırken önce kızı ayıracaksın. Annelere de özellikle rica ediyorum. Babalar eğer çocukları arasında haksızlık yapıyorsa yaptırmayın. Evde hep hanımların sözü geçiyor. Dışarıda ne söylersek söyleyelim boştur. Nasıl para kazanacağız. Bire on bedava para kazanma yoludur. Onun için sen ne kadar zenginsen ben de o kadar zenginim. Ne iş yaparsanız yapın işi markalaştırın."
Hisarcıklıoğlu&8217;nun iş yaşamına örnek verdiği alan ise baston.
Devrek bastonu.
Diyor ki; &8220;Bir kadın bez bebek yaparak dünyaya ihraç ediyor. Siz niye bastonu dünyaya ihraç etmiyorsunuz?
Ve daha pek çok şey.
Yani Hisarcıklıoğlu Zonguldak&8217;ta olmayan ve bir türlü geliştirilemeyen yatırım ve paylaşım kültüründen bahsediyor.
Burada babalara nasihat veriyor.
Ancak değişmeyen, değişimin önünü engelleyenler de genelde babalar.
Bizde annelerin pek sesi zaten çıkmıyor.
Çocuklar ise pek yenilik peşinde değil.
Öte yandan kuşak çatışması yaşanıyor.
Bu sayede Zonguldak&8217;ta üretim anlayışı 20 yıl geriden geliyor.
Bütün bu etkenler bir araya gelince az sermayeli kolay para kazanılacak işlerin peşine düşen çok oluyor.
Zonguldak&8217;ın bu zekasını çalıştırması için genç girişimcilere ve adaylara daha çok ihtiyaç var.
Alemden aleme akan Zonguldak gençleri yatırım- üretim mekanlarına aksalar değişim çok daha hızlı olacak.
Büyükler de onlara güvenmek zorundalar.
Baba parasıyla yaşayan gençler üretme ve paylaşma kültürünü nasıl kazanacaklar?
Zonguldak&8217;ta işi bilenler bu gençleri tanımak, destek olmak, ve yardımlaşmak zorunda.
Arada uçurum var.
Zonguldak&8217;ta değişim ancak böyle olabilir.
Babalar analar, oğullar ve kızlar, Hisarcıklıoğlu&8217;nun bu sözlerini keşke dikkate alsalar.
Ama bizde mantık şudur;
&8220;Cebi şişkin konuşuyor. Çok biliyorsa kendisi yapsın&8221;
Mantık buysa değişim beklememek lazım!
Arada birkaç iyi örnek var.
Onları da dikkatle izliyor ve her zaman destek olmaya hazırız.
Ama sayı çoğalmalı.
Fazlı Erdoğan eylem yapsın!
Ak Partililer Ereğli Yalıboyu Köyü&8217;nde vatandaşlarla bir araya gelmişler.
Kireçlik Mevkiinde yapılmak istenen termik santral ile ilgili Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık&8217;ın önderliğinde yapılan eylemleri hatırlatmışlar.
Milletvekili Fazlı Erdoğan; &8220;Galeyana gelmeyin&8221; demiş.
Ve eklemiş;
&8220;Eylem yapacaksanız Batı Karadeniz Üniversitesi kurulması için eylem yapın&8221;
Harika.
Fazlı Bey&8217;de eylemlerden bahsedebiliyorsa bir umut ışığı doğmuş demektir!
Kendisi hangi eyleme katılacak onu da bilmek istiyoruz!
Kireçlik Mevkiinde yapılmak istenen termik santral ile ilgili Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık&8217;ın önderliğinde yapılan eylemleri hatırlatmışlar.
Milletvekili Fazlı Erdoğan; &8220;Galeyana gelmeyin&8221; demiş.
Ve eklemiş;
&8220;Eylem yapacaksanız Batı Karadeniz Üniversitesi kurulması için eylem yapın&8221;
Harika.
Fazlı Bey&8217;de eylemlerden bahsedebiliyorsa bir umut ışığı doğmuş demektir!
Kendisi hangi eyleme katılacak onu da bilmek istiyoruz!
Şevket Salcı&8217;yı kaybettik
Gazeteci büyüğümüz Şevket Salcı&8217;nın ölüm haberini duyunca &8216;buz&8217; gibi oldum.
Bir süre soru bile soramadım.
Onu ilk Önder Gazetesi&8217;nin Zonguldak Bürosunda o zamanın Zonguldak büro şefi Ali Rıza Tığ ile yaptığı kavgalarla tanıdım.
Muhabir adayıydım.
Şevket Ağabey çayı çok sever, çok içerdi.
Ali Rıza Tığ o zaman giden markaları bahane yapıp kavga çıkartır Şevket Ağabey de çay parası vermemek için direnirdi.
Sorunu Gazete Sahibi Celal Bozkuş çözerdi. Gönderdiğim fotoğrafların altına üç cümle mizah yazdığında çok mutlu olurdum.
KGD&8217;nin yemeğinde yaptığı konuşmada duygularını bizlerle paylaşmıştı. Şimdi hatıralarıyla avunacağız.
Bir süre soru bile soramadım.
Onu ilk Önder Gazetesi&8217;nin Zonguldak Bürosunda o zamanın Zonguldak büro şefi Ali Rıza Tığ ile yaptığı kavgalarla tanıdım.
Muhabir adayıydım.
Şevket Ağabey çayı çok sever, çok içerdi.
Ali Rıza Tığ o zaman giden markaları bahane yapıp kavga çıkartır Şevket Ağabey de çay parası vermemek için direnirdi.
Sorunu Gazete Sahibi Celal Bozkuş çözerdi. Gönderdiğim fotoğrafların altına üç cümle mizah yazdığında çok mutlu olurdum.
KGD&8217;nin yemeğinde yaptığı konuşmada duygularını bizlerle paylaşmıştı. Şimdi hatıralarıyla avunacağız.
Hatırlarıyla yaşatacağız.
Mekanı cennet olsun.
Mekanı cennet olsun.