Soğuk bir Ankara gününden sıcak canlı yayınlar yaptık
Bu Ankara güzel de, soğuğu gerçekten kötü.
İnsan; tozuyla-toprağıyla, çeriyle-çöpüyle
Zonguldakı özlüyor.
AK Parti Zonguldak Milletvekili Özcan
Ulupınar ile TBMMden ilk kez bir canlı yayın gerçekleştirdik.
Ulupınar röportajında ön plana çıkan iki
konudan birincisi, Dorukhan-Bakacakkadı arasının 2015 yılı içinde sıcak asfalt
yapılacak olmasıydı.
İkincisi ise, elbette siyasetti. Ulupınar, Henüz
yeniden milletvekili adayı olmaya karar vermedim. Zaten bu karar da tek başına
bizim elimizde değil. Ben birinci sırada da olabilirim. Listede de
olmayabilirim dedi.
Teşekkürler Ali Ağabey
TBMM Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Daire
Başkanı Ali Özer de konuğumuz oldu. Doğrusu, biz Ali Ağabeyin konuğu olduk.
TBMM Basın Bürosunu bizlere açtı. Oradan kentimize ait 3G sistemiyle canlı
yayınımızı gerçekleştirdik.
Elbette bu sırada Ali Ağabey ile de canlı
yayında kısa bir söyleşi gerçekleştirdik.
Ankaradaki Zonguldaklı bürokrat sayısını
artırmamızda fayda var.
Çünkü gerçekten Zonguldak insanına kapı
oluyorlar.
Bundan böyle Meclisten canlı
yayınlarımızı sıklaştıracağız.
Arkadaşlarımız TBMMye gidecek,
milletvekillerine canlı yayında Zonguldakla ilgili sorular soracak.
Kıssadan Hisse: Dünya fani imiş
Yoldan geçen birisi, evinin bahçesinde
tuhaf hareketler yapan bir adama sorar:
Niye öyle tepinip duruyorsun?
Keçe tepiyorum.
Sıkıştırıp pazarda satacağım. Ne yapalım, fani dünya işte, üç-beş kuruş
kazanıyoruz.
Başındaki çıngırak ne?
Çevredeki bahçelerin ekin ve meyvelerine
kuşların gelmemesi için ses çıkarıyorum. Sahipleri de bana bir miktar ücret
ödüyor. Ne yapalım, fani dünya işte, üç-beş kuruş kazanıyoruz.
Peki, sırtındaki yük nedir?
Bu yayıktır. Yoğurttan yağ çıkarıyorum.
Sonra da götürüp pazarda satacağım. Ne yapalım, fani dünya işte, üç-beş kuruş
kazanıyoruz.
O elinde döndürdüğün nedir?
Bu bir kirmendir. Komşuların yünlerini
eğiriyorum. Onlar da ücretini ödüyor. Ne yapalım, fani dünya işte, üç-beş kuruş
kazanıyoruz.
Ağzınla ne mırıldanıyorsun?
Hatm-i tehlil okuyorum, isteyenlere
hediye ediyorum. Onlar da bana çeşitli hediyeler veriyorlar. Ne yapalım, fani
dünya işte, üç-beş kuruş kazanıyoruz.
Niye öyle sağa-sola bakıyorsun?
Komşu çocuklarını takip ediyorum. Onları
tehlikelerden korumak için bakıcılık yapıyorum. Komşular da bana ufak-tefek
hediyeler veriyorlar. Ne yapalım, fani dünya işte, üç-beş kuruş kazanıyoruz!..
Peki, dünya fâni olmasaydı daha neler
yapardın?
Ona göre tedbir alırdım!..
Fıkra: Evlilik
Temel ve Fadime, uzun yıllar nikahsız
yaşamaktadır.
Bir gün Fadime, Temel bu iş böyle
olmuyor, evlenelim artıkdemiş.
Temel, gayet sakin, Bizi bu yaştan sonra kim alır Fadimem?demiş.